ANASAYFA
05 Haziran 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
TADİLAT
Yayın Tarihi: 31 Ekim 2019 Perşembe, 06:40
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Başlık Arapçadan gelme bir sözcük ve halen kullanılsa da değişiklik, tamir, onarım da eş anlamı ile kullanılmaktadır. Unutmadan, ikinci 'a'nın üzerinde inceltme var ama ben gösteremiyorum. Küçük harflerle yazarken “tadilât” şeklinde inceltmeyi başarıyorum ama büyükte yapamıyorum.
Gündelik hayatta yaşadıklarımız neyse onu yazıp yerel ve evrensel örneklerle geçmişten geleceğe uzanma ve kendimce 'insan' için, daha güzel yarınlar için doğruları arama zaten yazma amacım. Bizim evin mutfağında tadilât var bu günlerde. Bu yokluk ve zorlukta eşim ve kızım biriktirdiklerini mutfağın tadilâtına harcıyorlar. Yapacak bir şey yok, evde çoğunluk demokrasisi var, ikna edemedim.
İşte bu günlerde Cumhuriyet Bayramının yıldönümünü kutladık. Evdeki tadilâtı ülkedeki cumhuriyet için yapmak fikri de buradan geldi. Bildiğimiz gibi cumhuriyet; yönetim şeklidir, demokrasi ise yaşam biçimi. Cumhuriyet rejimi insanlığın bulabildiği en iyi rejim, demokratik de olunca yemede yanında yat denecek bir durum. İyi de demokrasi ile donatılmış cumhuriyet aşı ile veya flaşbellek denen taşıyıcı ile bir beyinden diğerine aktarılmıyor. Demokrasi sürekli mücadele ve değişim ile kendini geliştiriyor yeniden yaratıyor. 
İşin özü cumhuriyet rejimi demokrasi sayesinde sürekli tadilât görmelidir dersek en kısa anlatımı yapmış oluruz. Yani rejimin adını 'cumhuriyet' yaptık demekle o rejim gelmiyor ülkeye. Bunu en iyi bilen de bu topraklara 'cumhuriyeti getiren' Mustafa Kemal'dir. O getirdi bizler koruyacak ve demokrasi ile geliştirecektik. Görevdi. Tıpkı yıllar sonra Adnan Yücel'in şiirinde olduğu gibi; “Aşksız ve paramparçaydı yaşam / bir inancın yüceliğinde buldum seni / bir kavganın güzelliğinde sevdim. / bitmedi daha sürüyor o kavga / ve sürecek / yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!”
Demokratikleşmenin sonu yok yani insan yaşadıkça demokrasinin bir adım ilerisi hep talep edilerek insanlık gelişecek. O nedenle; cumhuriyetin olmazsa olmazı olan 'Yasama, Yürütme, Yargı' var ve biz demokratik ülkelerdeniz demekle olmuyor. Demokrasisiz cumhuriyet halkın padişahını seçtiği idare biçimi olur. Ve bu gün cumhuriyeti o duruma getirdik. Yukarıdan ilan edilen cumhuriyeti değişik nedenlerden dolayı demokrasi ile yaşanılır kılamadık.
Cumhuriyet rejimi kendini geliştiren demokratik adımlar ister ki bu adımlar rejimin idarecileri tarafından değil toplum tarafından atılmadıkça kalıcı olmaz. Ülkemizde verilen hakların kaçını koruyabildiğimizi bir düşünerek bu soruyu yanıtlayabiliriz. O nedenle bize rejim olarak 'İyi İnsanlar' tarafından verilen cumhuriyet için demokrasi mücadelesi vereceğiz. 
Aslında bu mücadele hep verildi. Ama cumhuriyeti 'ele geçirenler' bu mücadeleyi verenleri hep ezdi, dışladı. Cumhu-riyeti elen geçiren güçler onu demokrasi ile geliştirmek isteyenleri dışlarken sinsice karşıtlarının önünü açtı.  'Eylem güzelim' şarkısında ne güzel söyler, Sevinç Eratalay veya Ali Asker ya da Fevzi Kurtuluş; “Sevgilim eylem güzelim benim / Yitik bir ülkeyi korumaya değil / Yeniden kurulacak bir ülkeyi / Aşkla örmeye benzer devrimci olmak”
Biz ileri gitmeye çalıştıkça birileri geri çekti. Bu gün toplumun milli bayramını 'kamu düzenini bozar' diye yasaklayabilen yetkililer var ise Mustafa Kemal karşıtlarının cumhuriyeti ele geçirdiğinin resmidir. Öğrencilerimiz resmigeçit töreninde bandolarını çalmıyor ise bu cumhuriyet ilkelerinin eğitimden çıkarıldığının resmidir. Öğrenci aylarca çalışır ve onu en sevdiği, saydığı günde icra etmek ister. Bayram kutlamalarında protokol denen makamın önünde de bunu heyecan ile sunar. Ama protokolün önünden geçerken susturulurlar. Gerekçe belediye bandosu var, gerek yok. Bu ne perhiz, nasıl bir turşu? Yahu o çocuk, o genç seni değerli bulup orada eserini sunmak istiyor ki sunmalı da. Kim hazırlar şu bayram törenlerini Allah aşkına? 
İşin özü arkadaşlar, cumhuriyet tadilât istiyor. Bunun için de önce cumhuriyetin evrensel olarak anlamını, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının amacını anlamak gerekiyor. Yüz yıl öncesinin koşullarını değerlendirerek yüzüncü yılın nasıl olacağını iyi kurgulamak gerekiyor. Bu gereklilik sonucunda; iktidardaki anlayışın bu tadilatı yapamayacağı kesin sonucuna varırız. Güven Gürkan Öztan'ın dediği gibi; “Cumhuriyet'i savunmanın ön şartı tek adam rejimiyle mücadele” etmek olduğunu kavramamız gerekiyor. 
Umudun varsa yaşarsın der atalar. Umut; kavganın, mücadelenin olduğu yerde vardır. Kavga sözcüğünden korkarız nedense. Oysa kavga, yaşamın ta kendisidir. Ekmeğimizi kazanmak bir kavgadır. Çocuğumuzu okutmak bir kavgadır. Arkadaşımıza, onun gibi düşünmediğini söyleyerek tartışmak ve daha ortak düşünceler üretmek bir kavgadır. Kavga olumludur ama kavga deyince gazetelerin üçüncü sayfa haberleri, namus, töre, şiddet gibi sözcükler aklımıza sokuldu. O nedenle şiir kavgayı en iyi anlatır, umudu da, geleceği de.
Biz bir yerlere götürmek isteyenlere, cumhuriyetin yüzüncü yılında yurttaşı kulluk düzenine razı edeceklerini sananlara inat Adnan Yücel şiirindeki gibi cumhuriyet rejiminin demokrasi ile donatılması mücadelesini vereceğiz; “ey her şey bitti diyenler  / korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler. / ne kırlarda direnen çiçekler / ne kentlerde devleşen öfkeler / henüz elveda demediler. / bitmedi daha sürüyor o kavga / ve sürecek / yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!”
Bu kavgada bilim kazanacak. Biz kazanacağız. Çünkü Nazım dedikçe; onlar ümidin düşmanı ve geçmişin çürüyen dişi, dökülen etidir. “Ve elbette ki, sevgilim, elbet, / dolaşacaktır elini / kolunu sallaya sallaya, / dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla / bu güzelim memlekette hürriyet…”
Benim mutfak kısa sürede bitecek. Ülke tadilâtı biraz daha uzun sürer ama sonrası güzel olacak. Yeter ki samimi olalım, birbirimize güvenelim ve birlikte emek verelim. Cumhuriyetin yüzüncü yılına kadar her şey bitmeden biz cumhuriyeti sağlamlaştıralım, demokrasi ile taçlandıralım. Başka seçenek var mı?

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kredi Kullanırken Hayat Sigortası Yaptırmak Zorunlu Mu?
Zevke Uygun Kol Saatleri
Forexi Öğrenmek Ücretli mi?
Aramızdan ayrılanlar
T.C. EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
Bunun adı: vicdansızlık!
T.C. EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
Roman sorunları 'ısırgan' gibi
54 MKNZ.P.TUG MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI MSB BAĞLILARI
Çilek Trakya'da da zam şampiyonu
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE