ANASAYFA
11 Temmuz 2020 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Özdemir AKBAL / Dünyanın Penceresinden
Körfez İşbirliğinde Krizler
Yayın Tarihi: 17 Ocak 2020 Cuma, 06:40
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

            Körfez İşbirliği Konseyi’nin 1981’deki oluşumu her ne kadar bir entegrasyon amacı taşısa ve ilerleyen dönemde Suudi Arabistan vasıtası ile entegre olduk şimdi daha da entegre olmalıyız şeklinde bir yaklaşımla 2011’de bir çaba ortaya konmaya çalışılsa da tarihi sürecinden itibaren başlayan ve 20. Yüzyılın son döneminde su yüzüne çıkan Suudi Arabistan-Katar çekişmesi ile entegrasyon ifadesini dahi sorgulatır haldeki bir yapıya dönüşmüştür.

            Katar’ın tarihi süreçte İngiliz kontrolünde olduğu 19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Suudi Arabistan ve Bahreyn bölgelerinin gölgesindeki vaziyeti önemli bir sorun alanını oluşturmuştur. Her ne kadar o dönemki adıyla Suudi Arabistan gibi bir devletten bahsetmek mümkün olmasa da Necid bölgesinde ortaya çıkan Vahabi/Suud klanı hakimiyeti bugünkü Suudi Arabistan’ın temellerini oluşturduğunu dikkatten kaçırmamak gerekmektedir. Bu baskılayıcı sürecin yaklaşık yüz yıl sonrasında Katar, İngiltere’den bağımsızlığını ilân ederek 1971 yılında bağımsız bir devlet statüsüne kavuşsa da Suudi Arabistan ile Katar arasındaki gerginliğin ortaya çıkışı için Şeyh Hamid bin Halife es Sani’nin 1995’te iktidarı gelmesi gerekmiştir. Şeyh Hamid 2013 yılında yerini Şeyh Tamim es Sani’ye bırakıncaya kadar Katar’ın bağımsız bir devlet şeklinde davranışını geliştirirken attığı adımlar da yarımadanın hâkimi olarak kendini gören Suudi Arabistan tarafından çok da hoş karşılanmamıştır.

            Bu aşamada 1996 yılında meşhur El Cezire (Al Jazeera) Televizyonunun kuruluşu Suudi Arabistan’ı Katar’ın İran ve İsrail ile irtibat kurması kadar politik açıdan rahatsız eden bir durumu ortaya çıkardı. Tam bu gerginliğin arttığı sırada Katar’da aynı yıl Şeyh Hamid’e karşı bir darbe girişimi gerçekleşti. Başarısızlıkla sonuçlanan bu darbe girişiminin ardında Katar İstihbarat yetkilileri Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) hükümet yetkililerinin olduğunu tespit ettiğine dair raporlar hazırladı. Bu raporlar da yine büyük bir tesadüf eseri yıllar sonra yeniden artışa geçecek olan Suudi Arabistan-Katar gerginliğinin ardından Suudi Arabistan’ın kurulmasından bir hayli rahatsızlık duyduğu El Cezire medyası tarafından gündeme getirildiğinde yıl 2018’di.

            Katar 21. Yüzyıla girişin kapısında 90’ların sonunda sadece Suudi Arabistan değil bir başka komşusu Bahreyn ile de gergin seyretmiştir. Katar-Bahreyn ilişkileri 1940’larda başlayan çeşitli küçük adaların hakimiyeti üzerine gerginlik 1991’de Uluslararası Adalet Divanı’na götürülmüş krizin çözülmesi için Suudi Arabistan da aracılık rolü üstlenmiştir. Dolayısıyla görüldüğü gibi Suudi Arabistan kıyılarından Basra Körfezine doğru uzanan bu küçük yarımada ülkesi sadece tek bir komşu ile değil uzak yakın olan pek çok devletle ihtilaflı halde bulunmuştur. Elbette bu ihtilafın temelinde ise bahsi geçen küçük yarımada devleti üzerinde hakimiyet kurularak istendiği şekilde yürütülme amacı başı çekmektedir.

            Katar ise 21. Yüzyıla girildiğinde bu girişimleri bertaraf edebilme amacıyla Suudi Arabistan’ın ABD’nin 2002’deki Irak işgaline hazırlık sürecinde asker yerleştirme talebini reddetmesinden de faydalanarak Udeyd üssünün kapılarını ardına kadar açmıştır. Bu kapılar öylesine açılmıştır ki Katar Silahlı Kuvvetlerinin toplam mevcudundan daha fazla sayıda Amerikan askeri Katar’daki Udeyd üssüne yerleşmiştir. Elbette bu hamle ile Katar, Suudi Arabistan karşısında ABD gibi önemli bir gücün korumasını da elde etmiştir. Hatta biraz teknik yazalım buna da uluslararası politikada ardına takılma denir. Suudi Arabistan bu hamlelere 2002 ve 2008 yıllarında Katar nezdindeki büyükelçisini geri çağırarak karşılık vermeye çalışsa da sanırım siyaset bilimciler halen bu hamlenin ne önemi olduğunu tartışmakla astronomların bir kum tanesinin uzaydaki yönlendirici gücünü tartışma arasında bir fark görmeyeceklerdir.

            Katar’ın Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn tarafından hayli rahatsızlıkla karşılanan Müslüman Kardeşlere vermiş olduğu siyasi destek de KİK içerisinde bir başka kriz alanını oluşturmaktadır. Bu rahatsızlık Mart 2014 yılında yapılan KİK toplantısının ardından Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn’in Katar nezdindeki büyükelçilerini geri çağırmasına sebep olmuştur. Bu düşük seviyeli diplomatik “çatışmalar” sonrasında Katar 2017 yılında yeniden yarımadanın hatta dünyanın gündemine oturuverdi. Önce Katar devlet kurumlarına ait hesaplardan İran lehine tweetler atılmış ardından da Katar şeyhinin İran’nın çok önemli bir bölgesel güç olduğu Suudi Arabistan’ın da bu gücü kabul etmesi gerektiği mealinde bir konuşma yaptığı iddia edilmiştir.

            Elbette bu iddialar Katar yetkili makamları tarafından yalanlanarak ilgili twitter hesaplarının devleti bilinmeyen bilgisayar korsanlarınca ele geçirildiği, Katar Şeyhi Tamim’in de iddia edildiği gibi İran’ı öven bir açıklama yapmadığı belirtilmiş olsa da tüm KİK üyesi ülkeler Katar’a yönelik bir ambargoya başlamıştır. Yaklaşık iki yıl süren bu ambargo sonunda kendi ordusundan daha fazla Amerikalı askeri topraklarında konuk eden Katar ABD Devlet Sekreteri Pompeo’nun girişimleri ve birlikte çalışmazsak güçlü olamayız mealindeki sözleri sonucunda dışlanmasının dozunun azaldığı bir döneme girilmiştir. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları.

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE