Sanırım 20 günü geçen bir süredir sizden ve köşemden ayrıyım. Bu süre zarfından inşaat işi nedeniyle yazlığa gittik. Çok soğuktu, soba yanmasına rağmen çatının altını elyaf kaplatmadan ısınamadık. Hatta boruların donması sebebiyle bazen susuz kaldığımız da oldu. Ama kışın cilvesi bu, her tür kötü koşula hazırlıklı olmak lazım.
Eveeeet , hayatı tüm zorluklarına ramen "katlanabilir" kılan o sımsıcak duyguya gelecek olursak! İşte o eşsiz duygunun dünyada en azından büyük bir kısım insan tarafından kutlandığı bir gündeyiz, sevgililer gününde... Sevgilisi olan herkes bugün çok mutlu, olmayanlar bugünü ya hatırlamak istemiyor ya da sevgisizlikten yakınıyor. Hatta sevgilisi olanlara özenenler bile var.
Sevmek, sevebilmek tanrının insanlara bahşetmiş olduğu en güzel ve özel bir duygu. Ama güzel olduğu kadar da izdırap verici. Bunu sevgilisi olmayanlara teselli olarak da dile getirebiliriz. Ama ne gariptir ki, bu aşk acısının ızdırabı diğer ızdıraplardan farklı bir tatda yaşanıyor . Hatta aşk acısından zevk alındığı bile söyleniyor.
Gerçekten de çekenler bilirler; örneğin bir sevdiğiniz vefat ettiğinde, evinize haciz gelip malvarlığınızı kaybettiğinizdeki üzüntünün ızdırabıyla, aşk acısının ızdırabı farklı frekansta yaşanıyor. Aşk acısının sanki hoş bir sızısı var. Ben bu ızdırabın aşk frekansında olduğu için hoş bir tatta olduğunu düşünenlerdenim. Hatta bunda mazoşizt bir taraf olduğu da sık sık dile getirilen bir konu.
Hep deriz ya, bu tür günler ticari amaç güdülerek abartılıyor diye. Kısmen doğrudur. Ama hediye dediğinin esprisi insan ruhuna hitap etmekse eğer, işe maddiyatın karışması da gerekmez. Sevgiliye birkaç güzel cümleyle de dünyaları bahşedebilirsiniz. Yeterki içten ve samimi olsun. Sevmek, sevilmek gibi içten, riyasız bir duyguya en güzel armağan da içten samimi riyasız edilen kelamlar olabilir ancak.
Tüm insanlara riyasız sevgi dolu bir sevgiliyle, sevgi yüklü bir yaşam diliyorum. Sevgilerimle...