ANASAYFA
21 Kasım 2019 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
TOPARLANMAK
Yayın Tarihi: 07 Kasım 2019 Perşembe, 06:55
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Bazen bir anda dağılabilir insan. Bilinen veya bilinmeyen nedenleri vardır. İşte o an tam dostların yardımına ve bir arada olmaya ihtiyaç vardır. Dostların, çevredekilerin, yanında yörende, çeperinde ilk ve hep görüşmek zorunda olduğun insanların yardımıyla toparlanır.
Kişiye dair olan bu durum toplum olarak da yaşanır. Bugünlere dair karşılaştırmalar yapılsa da, tarih bir gün yazacaktır. Ama ülkemizin kuruluşu sırasında, 1920'li yıllar tam da bu durumdadır; dağılma ve toparlanma. Bu dağılma ve toparlanma en çok Trakya'mızda hissedilmiştir.
Tarih yanında bizim kuşak sözlü olarak da büyüklerinden mutlaka dinlemiştir Trakya'da yaşananları. Farklı kültürlerin bir arada yaşadığı coğrafyamız insanı; bazen kavga dövüş de olsa bir şekilde yüzlerce yıl bir arada yaşadı. Bunun sırrı bazen hoşgörü, bazen zorunluluk, bazen otorite olabilir. 
Tarih bilgilerini yineleyecek değilim. 1914-1918 arası yaşanan telaşlı yıllar dağılmanın ve toparlanmanın da yıllarıdır. Yenilen tarafta olan Osmanlı'nın paylaşılmak istenmesi doğaldır. Aynı zamanda imparatorlukların dağılıp ulus devletlerin oluştuğu bir dönemdir.  Dağılan Osmanlı'dan birçok ulus devlet oluştuğu gibi ülkemiz de ulus devlet olarak yeniden kurulmuştur. Ve bu kurtarılış hikâyesi Trakya'da Kasım ayına denk gelir. 
1 Kasım; Çorlu ve Silivri. 2 Kasım; Muratlı, Vize ve Kıyıköy. 8 Kasım; Pınarhisar ve Lüleburgaz. 9 Kasım; Babaeski. 10 Kasım; Kırklareli. 13 Kasım; Tekirdağ. 14 Kasım; Malkara ve Hayrabolu. 17 Kasım; Şarköy. 18 Kasım; Uzunköprü. 19 Kasım; Keşan ve Meriç. 23 Kasım; Enez ve Havsa. 25 Kasım; Edirne ve 27 Kasım; Lalapaşa. Bugün tören yapılan bu yerellere köyler, nahiyeler de eklenebilir. Örneğin Pınarhisar ile aynı güne gelen köyümde bizler ilkokul yıllarımızda her yıl köyün kurtuluş törenlerini yapıyor idik.
Galiplerin öç alma hırsı sonucunda birbiri ile dayanışma zorunda kalan toplum yerellerde iyi önderlerin de öne geçmesi ile toparlanmıştır. Bu arada Avrupa kaynaklı ulus olma bilinci de sanırım önemli bir roldür bu toparlanmada. Bu başarıda yerel lider kadar ülke lider ve liderleri de çok önemlidir. Mustafa Kemal önderliğinde yürüyen Kurtuluş ve Kuruluş süreci coğrafyamız yaşayanlarının bir arada olma sınavını da başarı ile geçmiştir. Tek karar verici olan padişahlıktan gelen bir halkın, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile söze dâhil olması, uyanma ve toparlanmanın itici gücü olmuştur. Böylece tek sesten temsili sese geçilmiştir.
Yerel kurtuluş kutlamaları ne yazık ki her yıl daha da anlamını yitirerek 'devlet' törenlerine dönüşmüştür. Kurtuluş günü toplumsal yerel önderlerin iradesi dışında törensel katılımlar durumuna gerilemiştir. Temsili demokrasiden doğrudan demokrasiye geçişin yaratılması gerektiği düşüncesi yöneten kesimlerin derdi olmamış ve bizler de bu yönde yeterli mücadeleyi vermemiş durumdayız. Bunun sonucunda da bu gün kentlerimizde yerli ve milli bir şey kalmamıştır.
İmparatorlukların dağılma sürecinde yaşanan toprak işgalleri artık görülmemektedir. Bugün daha tehlikeli olan ekonomik işgal söz konusudur. Kurtardığımız yereller bir süre yerel ve ulusal varlıklarla geliştirilmiştir. Bu süreçte gelişen ekonomi 'kurtaranlara' az yansımış olsa da ülke olarak bir sanayileşmeye gidilme rotası vardır. Ancak 1980 sonrasında ülkeyi kurtaranların sahibi olduğu kamu zenginliklerimiz satılmaya, talan edilmeye, yok edilmeye, peşkeş çekilmeye doğru dönüşmüştür. Eldeki yetkiye rağmen savaş kararını bile temsilcilerin bulunduğu Meclis ile alan kurucu idareden, her şeyi bilen tek lider zamanına geldiysek bunu sorgulamak gerekmez mi? 
Bugün 'kurtardık' dediğimiz yerlere bakalım. Daha Pazar günü Trakya Kent Konseyleri Birliği toplantısında bir kez daha izledik ve gördük ki Ergene Nehri Kirliliği yıllardır havzasını işgal etmiş durumdadır. Köylümüz değerini alamadığı, geçimini sağlayamadığı topraklarını tarım dışı kullananlara satmak zorunda kalmıştır. Böyle giderse elli yıl sonra Trakya'nın çöl olacağını söyleyen bilim insanlarına rağmen su kaynaklarımız, göllerimiz İstanbul'a aktarılmaya devam etmektedir. Saros Körfezi; Ergene, balıkçı barınakları, plansız yapılaşma ile boğuşurken FSRU limanı ile doğalgazın toplandığı, depolandığı ve pazarlandığı bir yer olarak yok edilme noktasına gelecektir ki yaşadığımız Dilovası ve İzmit Körfezinden ders çıkaramayan yöneticilerimize dur diyemiyoruz. Yılların birikimi ile oluşturduğumuz plansız kentleşme ve sonuçta; hava kirliliği, atıklar ve kamusal alanların rantçıların işgaline terk edildiği kentlerimiz. Silahları ile işgallerinden kurtardığımız güzelim vatanımızı ekonomik işgal etmelerine nasıl seyirci kalıyoruz?
Bir daha düşünelim ve doğamızı, toprağımızı, suyumuzu, havamızı ve en önemlisi beyinlerimizi kirletmelerine izin vermeyelim. Yeniden düşünmek ve toparlanmak zamanıdır. Tek sesten temsili meclislere geçerek ülkeyi kurtaran ve kuran toplumsal yapımız ve önderlerimiz kuşağı zamanın gereği idi ve başardık. Değişen ve gelişen yönetim anlayışları sonucunda bu gün yerel meclislere geçemedi isek bu bizlerin eksikliğidir. Bu gün kuruluşta bahşedilen temsili demokrasiyi bile çevremiz, kentlerimiz gibi koruyamamış gözüküyor. Yüzüncü yine tek ses olarak koşan halimize karşı gerçekten ve samimiyetle düşünüp toparlanmamız gerekir.
İşte o zaman doğamızı, kentlerimizi, mahallemizi, sokaklarımızı, vicdanımızı ve beynimizi 'yerli ve milli' olarak koruyabileceğiz, ekonomik işgalin de önüne geçeceğiz.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
‘Canları öyle istiyor’
‘Özledim; geliyorum’
Besicide destek şoku!
Kadına meslek kapısı
Trakya Müzik Festivali “1” numara
Köylere su tahsilat günleri
Hastanın bilmediği hastalık: KOAH
Maket polis araçlarına önerge
Uzunköprü’de ikiz kamyonlar!
Öğrenciye 'sanat'la katkı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE