ANASAYFA
13 Aralık 2019 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Şaşılacak bir durum yok… 
Yayın Tarihi: 27 Kasım 2019 Çarşamba, 06:26
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Yedi bölümlük “İmamoğlu…” yazı dizisini, CHP’nin yönetiliş şekli ve özellikle Kılıçdaroğlu ve şürekâsı marifetiyle uğradığı mutasyonu da ele alarak tamamladık.

 

Son günlerde ortaya dökülen iddialar da gösteriyor ki, CHP, ismi ile müsemma bir parti olmaktan çıkmıştır. İçinde çıkar ve rant ilişkilerinin, bireysel hırsların, organize işlerin kaynadığı bir kazana dönüşmüştür.

 

Halkın çıkarlarını temel alan siyasi organizasyon niteliği neredeyse dumura uğratılmış bir yapıdır artık.

 

Siyasi etik değerleri önemsediğini ve ülkeyi katılımcı ve çoğulcu demokrasi temelinde yöneteceğini söyleyen CHP Umumi Başkanı Kemal Bey’in sahiciliğini, inandırıcılığını, güvenilirliğini sorgulamanın da pek bir faydası kalmamıştır.

 

Aşkın bir durum söz konusudur çünkü…

 

Evet, Kemal Bey’in CHP’deki varlığı tüm boyutlarıyla deşifre olmuştur.

Aksinin iddia edilemeyeceğini, “Saraya çıkan CHP’li” muhabbeti de göstermiyor mu?

 

İster kurgu ister kumpas densin fark etmez, Kemal Bey’in açıklamalarına itibar edilemeyeceği gün gibi ortadadır.

 

Yazdıklarımızı elbette gerekçelendireceğiz ama önce ezbere dönüşmüş bazı saptamalar üzerinde duralım…

 

“CHP ömrünü tamamlamış bir partidir; iktidara asla gelemez; ülkede sol ideolojinin gelişmesine engeldir; kapatılmalıdır; falan filan…”   

 

Bu tespitlerde gözden kaçan husus, CHP’nin siyaset felsefesinin arka plana itilmesidir.

Onun günümüzde ne ifade ettiğini anlamak yerine, sadece iktidar odaklı bir başarı saplantısıdır.

 

Oysa kapanan birçok partiye rağmen CHP’nin siyasal yaşamını sürdürmesinin nedeni, bu partinin temsil ettiği değerlerdir ki Cumhuriyetin kazanımlarını ifade eder.

 

Tam da bu nedenle CHP’nin nasıl yönetildiğine takılmadan sandığa giden bir seçmen kitlesi var ve bu bağlamda yüzde 20-25 bandında bir oy oranı da küçümsenmemelidir.

 

Çağdaş Türkiye’nin, ‘özgür yurttaş’ yaratan Cumhuriyet devrimlerinin, kısaca Atatürk Cumhuriyeti’nin kıymetini bilen nüfus elbette yüzde 20-25 oy oranı ile sınırlı görülemez.

 

Fakat 1950’den sonra meydana çıkan muhafazakâr sağ partilerin ve bunların günümüzdeki temsilcisi AKP’nin ‘muhafazakâr dünya görüşü’ kisvesi altındaki siyasal İslamcı politikaları sonucu toplumun büyük bölümünün ‘özgür yurttaş’ mertebesine ulaşmasının engellendiği de ortadadır.

 

Ülkemizde ağırlıklı olarak eğitimsiz ve yoksul kesimlerden oy alan sağ partilerin çağdışı eğitim, yoksulluğu kader gösteren din referanslı politikaları elbette tesadüfi değildir.

İktidarda kalabilmenin bir aracıdır ve yıllardır bilinçli şekilde istismar edilen bir alandır. 

 

Toplumun gelişimini örseleyen, ülke kaynaklarını verimli kullanmayan, ülkenin kalkınması ve gelişmesini dış dinamiklere teslim eden sağ partiler ve arkasındaki güçler için CHP ayak bağıdır şüphesiz.

 

“Kaset operasyonu” ile genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Bey marifetiyle egemen güçlerin etkisine/manipülasyonuna/kullanımına açık hale getirilen CHP seçmenden hâlâ oy alabiliyorsa bilin ki bu Atatürk sevgisinden ve temelini attığı çağdaş Türkiye’nin öneminin kavranmasındandır.

 

Ama bunu çantada keklik görenlerin istismarında CHP’nin ne hale geldiği de gözümüzün önündedir.

 

Bu nedenle eleştirilerin yönü, CHP’yi yönetenlere doğru olmalıdır.

CHP’yi hedef alırken bu ayrıma dikkat edilmelidir diye düşünüyorum.

Neticede CHP bir kurumdur ve ona işlev kazandıranlar ise baştaki yöneticilerdir.

 

CHP’deki çözülmenin müsebbibi, balık baştan kokar misali Kemal Bey ve şürekâsıdır.

Aynen Baykal dönemindeki gibi parti içi iktidarı elde tutmak, her şeyden önce gelmektedir.

 

Parti içi iktidar düşkünlüğü/mecburiyeti Baykal için siyasi yaşam biçimi/ihtiras ise,

Kemal Bey’in tutkusu uygulayıcı bir görev adamlığı sebebiyledir.

 

Nitekim Kemal Bey’in sözde muhalefeti sayesinde AKP’nin önü hep açık olmuştur.  

 

Eğer ülke siyasal, ekonomik, sosyal sorunlar içindeyse, Kemal Bey yönetiminin de bunda payı vardır.

Ülkenin Kemal Derviş eliyle ikinci neoliberal dalgaya uyumlu hale getirilmesinde Kemal Bey’in katkısı görmezden gelinemez.

 

Mesela, ‘Tank-Palet Fabrikası’ üzerinden koparılan fırtına bir kandırmacadan ibarettir,  

Derviş’in CHP’deki ayağı Faik Öztrak’ın bu konuda esip gürlemesi de bir tiyatrodur.

Öztrak, Tüpraş, Petkim, Seka, Türk Telekom gibi kamu kuruluşları haraç-mezat satılırken, sermayeye adeta peşkeş çekilirken karşı durmuş gibi davranmakta, AKP’yi eleştirir pozda konuşmaktadır.

 

Ve o kadar maharetlidir ki manevrada,  özelleştirmeleri neden yaptınız diye değil de paraları nereye harcadınız diye sormaktadır. 

 

Evet, Kemal Bey ve avanesi artık iyice deşifre olmuştur; panik içindedirler.

Sanki kendilerine zimmetliymiş gibi genel merkez yönetimini ellerinde tutmak için her şeyi mubah saymaktadırlar.

 

Örneğin, mahalle delege seçimlerine yönelik genel merkez müdahalesi, sosyal medyada yoğun şekilde dillendiriliyor...

Artık kanıksanmış ayak oyunlarının yanı sıra kırıp dökmelere varan bir delege seçim sürecinin yaşandığından bahsediliyor.

 

Öyle anlaşılıyor ki, Kemal Bey, CHP’yi adeta bir ‘kukla tiyatrosu’na çevirmiş.

Ve kendinden o kadar emin ki, adeta “ne yapsam yeridir” diyor.

Bu tavır, “Saraya kim gitti” muhabbetinde de dikkat çekiyor…

 

24 Kasım tarihli basın toplantısından kısa alıntılarla Sözü Muharrem İnce’ye bırakalım…

 

//Hiçbir CHP’li bunu yapmaz. Bir kere bu kişi ben değilim. “Gel bu badireyi atlatalım. Parti yara alacak. Kaptan sizsiniz geleyim" dedim.  "Tamam haber vereceğim sana dedi" haber falan vermedi.

 

SEÇİM DEDİKODULARININ HEPSİ CHP GENEL MERKEZİNDE ÜRETİLDİ

 

24 Haziran seçim akşamından bu yana başlayan bir kampanya var. Seçim akşamı neredeydi? Yok alkollüydü! Yok baskı altındaydı. Hakkımda çıkan dedikoduların hepsi CHP Genel Merkezinde üretilmiştir. Bunların Muharrem İnce'den bu kadar çekinmeleri bana gurur veriyor. Madem siyasette en güçlü dönemdeymiş niye bu kadar uğraşıyorsun o zaman?

 

ÖNCE BU PİSLİĞİ TEMİZLEYİN

 

CHP Türkiye'de temiz siyaset iddiasında ise önce bu pisliği temizlemelidir. Arınma, temizlik buradan başlayabilir.

 

O ÇETE YAZIN AYNI TEKNEDE TATİL YAPTI

 

Bu iş kurultaya yönelik mi bilemem. Bunu en iyi komployu kuranlar bilir. Evet ben genel merkezdeki bir çeteden bahsettim. Onlar kendini biliyorlar. Yazın aynı teknede tatil yaptılar.

 

KURULTAYDA DAHA AÇIĞINI ANLATACAĞIM

 

Bir buçuk senedir sustum. Ama şimdi konuşuyorum. Kurultayda daha da açığını anlatacağım. "Beni aday gösterirken nasıl olsa İnce üçüncü olur. Biz de İnce'yi siyasetten sileriz." dediler. Sonra tabloyu görünce "Eyvah" dediler. "Cumhurbaşkanı olmasa çıtayı yükseltti" dediler. Operasyona başladılar. Bu yapıyı kırmadan, bunu çözmeden CHP yola devam edemez!//

 

Parti sözcüsü Öztrak’ın konuya yaklaşımı ise şöyle…

 

//Bu operasyonun amacı gayet açıktır. Amaç CHP’de karışıklık çıkarmak, kumpas kurmaktır. Operasyon saray menşeilidir.

Saray memurlarının operasyonuyla CHP’yi dizayn etmek kimsenin haddi değildir. CHP’yi dizayn edecek tek bir güç vardır. O da delegelerimizdir.// 

 

Bu pilav daha su kaldıracak gibi görünüyor;  ama CHP’nin içinde bulunduğu durum vahim hakikaten.

 

Ve fakat…

“Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.” Şaşılacak bir durum yok. 

 

               

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
İzzeti İkram Pazarı
ARAMIZDAN AYRILANLAR
‘Satanlardan hesabını soracağım’
Prof. Dr. Altun beraat etti
Enez Ayasofyası'nda geri sayım!
‘Taciz olaylarına karşı çocuklarınızı bilinçlendirin’
MHP'de hedef güçlü teşkilat
Sağlık turizminde 'Edirne' zirvesi
Vakıf kiracıları uzlaşma peşinde
İmzalar özel yetenekli çocuklar için
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE