ANASAYFA
02 Haziran 2020 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Erdal AKAS / KONUKLARINIZIN SESİ
KONUKLARINIZIN SESİ 256
Yayın Tarihi: 22 Ocak 2020 Çarşamba, 06:08
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

        Neşe Okulu’nu Doretha Hanım’a verdim; Kent Konseyinde özetleyecek. Bu nedenle buradan alıntılamaya yine ara.

       Halk TV ve Tele 1 çok ucuza dedikodu kitapları veriyor. (Arsa vurgunuyla ekonomik yapının nasıl bozulduğunu çözümlemeyen veya düşünmeden yanıtlanması gereken test sınavlarıyla, gereksiz, yararsız bilgiler yüklemeyle oluşturulan eğitimdeki doldur-boşalt sistemi, kölelik eğitimini genelde ve somut örnekleriyle irdelemeyen ve bunun yalnızca bir ögesi olan din öğretimini öne çıkaran, … tüm siyasi anlatımları, özellikle de kişiler üzerinden yorumlamaları biz dedikodu diye adlandırıyoruz.) Bunlardan, en azından coşkulu ve cesurca birini özetleyelim: Meclisten Silivri’ye Adalet Manifestosu-Eren Erdem.

       Giriş, “Türkiye, bir anti-hukuk süreci yaşıyor.

                 Yargı sistemimiz tamamen çökmüş durumda…

                 Cezaevleri ‘düşünce suçluları’ ile dolu.

                 Cezaevlerinde işkence var…

                 Kimsenin hukuk güvenliği yok.

                 Kimsenin can güvenliği kalmadı…

diye başlıyor.

         Eren, neden tutuklandığını açıklıyor: “Gizli tanık” Başkaca hiçbir kanıt yok. Gizli tanığa bu görevin nasıl verildiğini anlatıyor. Neden ve nasıl tutuklandığını, tahliyesini ve tekrar tutuklanışını anlatıyor…

         Bundan sonrası (81 sayfa) Eren’in sekiz saatlik savunması: Yargıca seslenişi.

                       “Sayın Yargıç,

                        Öncelikle sizin adınıza çok üzgünüm…

                        Ancak vicdanıyla kariyeri arasında tercih yaparken kariyer terazisi ağır basan

                        kimseler olup olmadığınızı kestiremiyorum…

                        Bu hitabım bir savunma değil söylevdir.

                        Çünkü esas olarak ben sizlerden bir yıldır niçin tutuklu olduğum hususunda bir

                         savunma bekliyorum.

                         Siz ve ben, bu cemiyette bir suçlu vardır evet. Ancak bu suçlu; hiçbir gerekçe

                         olmadan, bir insanı tutuklayan kimseler olabilir…

                         Özgürlük, bir düzenin sopasını tutmamaktır.

                         Özgürlük, bir otoritenin kulu, köpeği olmamaktır…

                         Ben özgürüm!

                         Ve sormak isterim Sayın Yargıç,

                         Siz özgür müsünüz? …

                        Dosyaları bilen mahkeme, duruşmaları yapan, yürüten mahkeme… “Oy birliği”

                       ile tahliye kararı veriyor. Konuyla hiçbir alakası olmayan dosyayı incelememiş,

                       duruşmaları izlememiş, klasörlerden habersiz bir mahkeme tutuklama kararı

                       veriyor.

                       Ne acı bir durum.

                      İnanın beni tahliye eden heyete çok acıdım.

                      Kendilerine denk bir mahkeme itiraz üzerine şunu söyledi: “Bire gerizekalılar

                      siz nasıl olur da bu adamı bırakırsınız…”

                      Resmen hâkim hâkime gerizekalı muamelesi yaptı.

                      Peki ya sonra ne oldu?

                    Beni 1 saat içinde tahliye etmesi gereken Silivri 9 nolu işkence yuvası (cezaevi)

                    tahliye etmedi.

                    Tamamen keyfi olarak.

                    Karar çıkmasını beklediler.

                    Karar çıktı… Ben dev bir operasyonla cezaevinin içindeki hücremden yakalandım ve

                    tutuklandım…

                    Sayın yargıç ve heyet!

                    Biz yazılarımızı kalem ile yazmıştık.

                    Sildiniz.

                    Şimdi kendi kanımla yazıyorum.

                    Hadi bunu da silsenize…

                    Kanla yazılan okunmaz.

                    Destanlaşır…

                    Yaşasaydı Che Guevera muhtemelen FETÖ’nün Küba imamı ilan edilmeyecek

                     miydi? …

                     Ama gerçek tutuklanma nedenim konuşmak.

                    Düşünmek.

                    Halk için, çocuklar için, ezilenler, mazlumlar için siyaset yapmaktı.

                    Cumhuriyeti savunmaktı…

                                                                                                                  Sağlıcakla,

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE