ANASAYFA
05 Haziran 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
HASTA VE HASTANE
Yayın Tarihi: 21 Kasım 2019 Perşembe, 06:18
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Yaklaşık olarak bir ayı geçti hastane yollarına düşmem. Şükür şimdilik ben hasta olmadım. Bir yakınım rahatsızlanınca ilgilenmek bize düştü ve o nedenle muayene, tahlil, tetkik, sonuç ve saire nedeniyle hastaneyi yol kıldık bir aydır. Sonuçta hastamızın iyileşmesine sevindik.
Bu süreçte epeyce gözlem de yaptık. İyi ki iktidarın geçmişte övdüğü, şimdi dövdüğü şehir hastanelerinden değiliz. Bir zamanlar şehir hastanelerinin yapılış şeklini eleştirenleri vatan haini olarak görenler vardı. Her ne oldu ise şimdi sağlık bakanı eleştiriyor ve keşke böyle olmasaydı diyor.  Her şeye ticari gözle ve kâr üzerinden bakan iktidar sahipleri kendilerine ters düşerek şehir hastanelerinde zarar etmeyi göze alıyor. Bunu da halk adına göze aldığını vurgulayabiliyor. Elbette kamusal hizmetlerden olan sağlık, eğitim gibi hizmetlerde kâr-zarar hesabı düşünülemez. Ama bile bile, birilerine para aktarmak için de kamu zarar ettirilemez.
Edirne'de hastane yapılması da iktidarın bir yanlışı idi. Yapılış süreci, yeri hep tartışıldı ve tartışılacak. Öncelikle kent içindeki hastaneler kalmak kaydı ile yeni bir hastane olabilirdi. Yer seçimi yanlış olan bugünkü hastane yerine Yıldırım tarafına yapılabilirdi. Çünkü sağlık birimlerinin tümünü bir bölgeye yığmak ulaşım anlamında yanlıştır. Çünkü aynı bölgede Üniversite hastanesi vardı. Başta bu neden olmak üzere yerin sakıncalarını geçmişte birçok insan gibi ben de eleştirmiştim. Ama amaç uzun vadede kentin nefes alan boğazı olan bu bölgenin yapılanmaya açılmasını sağlamak olunca olan oldu. Bakın hastane, ardından meskenler, ardından iş merkezi ve belediyenin de yolu… On veya yirmi yıl sonra hava kirliliği, yoğunluk vesaire şikâyetler olduğunda 'biz demiştik' desek ne olur?
Hastaneye gidiş geliş sorunlu bir kere. Kentin tümü bir yere toplanırsa olacağı budur. Sağlığa en kısa yoldan erişim doğru tercihtir. Sağlık Ocakları var ilk aşamada denebilir. İki hastane de kent içinde idi ve birçok da yatırım yapılmıştı. İptal edildi ve yenisi yapıldı. Tamam, neden Üniversite Hastanesinin de olduğu bölgeye yapıldı? Yıldırım tarafına yapılsa kentin bir yanı da sağlık hizmetine en çabuk ulaşmış olurdu. Olmadı, 'biz demiştik' desek ne olur?
Hani sağlık sisteminden devrim yaptık söylemleri vardı ya hepsi boş sözler. Sıra almak da, sıraya girmek de, sırada beklemek de hep eskisi gibi. Randevu alabilirsen fark oluyor ki o da aldığın saatle denk gelmiyor. Doktora gidince yine sıraya giriyorsun. Farkı; sabah gidip sıraya girme derdin yok.
Bir de sıraları izlemek için dürbün gerekiyor. Sistem kurulmuş; kapıda içerideki hastanın sırası yazıyor ama hastalar o sırayı görmek için epey uğraşıyor. Hastanın adı okunuyor ama sıra okunamıyor. Oysa o numara önemli dışarıda bekleyen hastalar için. Sıralamayı takip etmek de kolay değil. Örneğin sıra numaram; 56. Öğleden sonraya kalmışım. Bakıyorum 72 numaralı hasta giriyor. Neden diyorsun, o randevulu diyorlar. Hoppala… Bankalar gibi yapılsın o zaman. Randevulu hastaya başka bir numara verilsin yani örneğin R1 ile başlansın.
Sadece numara takibi olsa iş kolay da mevzuat gereği sabah on birden sonra rapor kontrolleri de var. Özellikle öğleden sonraları bir muayene için sıradaki hasta, bir kontrol için bekleyen hasta, bir de araya rapor alacaklar veya acil durumlar çıkınca sabır taşının dayanma sınırları test ediliyor.
Elbet burada doktorların durumu gerçekten zor. Düşünsenize; yüzden fazla hasta ve bunların en az kırk, ellisi rapor göstermeye dönüyor öğle sonrasında. Toplamda en az yüz hasta ile muhatapsınız ki bu arada yatan hasta bölümüne de çağrışma olasılığı her zaman var.
Doktor için yatan hasta bölümüne davet edilmek kolay belki de kent dışına davet edilmek daha kötü olmalı. Geçen gün gittik ki tek doktor var. Normalde beş doktorun olduğu bölümde tek doktor olunca izdihamı sormayın. Nedenini sorguladık; bir doktor izinli, biri hasta imiş ve ikisi ise Uzunköprü ve Keşan'a görevli gitmiş. Eskiden hastanelerin doktorları olurdu, şimdi Sağlık Müdürlüğünün doktoru var. Sağlık Müdürlüğü istediği doktoru istediği hastaneye görevlendirebiliyor. Bu görev o ilin her yerine olabiliyor. İşte o gün de bu görevlendirme neticesinde beş doktorun hastasına bir doktor baktı ki, saat 17'ye yakın doktorun odasına girdiğimizde sakinliği ve hoşgörüsü beni şaşırttı. Sıra yoğun olmasına rağmen istifini bozmadan onüç dakika ayırdı bize ve kendisine saygı duyduğumuzu belirtip teşekkürlerimize ayrıldık yanından.
Bir doktor günde kaç hastaya bakmalı bilemem ama mutlaka bir sınırı vardır. Kırklareli'den gelen birkaç vatandaş da vardı ki Kırklareli'de o bölüm doktoru yokmuş. İlginç değil mi? Kırklareli Hastanesi de yeni yapıldı. Aynı öyküyü yaşadı iki komşu il. Kentte iki hastane vardı ikisi de iptal edildi ve kentin uzağına yeni bir hastane yapıldı. Ama doktor yok, iyi mi?
Hastanelerin durumu içler acısı olmaya devam ediyor. Lüks yerde oturup beklemek ile daha loş yerde oturup beklemek arasındaki fark hasta olarak bizlere iyi geliyor ise sağlık sistemini översiniz aksi halde övülecek yanı yok. Hastane yeni ama korkuluklarında bir tabela ve 'yaslanmayın' yazısı. Her yerde bu tabela. Bana çok ilginç geldi. Ben sağlıklıyım, uyarıyı okudum ve korkuluğa yaslanmayabilirim. Ya okumayan, göremeyen veya hasta hal ile düşmemek için korkuluğa yaslanan ne yapacak? Bir alt kata kestirmeden mi inecek? Bu kadar güvenlikli bir hastanede güvenliksiz korkuluklar şaşırttı bizi.
Hastaneye özel aracımızla gittik ve TOKİ konutlarına yaklaşır yaklaşmaz gürültü ile karşılaşıyorsunuz ki bu da hastane yerinin yanlışlığını belgeliyor. Hadi hastane yaptın meskeni niye yapıyorsun? Kentten uzak bir mekânda harç-borç ev alan insanlar o gürültüyü çekmek zorunda mı?
Kısacası hastaneler yeni ama düşünceler hasta. Sistem hasta üretmek üzere kurulmuş ya; hani şehir hastanelerine hasta garantisi hikâyesi. Dolayısıyla bakanlık hasta üretmek zorunda ki hastanelere 'müşteri' bulsun. Bir doktorun dediği gibi, hastalık hastanenin bütün bedenine yayılmış durumda, alın bunu evinize götürün!

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kredi Kullanırken Hayat Sigortası Yaptırmak Zorunlu Mu?
Zevke Uygun Kol Saatleri
Forexi Öğrenmek Ücretli mi?
Aramızdan ayrılanlar
T.C. EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
54 MKNZ.P.TUG MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI MSB BAĞLILARI
T.C. EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
Bunun adı: vicdansızlık!
Roman sorunları 'ısırgan' gibi
Çilek Trakya'da da zam şampiyonu
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE