ANASAYFA
11 Temmuz 2020 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Özdemir AKBAL / Dünyanın Penceresinden
Körfezden Bir Hoş Seda Yükselirken
Yayın Tarihi: 31 Ocak 2020 Cuma, 06:48
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

 

ABD Başkanı Trump yanına İsrail Başbakanı Netanyahu’yu alıp adına “Orta Doğu Barış Planı” dedikleri “şeyi” açıklamak için kameralar karşısına geçti. Aylardan beri konuşulan bir mesele, bu sözde Orta Doğu Barış Planı. Tabii olarak meselenin ilgili tarafı sadece ABD ve İsrail yetkilileri değil. Filistin Devleti’ni de elbette ilgilendiren bir durum ama Trump’ın Mahmut Abbas’a konuşması sırasında bir iki doğrudan hitabı dışında açıklamanın yapıldığı salonda bir yetkili yoktu.

Bu sahne bana şimdi Suudi Arabistan Veliaht Prensi Salman’ın 15 Aralık 2015’te konuşma yaptığı sahnede arkasına dizdiği ve Teröre Karşı İslam Ülkeleri İttifakını açıkladığı konuşmayı hatırlattı. O zaman Türkiye’deki medya bangır bangır “İslam Ordusu” kuruldu diye manşetler atıyordu. Bu yazı kaleme alınırken tarih 30 Ocak 2020 herhalde bu ifadelerin sahipleri Suudi Arabistan hakkında o gün düşündüklerini düşünmüyordur.

Bu iki sahne arasında olaya konu olanların konudan uzak olması açısından büyük bir benzerlik mevcut. Zira ikisinde de birileri bir karar almış, karar uygulanır mı uygulanamaz mı diye sorma ihtiyacı bile hissetmemiş ve ben konuşursam bu elbette gerçekleşecektir diyerek arz-ı endam eyleyerek hali pürmelallerini anlatmışlar. Bu iki sahnenin bir kahramanı Muhammet Bin Salman diğer kahramanı da Donald Trump…

Olayın gelişimi ve davranış biçimi benzerliği dışında Trump’ın sözde Orta Doğu Barış Planına gösterilen destekler açısından da oldukça benzerlik var. ABD ne de olsa Suudi Arabistan Krallığı adı ile resmen 1932’de kurulan devletin hem idari kurumsallaşması hem de petrole dayalı ekonomik gelirinin ortaya çıkışı hususunda önemli “katkılarda” bulunmuş bir devlet. Elbette kardeş kardeşe benzer…

İşte bu benzerlik neticesinde Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından 28 Ocak 2020’de Filistinli kardeşlerimizin çıkarları için Amerikan planını destekliyoruz şeklinde resmi bir açıklama yapıldı. Aynı gün Filistin Devlet Başkanı ile yapılan görüşmede de Filistinlilerin çıkarlarının savunulacağı yönünde görüşler belirtildi. Bu görüşlere Birleşik Arap Emirlikleri de ihtimam ile katıldı. Yani aslında yapılan şey ABD’nin planının Filistin’e “barış” getirmesi için desteklenmesi oldu. Tabii bu barış plânının İsrail lehine durumunu hiçbir şekilde tartışılmaması ise ayrıca bir sorun alanının oluşturuyor. Zira Filistinlilerin “iyiliği” için ABD tarafından atılan adımların desteklenmesi İsrail lehine sonuçlar doğuracak.

Elbette Suudi Arabistan ile İsrail’in İran’ın bölgesel gücünün genişlemesi karşısındaki ortak tutumu zımni bir mutabakatın olduğunu gösterir önemli bir dayanak noktası. Tabii bu arada Rusya Federasyonu’nun bu planının uygulanması önündeki bir engel olarak gören zevata da söz konusu devletin İsrail ile olan ilişkilerini ve Suriye meselesinde İsrail lehine attığı adımları iyi incelemelerini tavsiye ederim. Sonuçta uluslararası politika çalışmasını tarihin bir türevi olarak gören sığı çalışmaların ışığında bu durumun analizinin yapılabilmesine imkân yok. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE