CHP, Edirne’deki delege seçimlerini bitirmek üzere.
Sonra ilçe kongreleri ile il kongresi var sırada.
Edirne’nin merkezinde geçen hafta sonu tamamlanan delege seçimleriyle ilgili çok şey söylendi. CHP’deki ‘demokrasi ittifakı’nın yeni yerleşim bölgesinde kazandığı zaferi küçümseyenler de oldu, abartanlar da.
Desteklediği taraf kaybetti diye, yasak savma kabilinden bir iki satırla geçiştiren de var tabi.
Bu konuyla ilgili yazımı bugüne bırakmıştım. Ama okuyucularımdan çok eleştiri aldım. CHP’deki durumu bir de benden okumak isteyenleri de kırmamak adına bu konuyu ele almak farz oldu.
***
Başta CHP Üye İnisiyatifi olmak üzere partiyi vesayet altından kurtarmak için bileşenlerin nasıl özverili çalışma yaptıklarının tanığıyım.
Ellerinde “Bize oy vermezsen seni işten atarız” kozları da yoktu.
“Desteklemezsen kaçak katını mühürleriz, yıkarız” deme şansları da.
Partiyle alakası olmayan müteahhitler koşulsuz destek de vermemişti.
Kendilerini destekleyecek milletvekili, belediye başkanı, mahalle muhtarı ne gezer?
‘Top atsan yıkılmayacak’ cinsten adamları devirdiler bütün bu olumsuzluklara rağmen.
CHP’li değilim ama onları kutlama erdemliliğini gösteriyorum.
Kaybedenlere gelince…
Demokraside böyle şeyler olur.
Kaybettiniz, kaybettiniz.
Olur böyle şeyler.
Bırakın artık tek listeyle delege seçimine girilen mahallelerde “Benim listem kazandı” palavralarını.
Kırmızı listenin kazandığı mahallelerdeki delege sayısı Edirne’nin yarısına bedel değil mi?
Tabii ki korkuyorsunuz. Bunun için mezarlığın yanından geçerken ıslık çalıyorsunuz, kabul. Ama korktuğunuzu kabul edin.
Ve bir düşünün bakalım, korkunun ecele ne faydası var?
Bu iş vatandaşın, kamuoyunun kafasında bitmiş.
Bundan sonra ne yapsanız, yeniksiniz.
Hem de elinizdeki bu kadar imkana rağmen, demokrasinin dışındaki bir takım yöntem ve dayatmalarla merkez ilçe hatta il kongresini alsanız bile yeniksiniz.
***
İl merkezinde tamamlanan delege seçimlerinden hemen sonra yandaş medya devredeydi.
Sanırım görev, yenilginin etkisini azaltmak, travmanın çabuk atlatılmasına yardımcı olmaktı.
Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi’nin seçimle ilgili değerlendirmelerini vermişlerdi.
Seçim sonuçları üzerinde tarafların değerlendirmesi olur. Hatta olması gereken sorumlu bir gazetecilik davranışıdır da.
Ama haberlerin harfiyen aynı olmasına şaşırdım doğrusu.
Kurnazlar, “Nasıl olsa okuyucu fark etmez” diyerek Edirnelileri salak yerine koymuşlar.
O gazetelerin isimlerini burada sayıp boşu boşuna reklamını yapmak istemiyorum.
Duyarlı okuyucular nasıl olsa tahmin edeceklerdir bu gazeteleri.
Ama benim merak ettiğim başka bir şey var.
Bu haberleri yazıp gazetelere servis eden kim?
Sahi kim bu ‘propaganda bakanı’?