ANASAYFA
05 Temmuz 2020 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Özdemir AKBAL / Dünyanın Penceresinden
Suriye’de Yeniden Yapılanma II
Yayın Tarihi: 20 Aralık 2019 Cuma, 06:35
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

İlk olarak 15 Eylül 2017’de yeniden yapılandırma meselesine Suriye'de Esad Kazanmadı başlıklı yazımda değinerek; “Suriye'de savaşın başlangıcından bugüne kadar ekonomik kaybın yaklaşım 255 milyar Avro olduğu ve GSYH'nın savaş bugün bittiği takdirde ancak on yıl sonra savaş öncesi döneme erişebileceği hesaplanıyor.” demiştim. Bu yazıdan yaklaşık yedi ay sonra 6 Nisan 2018’de Suriye'de Yeniden Yapılanma başlığı ile kaleme aldığım yazıda ise “ABD-Rusya ve Çin'in de birbiri ile olan ticari ilişkilerinin bulunduğu bir ortamda Suriye'deki yeniden yapılanmanın bu ilişki ağı dışında kalmasına imkân yok.” diye bir tahminde bulunmuştum uluslararası sistemin yapısını anlatarak. Demek ki yeterli sevyide görmemişim tam iki hafta sonra 20 Nisan 2018’de ABD'nin Yeni Sanılan Suriye Stratejisi yazımda da “Şimdi Suriye'de bir yeniden yapılanma süreci açık bir şekilde konuşuluyor. Bu durumu Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad dâhil hemen herkes dile getirir durumda. Esad geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada Suriye'nin yeniden yapılandırılması için 400 milyar dolara ihtiyaç olduğunu ifade etti.” diye eklemiştim. Bundan tam bir yıl sonra 12 Nisan 2019’da İç Savaş Sonrası Suriye başlıklı yazımda da “Tam bu noktada Beşar Esad’ın ifadesine göre Suriye’nin yeniden yapılandırılması için 400 milyar dolara ihtiyaç olduğunu belirtmekte fayda var. Genel olarak ekonomi uzmanları böyle bir rakamın sekiz yıllık çatışmalar dönemi sonrası için oldukça iyimser olduğu görüşünde. Bunun yanı sıra Suriye’nin Yurtiçi Gayri Safi Milli Hâsılasının 2011–2016 arasında 226 milyar dolar kayba uğradığı Dünya Bankası verilerine göre tahmin ediliyor. Bu da demek oluyor ki en az 250 milyar dolarlık bir kaybın hesaplanması mümkün zira yukarıdaki zaman aralığının üzerinden üç yıl geçti.Yani kısaca belirtmeye çalıştığım şey ülkede ağır bir ekonomik yeniden yapılanma tablosu mevcut. Bunun haricinde yeniden yapılanma sürecinde özellikle Batı Yarıküre üyesi ülkeler başta ABD ve Almanya olmak üzere muhtemelen yapılacak olan yardımların ülkenin her yerine eşit ve adil bir şekilde dağıtılması gerektiği hususunda bir baskı oluşturacak.” dedim.

Yukarıdaki ifadeleri eğer dikkatli okursanız ABD-Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti’ni bir arada andığımı görürsünüz. Şimdi devam edelim 20 Aralık 2019’daki Suriye’de Yeniden Yapılanma II başlıklı yazımda da ABD-Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti Suriye’nin yeniden yapılanmasında aynı paydada bir şekilde birleşen devletler oldu zira Middle East Eye sitesinin haberine göre (16.12.2019) Esad, Çin Halk Cumhuriyeti ile bu hususta anlaştı.

            Bununla birlikte yine aynı site Intelligence Online adlı bir siteye dayandırdığı habere göre Birleşik Arap Emirlikleri’nden önde gelen iş adamları da Suriye’de iş yapmak için yetkililer ile pek çok kez görüşmüş. Esad da Çin’e sekiz proje önerisi sunduklarını ifade etti. Bütün bunlara bakıldığında aslında Esad’ın Suriye’nin uluslararası ekonomi politik ilkeler doğrultusunda yeniden yapılanmasına ne derece karşı durabileceğini de görüyoruz. Yani aslında karşı durabilme imkânı yok gibi görünüyor. Üstelik BAE, Suudi Arabistan ki özellikle Suudi Arabistan ile iç savaş öncesi de belli bir seviyede ticareti olan bir Suriye’den bahsetmek mümkün, iç savaş sonrası dönemde çok daha derinlemesine ilişkiler kurmak zorunda.

            Yani artık Suriye’de iki yıldan beri anlatmaya çalıştığım yeniden yapılanma süreci bizzat devlet başkanı Esad tarafından dile getiriliyor. Bu noktada dikkati çekmek istediğim husus ise Çin ve Rusya’nın bu işin içinde tek başına yer almayacağı. Özellikle Arap Yarımadasının önde gelen devletlerinin de bu işin içine girmesi bir başka deyişle Batı Yarıküre sermayesinin de bu işin içinde olması demektir. Bunun temel çıkarını ise belli bazı grupları çok kızacakları şu cümle ile açıklayayım; liberal ekonomi ilkelerine uyum sağlamış olan Rusya Federasyonu ve Çin’in yatırımları bile bir müddet sonra Dünya Ticaret Örgütü kurallarına riayet etmek ve uluslarası ekonomi kurallarına uymak dolayısıyla Batı Yarıküre için bir çıkar alanına dönüşecektir. Üstelik diğer Arap devletlerini saymıyorum bile.

            Yani “Söz konusu istikrarın sağlanabilmesi için ABD’nin izlediği yol; hukukun üstünlüğü, demokrasi, insan hakları gibi kavramları kullanarak hedef ülkeye yeni bir devlet biçimi dayatmak, bundan sonra da daha önce alım satıma tabi olmayan kamusal mal ve hizmetleri kullanıma açmak, alım satıma konu olan mal ve hizmetleri ise kendi menfaatine kullanmaktır” ifadesini kullanmıştım Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın editörlüğünü yaptığı Küçük Orta Doğu Suriye kitabında kaleme aldığım “ABD’nin Suriye Siyasetinde Geride Kalma-Geriden Yönetme Yöntemi” başlıklı bölümde ki sene 2012 idi. Bu aşamada artık Suriye’nin yeniden yapılanması küresel sermaye odaklarının Suriye’ye üşüşmesine sebep olacak. Bundan sonra da hedef ülke yeni bir devlet biçimi ile uluslararası ekonomi politiğin bir parçası haline gelecek. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kot Şort Modelleri
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE