ANASAYFA
13 Aralık 2019 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
HASANAĞA DÜNYADIR
Yayın Tarihi: 28 Kasım 2019 Perşembe, 06:02
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

İmparator penguenlerden sonra yeryüzündeki en büyük ikinci penguen olma özelliğini taşıyan Kral penguenler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bilim insanları, en büyük kral penguen kolonisinin son 30 yılda yüzde 90 oranında küçüldüğünü açıkladı. Afrika ile Antarktika arasında, Fransa'ya ait olan Île aux Cochons adasında sayıları iki milyona varan bir penguen kolonisi vardı. Son 30 yılda bu sayı kimine göre 200, kimine göre 40 bin sayısına kadar azaldı. Araştırmacılar, penguenlerin ölümüne neden olabilecek birkaç varsayım üzerinde çalışıyorlar. İlk varsayıma göre 1970'lerde adada keşfedilen vahşi kediler ve farelerin neden olması. İkinci varsayım olarak ise kene gibi parazitler ve kuş kolerası gibi hastalıklar düşünülmekte. Bir diğer varsayım ise iklim değişikliğinin ve aşırı avlamanın sebep olabileceği. Kral penguenlerinin en sevdiği yemek olan Işıldakgiller, insanlar tarafından o bölgede avlanmaktadır. Bu avlanma penguenleri bitirmiş olabilir mi?
Ülke geçim derdinde ve en yakın çevremiz bile kirletilmeye devam ederken penguenleri yazmanın ne anlamı var değil mi?
Evreni bir bütün olarak algılayıp sadece yakınımızı görmekle meşgul olduğumuzda cambaza bakarken cebimizin soyulduğunu anlayamayız. O nedenle penguenlerin yok olma nedeni ile ilgilenirsek çevremizi de korur ve sahipleniriz.
Sanırım 2015 yılının bitmeye yaklaştığı ve kışa girildiği günlerdi. Basın dostları da dâhil bir grup arkadaş ile Belediyenin yaptırdığı katı atık tesisine gitmiştik. On yıllardır Yıldırım tarafında toplanan kent atıkları mahalleyi yaşanmaz hale getirmişti. Yıllardır yer bulunamadığı bahanesi ile yapılamayan katı atık tesisi nihayet yapılmıştı ve kent çöplüğü ıslah edilecekti. Vahşi çöplük de rehabilite edilerek düzenlenecekti.
Firma yetkilileri açıklama yaptılar. Arazinin meyilli olması sonucunda dereye sızıntı olup olmayacağı kuşkusu herkeste vardı ve soruldu. Yetkili, bir damlanın bile sızmayacağını, gerekli önlemlerin alındığını ve birikecek sıvının derenin şu anki halinden daha temizlenmiş olarak doğal ortama bırakılacağını belirtmişti. Gezi sonrasında Kent Konseyi olarak 2016 Ocak ayı toplantısını bu konuya ayırmıştık. Toplantıda tüm taraflar değişik sorular ile konuyu irdelemişti.
Salı günü basına düşen bir haber ile yeniden o günler aklıma geldi.  Tarım ve hayvancılıkta kullanılan Hasanağa Deresi kahverengi ve siyah renkte akmaya başlamıştı. Köyün can damarı niteliğindeki deredeki kirliliğin nedeninin atık sularını arıtmadan bırakan Belediye tesisi olduğu iddia ediliyordu. Belediye yetkilileri ise kirliliğin çöplükten kaynaklanmadığını açıklamışlardı. Çevre Şehircilik ekipleri su örneklerini alarak gerekli açıklamayı yapacaklar deniyordu haberde.
Ne olup olmadığı yakında anlaşılacak. Köylülerin, o yörede yaşayanların ve doğrudan zarar görenlerin tepkisi çok önemli. Herkes yöresini savunduğunda, tehlikeyi, olabilecekleri bilimsel verilere dayanarak itiraz ettiğinde kirlenme olmayacaktır. Ki bu da çevre bilincinin gelişmesi ile olacaktır. Bazen ekmek mi çevre mi diye ikilem dayatılan bir ülkede yaşıyoruz. Ekmeği bir şekilde buluruz ama doğayı bulamayız. Doğa olmadan ekmek olmadığını anlamamız gerekiyor.
Penguen ölümlerini anlamadan Hasanağa Deresi'nin kirlenmesini, termik santrallerinin doğayı yok etmesinden arazi veya ormanı yok eden taş/kalker/kömür ocaklarının zararını anlayamayız. Hepsi plansız ve düzensiz kalkınmanın sebep olduğu sorunlar.
2020 başına kadar ülkemizdeki termik santraller filtre takacak ve kirlilik yaratmayacaktı. Süre yaklaşmıştı ve iktidar meclise getirdiği bir mevzuatı oylamaya sundu. Sonuç termik santraller daha ikibuçuk yıl filtre takmadan çalışabilecek. Trakya Platformunun ve diğer çevre dostları sayesinde henüz Trakya'da termik santral kurdurmadık ama 'Trakya'da yok, kirlilik bize gelmez' diyebilir miyiz? Su, hava, rüzgâr, yağmur, bulut sınır tanıyor mu?
Bağımsız kurumların verilerini değil TÜİK verilerini incelesek görüyoruz durumu. Havayı kirleten, iklim değişikliğini hızlandıran özellikle kömürlü termik santrallerin su varlığımızı da tehdit ediyor. 2018 yılı içinde termik santraller 7,9 milyar metreküp su çekmiş. Bunun yüzde 98,2'si denizlerden, kalanı da baraj, akarsu ve diğer su kaynaklarından. Çekilen suyun yüzde 93,4'ü soğutma suyu olarak kullanılmış. 
Sadece su değil elbette kirletilen ve iklim değişikliğine neden olan. Atıkları da bir felaket getiriyor. Yine TÜİK verilerine göre sadece 2018 yılında 14 bin tonu tehlikeli olmak üzere 26,1 milyon ton atık oluşmuş. Bunların yüzde 89,2'si kül, cüruf, yüzde 10,7'si metal, kâğıt, plastik atıklar, çamur ve evsel atıklardan oluşuyor.
İşte tüm bu kirleticiler bir ay sonra kapatılacak ve bu zehirler doğaya bırakılmayacaktı. İnsan ve doğadaki ekolojik yapılar zarar görmeyecekti. Ama muhalefet partilerinin görüşme anında mecliste yetersiz olması sonucunda 203 oy ile karar alındı.
Penguenler de rüzgâr, bulut, su, hava gibi sınır tanımazlar ama onların başka yerlere göç ederek yaşama olanakları yok. Çünkü her canlı kendi ekolojik ortamında yaşayabilir. Termik santral olan yörelerdeki insanlarımız veya Hasanağa köylülerinin bir kısmı belki başka yerlere göçebilir ama büyük çoğunluğu o yörede yaşamak zorunda.
Bu nedenle iktidarlar çözüm bulmak zorundadır. Bu zorunluluğun oluşması için maalesef biz yurttaşların yetkili kurumları sıkıştırması gerekiyor. Hasanağa Dünyadır, Dünya Hasanağa'dır. Her yerde hep beraber olduğumuzda, ilk gören-ilk duyan sorumluluğu ile müdahil olduğumuzda ve devlete görevlerini anımsattığımızda doğa da yaşam da korunacaktır. 
Hasanağa Köyü Deresi'ndeki kirlenme sebebi derhal bulunmalı ve üreticiyi tatmin edici çözüm yaratılmalıdır.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
İzzeti İkram Pazarı
ARAMIZDAN AYRILANLAR
‘Satanlardan hesabını soracağım’
Prof. Dr. Altun beraat etti
Enez Ayasofyası'nda geri sayım!
‘Taciz olaylarına karşı çocuklarınızı bilinçlendirin’
MHP'de hedef güçlü teşkilat
Sağlık turizminde 'Edirne' zirvesi
Vakıf kiracıları uzlaşma peşinde
İmzalar özel yetenekli çocuklar için
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE