ANASAYFA
03 Haziran 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
“Evrensel Temel Gelir” zırvası…
Yayın Tarihi: 29 Ocak 2020 Çarşamba, 06:50
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Zirve değil, zırva…

 

Dünya ekonomisinin nabzının ölçüldüğü, her yıl İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen ‘Dünya Ekonomi Forumu’ zirve niteliğindedir…

 

Dünya ekonomisine yön verenlerin bir araya geldiği bu zirvede, kapitalizmin bugünü ve geleceği hakkında konuşulur, sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırılır, tartışılır…

 

Sistemin efendilerinin aile içi buluşmasıdır Davos zirvesi.

 

Evrensel Temel Gelir zırvası ise, “bebelere balondur”…

 

Sistem içindeki milyarlarca insanın kontrolünü sağlamaya dönük pompalanan bir ütopyadır, ki bizim ona “zırva” yakıştırmasında bulunmamız biraz da bundandır.

 

Aslında bir ütopya bile değildir.

Kapitalizmin özü itibarıyla yarattığı sorunların perdelenmesi amacıyla kurgulanmış stratejik bir oyundur.

Sistem mağduru yığınların kandırılmasına/oyalanmasına dönük, ağızlara sürülen bir parmak baldır.      

 

Evrensel Temel Gelir’e zırva, yani saçma, saçma sapan, boş, anlamsız söz yakıştırmasını açacağız ama önce ETG’nin genel tanımına bir göz atalım…

 

ETG,  bir ülkenin tüm vatandaşlarına (hatta tüm yerleşiklerine), doğumlarından ölümlerine kadar, her ay, hiçbir formalite ve ön şart olmaksızın, yoksulluk çekmeden yaşamalarına yetecek bir gelirin sağlanmasına denir.”

 

Kapsamı öyle geniş ve cezbedici ki sanki ‘kapitalist cennet’ vaat ediliyor…

 

Öyle böyle değil, çalışma koşullarınız, gelir durumunuz ne olursa olsun her ay birileri yan cebinize ekstradan para koyacak yani.

 

Ülkelerin milli gelirine göre 500 ila 1500 Avro arası bir temel gelir bu ve vatandaşlık hakkı olarak sunuluyor. 

 

Haklısınız, akla hemen paranın kaynağı sorusu geliyor.

 

Efendim şöyle olacakmış…

 

Gelişmiş ülkelerde zaten sosyal yardımlar ciddi bir bütçe oluşturuyormuş ve bu ETG’nin büyük kısmını karşılarmış.

Yetmediği takdirde, ülkesine göre, servet vergisi, elektronik para transferine ek vergi konarak, KDV oranı artırılarak açık kapatılabilirmiş.

 

Geri kalmış, gelişmekte olan ülke vatandaşlarına hangi kaynaktan ETG dağıtılacağı ise, henüz net değil...     

Daha yolun başında patlıyor lastik; tüm dünyayı kapsayacak “evrensel” bir gelirden bahsediliyor ama dağıtılacak paranın kaynağı ulusal ölçekte görülüyor.

 

Dahası, uygulama henüz deney aşamasında ama gevezelik dorukta.

 

Örneğin Finlandiya’da, Ocak 2017’de iki senelik bir deney başlatılmış. 2000 işsiz Finlandiyalıya iş bulup bulmamalarına bakılmadan ayda 560 avro ödeme yapılmaya başlanmış. Benzer şekilde, Kanada’nın Ontario eyaletinde, İtalya’nın Livorno şehrinde ve bazı Hollanda kentlerinde süren deneyler var.

 

Bu noktasal deneylerden kullanılabilir bir sonuç, yani ETG’nin yaşam bulmasını sağlayacak bir açılım çıkmasını beklemek, abesle iştigaldir.

 

Nitekim 2016’da İsviçre’de milli temel gelir başlatılsın mı diye yapılan referandumun reddedilmesi tam da bunu göstermektedir.       

 

Evet, ihmal edilebilecek küçüklükteki deneylerden bahisle evrensel ölçekte dağıtılacak bir temel gelirin mümkünmüş gibi toplumlara pompalanmasında sorun vardır.  

 

Nüfusu 8 milyara koşan bir gezegende herkese dağıtılacak evrensel temel gelirin kaynağı bir muamma iken, ulusal ölçekli, üstelik ihmal edilebilecek küçüklükteki deneylere dayalı ETG muhabbeti üzerinden algı yaratmanın, beyin yıkamanın, temel bir insan hakkı ihlali olduğu da söylenebilir.

 

ETG üzerinden yürüyen anlatının temelinde hiç kuşku yok ki kapitalizmin yeni evresinden kaynaklı sorunlara yönelik bir arayış var.

 

Dünya genelinde giderek artan yoksulluk, açlık, sistemi zorluyor.

 

Artan ve kronikleşen işsizlik sorununun, gelir dağılımı adaletsizliğinin çözülemeyeceği açıkça görülüyor.

 

Biyoteknoloji ve bilişim teknolojisindeki gelişmeler; yapay zekâ/robot sonucu artacak işsizlik, mevcut sorunların katlanması demek.     

 

Milyarca insanın iş dünyası dışına savrulmasının toplumsal ve siyasal hareketlenmelere yol açabileceği gerçeği, sistemi elbette rahatsız edecektir.

 

ETG de işte bu sıkışmışlığa karşı bir manevranın, yeni bir toplumsal düzenin kurgulanmasına dönük deneylerin piyasa sürümüdür.

 

Bilişim teknolojileri, yapay zekâ alanında öne çıkan Elon Musk (Tesla Motors),

Bill Gates (Microsoft), Mark Zuckenber (Facebook) gibi isimlerin ETG projesinin arkasında olmaları da şaşırtıcı değil kuşkusuz.

 

Kapitalizmin yeni evresinin taşıyıcı önderleri onlar çünkü.

         

 

Dolayısıyla ETG’yi sistemin devamı için tasarlanıp piyasaya sürülmüş bir gaz alma projesi olarak görmekte bir beis yok sanırım.

Dünya servetinin yarısına sahip en zengin yüzde 1’lik grubun önde gidenlerinin böylesi çabalarını doğal karşılamak lazım; onlar ne yaptıklarını elbette iyi biliyorlar.

 

Projeyi allayıp pullayıp kapitalizmin yeni evresinin getireceği sorunlara çare gibi sunan, ortalarda dolaşan, sahibinin sesi borazanları da yadırgayacak değiliz.

 

İstedikleri kadar zırvalayabilirler...

 

Eğlenceli bir yanı da var zira.

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
İşletmenize Özel Hosting Seçimi Nasıl Olmalı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE