ANASAYFA
26 Ocak 2020 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
“Çürüme”
Yayın Tarihi: 25 Aralık 2019 Çarşamba, 05:58
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Babacan ve Davutoğlu’nun siyaset sahnesine çıkışlarını sağ cenahın yeniden şekillendirilme ve münhasıran AKP’nin iktidardan düşürülme projesi ile ilişkili ele aldığımızı,

“Babacan ne anlatıyor?-1/2” başlıklı yazılardan hatırlayacaksınız. 

 

Konuya ilişkin farklı bakış açıları olduğunu biliyoruz.

 

AKP çözülme sürecinde diyenler olduğu gibi, henüz o aşamaya gelinmedi yaşanan rant paylaşım anlaşmazlığıdır, Babacan ve Davutoğlu’nun çıkışları da bununla ilgilidir diyenler de var.

Yani, AKP yandaşı bazı sermaye gruplarının pastadan pay alamaz duruma düşmesi nedeniyle hareketlenmesi ve yeni bir siyasi yapı üzerinden tekrar etkin hale gelmek istemelerinin sonucudur Davutoğlu ve Babacan partileri deniyor.

 

Mümkündür. Siyasetin finansmanı bu şekilde sağlanıyor ülkemizde.

Hazine yardımı da var ama yetersiz kalıyor anlaşılan.

Siyasi partilerin harcamalarının daha şeffaf olması ve halka hesap vermenin ilke edinilmesi ile aydınlığa kavuşabilecek bir alandan söz ediyoruz ki siyasetin demokratikleşmesi ile yakından alakalıdır.  

 

Siyasetin bir rant yaratma ve paylaşma işi olduğunu muhafazakâr sağ partilerin icraatlarından biliyoruz. Bu anlayışın, siyaset yapma biçiminin AKP döneminde zirve yaptığını da…

 

Özellikle imar hareketlerinden büyük rant sağlandığını, beton yığınına dönen kentler gözümüze sokuyor.

 

Kemal Bey CHP’si farklı mı peki?

 

Öyle olmadığını bilmeyen kalmadı da, ortaya dökülenler “vay anasını” dedirtecek nitelikte…

 

En son Sinan Aygün’ün iddiaları mesela…

 

Kemal Bey eliyle milletvekili yapılarak dokunulmazlık zırhına bürünen Sinan Aygün’ün bir televizyon programında hem minnet duygularını ifade etmesi hem de CHP umumi başkanını “yalancı” durumuna düşürmesi ilginçti doğrusu.

 

İstediği rantı elde edemeyen Aygün’ün Mansur Yavaş’ı zora sokan açıklamaları hiç kuşku yok ki AKP medyası tarafından itina ve zevkle kullanılmaktadır.

“Tükenmişlik sendromu” yaşayan AKP’ye can suyu vermektedir.

Saray’a çıkan CHP’li mavrasından sonra Aygün’ün irtikap/rüşvet suçlamaları sadece gündem değiştirmede kullanılmıyor, AKP hakkındaki yolsuzluk iddialarının üzerine gidilmesini de frenliyor. AKP bir taşla iki kuş vurmuş oluyor…

 

CHP Umumi Başkanı ve yanındaki bazı genel merkez yöneticileri de televizyon ekranlarında kendilerini savunmaya çalışıyor. Ne ilginçtir ki ağızlarından dökülen sözler CHP’nin kimlerin elinde oyuncak olduğunu ve ne denli kötü yönetildiğini de ortaya koyuyor.

 

Evet, geçtiğimiz Pazartesi Ahmet Hakan’ın “Tarafsız Bölge” programındaki komiklikten söz ediyoruz.

 

İşlerini tıkır tıkır yürütemeyen CHP’li Aygün (ne ilginçtir ki kız kardeşi de Ankara Büyükşehir Belediyesi meclis üyesiymiş) Kemal Bey huzuruna çıkıyor ve maruzatını dile getiriyor.

Umumi Başkan Kemal Bey de kendisine yardımcı olmak üzere Bülent Kuşoğlu ve sonrasında Levent Gök’ü devreye sokacağını söylüyor.

 

Yayına bağlanan Bülent Kuşoğlu ve Levent Gök, genel başkanlarının kendilerini aramadığını ve konu hakkında bilgileri bulunmadığını söyleyince, Aygün de bunu fırsat bilip Kemal Bey’i hem “yalancı” hem de idare-i maslahatçı duruma düşürdü.

Kendisini dokunulmazlık zırhına büründürdüğü için minnet duyduğu umumi başkanını yani…

 

Çıkar ve rant siyaseti işte böyle bir şey ve Kemal Bey CHP’sinin AKP’den farkı ise ancak ölçek/hacim mertebesindedir.

 

CHP’deki rant siyasetinin, çıkar ilişkilerinin hangi boyuta geldiğini anlamak isteyenler için

Ali İzzet Oral’ın “Çürüme” başlıklı kitabını hararetle tavsiye ederim. (Yıkılmazlar Basın Yayın,

Ekim 2019; 0212 515 49 47-0212 630 34 73) 

 

Kemal Bey’in CHP’deki misyonunu, icraatlarını da çok net gözler önüne seriyor Ali İzzet Oral.

 

“Beşiktaş’ta Siyasi Linç” ve” Beşiktaş Böyle Yağmalandı” isimli iki kitabı daha var Oral’ın.

 

İçişleri Bakanlığınca; belediye hizmetlerinin zorunlu bağışa tabi tutularak iş sahiplerinden zorla para alınması, usulsüz ihale ve ruhsat verilmesi, kamu malının özel şahısların menfaatine kullandırılması ve bunun karşılığında haksız menfaat temin edilmesi iddiaları nedeniyle görevden alınan Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ın yasadışı icraatlarını takip eden ve gün ışığına çıkaran onurlu mücadelesi ile de bilinir Ali İzzet Oral…

      

(Murat Hazinedar’ı CHP Beşiktaş Belediye Başkan Adayı yapan kimdi peki? Kemal Bey’in bizzat kendisi.)

 

“Çürüme” başlıklı kitap iki bölümden oluşuyor.

İlk bölümde, “İttihat ve Terakki’den başlayan CHP tarihini özlü biçimde okura sunuyor Oral.

İkinci bölümde ise, Kemal Bey’in CHP’deki görevinin kapsamına, “çürüme” sürecinde yaşananlara tanık oluyorsunuz.

 

İşte kitaptan bazı alıntılar…

 

//Küresel şer cephesince yapıldığı herkesçe bilinen bir tertipten sonra genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu, koltuğa oturur oturmaz partisini Yeni CHP olarak tanımladı…

Y. CHP demek, Atatürk’ün CHP’si artık eskide kaldı anlamına geliyordu…

 

Siyaseti sadece sandığa mahkûm etme sığlığı ve parti içinde tek güç olma sevdası, her yol ve her ittifak mubahtır anlayışı, ne yazıktır ki partiyi gericileştirip, pragmatist bir parti haline getirdi. Partinin içine düştüğü bu pragmatist anlayış, partiyi ‘Altıok’tan ve Atatürk’ten uzaklaşmaya doğru savururken, gizli kapılar arkasında ABD elçisinden, Soros tipi güçlerden, TÜSİAD’dan akıl almaya, cemaatlerin verdiği bilgi ve belgelerle muhalefet yapma kolaycılığına taşımıştı.  İzlenen politika tam bir neoliberal politikaydı…

 

Bu ülkede olaylara biraz diyalektik bakabilen ve toplumsal mücadelede dirsek çürütmüş herkes kısa sürede şu kanaate vardı ki; Y.CHP, AKP’ye ciddi bir muhalefet yapamazdı, çünkü AKP’yi iktidar yapan güçle, mevcut yönetimi CHP’nin başına getiren güç aynıydı.

 

Bu küresel güç odakları için nihai hedef, tabii ki, üniter ve ulusal devlet yapılarının tasfiye edilmesiydi. Bunun için de önce CHP içindeki ulusal güçlerin tasfiyesi gerekiyordu.

Soros bağlantılı sivil toplum kuruluşları ve vakıflar ile üniversiteler ve onların bünyesinden öğretim üyeleri devşirilecekti, öyle de yapıldı, TÜSES, TESEV, SODEV, Anadolu Kültür Vakfı, 10 ARALIK HAREKETİ, FREDERICH EBERT VAKFI ve Bahçeşehir, Sabancı, Bilgi Üniversiteleri, kadro devşirme alanları ve çözüm ortağı işbirlikçiler olarak devreye sokuldu…

 

RANT BELEDİYECİLİĞİ

 

Belediye başkanlıkları ve meclis üyelikleri alınıp satılmaya başlandı. Makamlara bedel ödeyerek sahip olanlar, elbetteki bu bedeli fazlasıyla geri almak için simsarca davranmaya başladılar ve böylece belediyelerde bir rant sektörü oluştu…

 

Eskiden hizmet kapısı olan belediyeler birer rant kapısına dönüştü…

Genel merkez yöneticilerinin konaklama, seyahat, araç masrafları, burada yazamayacağım birçok harcamanın faturaları, yine belediyelere ciro ediliyordu… Başkanlar artık şunun bilincindeydiler; genel merkezdekileri ne kadar memnun edersem onlar da beni o kadar memnun ederdi... özel kalemdekilere gönderilen hediyeler, düğünlerde bu başkanların metrelerce takı kuyruğu oluşturmaları ve bu takıların ancak sığdırıldığı bavullar, hediye edilen arabalar, lüks rezidans daireler, Avrupa seyahatleri ve karşılığında; “Bizi çok mahcup ettiniz” şeklinde alınan teşekkürler…     

 

Tüm bu ahlâksal çürümenin bataklığında yüzenlerin hedefleri, elbette ki ülke iktidarı değil, belediye iktidarından ibaret olacaktı. Öyle de oluyordu. Bırakın genel başkan ve üst yönetimi, hükümet inancını kaybetmiş milletvekilleri ile il ve ilçe yöneticileri bile belediye kavgası vermenin dışında başka şey düşünemez hale geldiler.   

 

CHP ÖRGÜTÜ ÜZERİNE

 

CHP’li kardeşim!

Bir an önce kendini sorgulamalısın, bir an önce içine düşürüldüğünüz; düşünmeyi değil, söyleneni yapmaya şartlandırılmış sürü konumundan sıyrılmalı ve örgütlü insanın, ancak düşünen insan olabileceğinden hareketle kapı kulluğundan çıkarak özgür birey olmalısınız!..//

 

************* 

 

Esenlik içinde, umuda açılan bir yeni yıl dilerim.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE