Edirne Televizyonu (ETV) “2011 Yılı'nın En Başarılılarını” düzenlenen törenle ödüllendirdi.
Ödüle layık görülenleri kutluyoruz.
**
ETV, 2003'ten bu yana sunduğu ödül kategorilerinin arasına gelen talepler doğrultusunda bu yıl “Belediye Başkanları”nın da eklendiğini, yapılan değerlendirmeler sonucu Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi'nin “2011'in En Başarılı Belediye Başkanı” olarak ödüle layık görüldüğünü açıkladı.
Buraya kadar tamam.
Peki, ya gerekçe?
İşte o yok!
ETSO'da düzenlenen törende Sedefçi'ye verilen ödülün gerekçesine ilişkin hiçbir ayrıntı sunulmadı.
Ne var ki, bunun yerine jenerikte sadece kendisinin “hayat hikayesi” anlatıldı...
Böyle olunca da bu işten kimse bir şey anlamadı.
Bu yüzden geriye tek bir şey kaldı.
'Hikaye!'
**
Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi törendeki konuşmasında hayatındaki en büyük ödülü, 4 kez belediye başkanı seçilerek halktan aldığını ve bundan büyük onur duyduğunu belirtti.
Kolay değil 4 kez başkan seçilmek.
Söyledikleri çok doğru...
**
Peki, kendisine büyük onur yaşatan Edirne halkı için ödül aldığı 2011'de yaptıkları ne kadar doğru?
Yorum sizin.
**
– İçme suyunun ilk 10 tonuna yüzde 110 zam! (Tepkiler üzerine belediye meclisinde yeniden görüşülmek üzere bütçe komisyonuna geri gönderildi.)
– Belediyenin şehir içi ulaşım konusundaki bütün yetkilerini Serhat Birlik’e devrederek sözleşme imzaladı ve Edirne Toplu Ulaşım Sistemi'ni (ETUS) devreye soktu. (Edirne İdare Mahkemesi ETUS’u ve Serhat Birlik’le imzalanan sözleşmeyi ‘kamu yararı yoktur’ diyerek iptal etti.)
– Selimiye Camii, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alındı. (Projeyi yazan uzman da dahil olmak üzere Selimiye’nin listeye alınması konusundaki çalışmaları yapan bütün ekip dağıtıldı. Projenin uzmanını Bergama kaptı. Uzman, Edirne Belediyesi’ndeki işine son verildikten hemen sonra Bergama’daki bir başka UNESCO çalışmasına tam yetkili olarak dahil edildi.)
– Toplantıda söz isteyen belediye meclis üyelerine söz hakkı vermek yerine, “Otur yerine, sus konuşma” şeklinde azarladı. (Parti grup kararını çiğnedi. Partisinin İl Başkanı'na hakarete varan konuşmalar yaptı. Parti, hakkında işlem yapmak üzere, son meclis toplantısında kaydedilen görüntüleri resmen belediyeden istedi.)
– 22 Eylül 01 Ekim 2011 tarihlerinde Kamu Yönetimleri Akademi Derneği'nin (KAYADER) düzenlediği Amerika İnceleme Tetkik Gezisi'ne yolluk ve harcırahları Belediyece karşılanarak gitti. (Yaklaşık 3 ay sonra bu kez yanında AKP'li 2 meclis üyesiyle birlikte belediyeden alınan kişi başına 10’ar bin Euro harcırahla yine aynı derneğinin Bangkok, Pataya, Singapur'a düzenlediği Uzakdoğu İnceleme Tetkik Gezisine gitti.)
– Almanya ve Rusya’ya “Kırkpınar tanıtımı” adı altında belediyenin kasasından alınan paralarla geziler düzenlendi. Kırkpınar'a bu iki ülkeden ne turist, ne de basın mensubu geldiğini kimse hatırlamıyor.
– Rant mafyası kendi partisine mensup belediye meclis üyelerini tehdit etti, saldırılar düzenledi. Üyelerin bu durumu kendisine defalarca söylemesine rağmen tepki göstermedi. CHP Belediye Meclis grubu bu konuda ortak bir deklarasyon yayınlayınca, “Bir daha olursa gerekeni yaparız” demekle yetindi.
– Belediyenin 20 kamyon hurdasının alınmasına şikayetçi olmayarak adeta göz yumdu. Soruşturma ancak bir vatandaşın savcılığa başvurmasıyla açılabildi.
– Kırkpınar’da Başbakan’a altın kemer taktı. “Neden genel başkanınıza da altın kemer takmadınız?” eleştirilerine muhatap olduğunda “O'na da kemer hazırlatmıştım” cevabını verdi. Ancak hazırlattığı kemeri gösteremedi. Kemer uzun bir aradan sonra basın mensuplarına gösterildiğinde ise Başbakan'a olduğu gibi isme yazılı olmadığı dikkak çekti.
– TOKİ ile pazarlık yaptı. Daha önce karşı çıkarak mahkemelere başvurduğu Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nün verimli topraklarında imar tadilatına gidince burada dev bloklar yükselmeye başladı.
– Edirne'de onca hastane dururken, yeni bir 400 yataklı hastane yapılması yolunda elinden gelen bütün gayreti gösterdi.
**
Bunlar doğru ya da yanlış.
Karar bugünlerde CHP'li üyelerin.
İki yıl sonra da Edirneliler'in.
Delege seçimlerinde kırmızı listede yer alan eski dostlarının kendisini eleştirirken sıraladığı doğru ve yanlışlar kadar, sanırım doğru ve yanlışı en güzel özetleyen sözlerden biri ise Dostoyevski'den:
“...bazen yaptığın bir yanlış, tüm doğrularını götürebilir.”