ANASAYFA
05 Haziran 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
CEHALET KALICI OLMAZ
Yayın Tarihi: 30 Ocak 2020 Perşembe, 06:01
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Bir doğa olayı olan deprem ile yine karşılaştık. Doğaldır. Doğa kendi yasaları içinde değişir iken bize ve diğer canlılara zarar verebilmektedir. Bu hepimizin bildiği bir bilgidir. Önemli olan doğayı kullanan ve en zeki canlı olduğu belirtilen insanın tutum ve davranışlarıdır. Belki de insanlaşmak diyebiliriz buna. İnsanlaşmak; doğaya ve insana uyumlu, karşılıklı saygı ve adalet kapsamında bir yaşamdır.
Deprem sonrasında yardıma koşmak, mağdurlara mağduriyet yaşatmamak çok önemlidir. Ancak bu ikinci ve zorunlu görevdir. Asıl görev; depremde yıkılmayacak binalar yapmaktır. Tıpkı hastalıklarda veya ölümlerde yapılan kaliteli hizmetlerden önce insanın sağlıklı yaşamasını sağlamak gibi.
İçişleri Bakanı İstanbul'da 7,5 şiddetinde deprem beklendiğini söyledi. Bakanımız bunu biliyor ve uyarıyor diye sevinelim mi şimdi? Bu bilgi sonrasında yapılacaklar önemlidir. Örneğin; acilen tüm binalar elden geçirilip depreme dayanıklı hale getirilecek mi? Örneğin; deprem anında kentlinin toplanması gereken alanlar yaratılacak mı? Örneğin; deprem anında insanların nasıl davranması gerektiği konusunda tüm kentli acilen eğitimden geçirilecek mi? Örneğin; yeni yerleşim bölgeleri titizlikle belirlenecek mi? Örneğin; binaların yapı tekniğine ve inşaat yönetmeliğine uygun olarak yapılması sağlanacak mı? 
Sorular çoğaltılabilir. 1999 yılındaki deprem sonrası bunların sözü verildi hep. Mevzuatlar yazıldı, o duygusal ortamda çok iyi niyetlerle parmaklar indi kalktı ve yeni, anlamlı, olumlu kararlar alındı. Ama devletin devamlılığı esası ilkesi doğrultusunda o günden bu güne neler yapıldı? Çok eksiklikler olduğunu hepimiz biliyoruz. Ayrıca bilim insanları hep uyardı.
Bir çamaşır makinesi alırken üretici firmanın garantisi var, servisi var, falan. Konut alırken yapıcı firma bana 10 yıl, 20 yıl, 50 yıl garanti veremez mi? Denebilir ki DASK var, sigorta yaptır. DASK deprem sonrası için bir mali önlemdir. Önceden verilen garanti ise inşaatın sağlamlığını, depreme dayanıklılığı, binanın yasalara uygunluğu anlamındadır. Devlet bunu sağlamalı ve bana güvence vermelidir. Çünkü devlet işte bu nedenle vardır. Ben alacağım binanın, çalışacağım işyerinin nasıl olması gerektiği hakkında bilgisi olmak zorunda olmayan bir yurttaşım. Ki olamam da. Buna uygun eğitim almadım, herkes de alamaz. Benim sağlıklı bir mekânda yaşamamı ve güvenilir bir işyerinde çalışmamı sağlamak devletin asli görevidir.
Konu deprem ya o nedenle devletin depremle ilgili görev ve sorumluluklarını yazdım. Daha geniş bakarsak ki bakmalıyız; insan yaşamı, olası tüm felaketler ve potansiyel riskler dâhil korunmalıdır. Bu bir görevdir ve sorumlu olan da devlettir.
Son günlerin birkaç haberine bakalım. Tarım ve Orman Bakanlığı 229 firmaya ait 386 ürünü denetledi. Zeytinyağı, tereyağı, et ve süt ürünleri, çikolata, alkolsüz içecekler, baharatlar, margarin, çay, kahve, kuruyemişler…
Gıda diye piyasada olanların ne olduğunu bazen görüyoruz. Her türlü yiyeceği denetleyen devlet yaptırıma gelince çekiniyor. Ya içtiğimiz su? Basından izledik; sağlıklı yaşam için gerekeli içme sularımızı Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi denetledi.  İçilmemesi gereken suların listesini yayınladı ama hiçbir yaptırım yok ve iş 'müşteri' olan bizlerin tercih kullanmasına kalıyor. Satışlara devam ediliyor. 
Sadece gıda ve içme sularına dair insan sağlığı olsa amenna. Devlet dediğimiz yapı insanın bulduğu bir yapılanma ve her görevi devlete ve yurttaşa yüklemiş yasalarımız. Devleti yönetenler keseri kendine doğru çevirmişse, bilgi ve beceri eksikse veya 'rabbena hep bana' tarikatı mensubundan ise her şeyi düzenlemesi gereken devlet aksine her şeyi nakit para olarak görenlere teslim ediyor.
Eğitim Bakanı; herkes üniversite okumak zorunda değil, diyebiliyor. Savunma Bakanı; herkes güven içinde yaşayamaz, diyebiliyor. Ekonomi Bakanı; herkes geçinecek diye bir şey olmaz, diyebiliyor. Adalet Bakanı; herkes kanun önünde eşit olmaz, diyebiliyor. Enerji Bakanı; her şeyi devletten beklemek doğru olmaz, diyebiliyor.
Bir başka en yetkili; kentlerin güvenliği emniyet güçlerince sağlanamaz, diyor. Aynı kişi bir başka yer ve zamanda; eğitim sivil kurumlara devredilmelidir, diyor.
Devleti yöneten zihniyet sorumlu olduğu işleri başkalarına aktarıyor, yasalarla kendisine verilen görevleri yapmak zorunda olmadığını söyleyebiliyor. Demirel bile; Fırat kıyısında çobanın iki koyunundan biri kaybolursa sorumlusu başbakandır derdi ama şimdi bu sorumluluktan imtina edilebiliyor.
Depremde ölenlerin şehit olup olmadığı, depremin kader olduğu ve Allah'ın bizi sabırla sınadığı gibi temelsiz, insan aklı ile alay eden yorum ve konuşmalara kızmıyorum bile. Çünkü kalıcı bilgi oraya kadar düştü ve inananı varsa çak kibriti!
Ama yönetim erkini elinde bulunduranların benzer sözleri, yani; kader vurgusu, sabrımızın sınanması, buna şükür, imanımızın ölçülmesi gibi yaşananları fıtrata, olağana bağlamak, bilimsel gerçeklerden kaçmak, bilgi çağına yakışmıyor ve geleceğe olan umudu öldürüyor.
Söz uçup gitmiyor artık. Bilim ve teknoloji kişilerin geçmişte neler dediğini, neler yaptığını karşına çıkarabiliyor. Bilim bu kadar ilerlemiş iken bilimden kopuk sözlerle acıları ötelemek, bilimsel çözümlere yönelmemek, cehaletin sonunun geldiğinin de resmidir. 
Ey cehaletten beslenenler, siz gidebilirsiniz. Çünkü hiçbir çağda cehalet kalıcı olmadı…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kredi Kullanırken Hayat Sigortası Yaptırmak Zorunlu Mu?
Zevke Uygun Kol Saatleri
Forexi Öğrenmek Ücretli mi?
Aramızdan ayrılanlar
T.C. EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
Bunun adı: vicdansızlık!
T.C. EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
Roman sorunları 'ısırgan' gibi
54 MKNZ.P.TUG MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI MSB BAĞLILARI
Çilek Trakya'da da zam şampiyonu
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE