ANASAYFA
02 Haziran 2020 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
100 VE 50
Yayın Tarihi: 06 Şubat 2020 Perşembe, 06:29
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

2020 yılı; Ulusal Egemenliği elde etmemizin yüzüncü yılı ve bu yüz yılın elli yılına tanıklık yapmış Hudut Gazetesi'nin dee 50’nci yılı.
Genelden yerele ve yerelden de ben'e indiğimizde benim de Hudut'ta onbeşinci yılım. Emekli olup Edirne'ye yerleştiğimde Uzunköprü'den gelen yerel gazetede yazma geleneğimi burada da devam ettirmek istemiştim. Sendikam Eğitim-Sen'deki il yöneticiliği çalışmalarımızdan tanıdığım Hudut Gazetesi'ne düşüncemi söylediğimde hemen kabul edildi. 
Ve 05.02.2005 tarihli yazımda “Merhaba” demiş oldum Edirne'ye. Kendimi tanıttıktan sonra köşemin adı olan 'Solduyu'yu da şöyle anlatmıştım; “Dedem de, babam da ve toplumun birçok kesimi de hep 'sağduyu' dedi, diyor ve diyecek de... Fakat gördüm ki halk dilinde iyi niyet ile kullanılan sağduyu ile yıllardır bizleri yönetenlerin 'sağduyu' anlayışları farklı. Ben öyle gözlemledim. Toplum ne zaman sağduyuya davet edilse, ardından sağ yumruklar; ekonomik, demokratik darbeler geldi veya mafyavari soygunlar gerçekleşti. İşte bu nedenle olayları yorumlarken 'sağduyu' değil de 'solduyu' ile yorumlamayı düşündüm. Birilerinin aklı değil kendi aklımızın önde olmasını, bireysel çıkarların değil toplumsal çıkarların öne çıkarılmasını hep istedim, istiyorum. Ve bunu böyle de yapmaya çalışıyorum. Gelecek, mutlu gelecek, bedeller ödense de, ödeyen sen olmasan da,  böyle gelecek...”
Bu farkındalığı vurgulayarak başladığım Hudut Gazetesi 'Solduyu' yazıları gazetenin çıkmadığı günler hariç her Perşembe devam etti ve devam ediyor. Yani yılın elliiki haftasının ikisinde gazete yayınlanmadı ise yılda elli yazı yazmışım ki onbeş ile çarpınca; toplamda yediyüzelli yazı yazmışım. Ki bunların bir kısmını K.E.Ç.İ. (Kent, Eğitim, Çevre, İnsan Yazıları) adı ile kitap haline getirdim.
Elli yıl bir kent için önemlidir. Kent hakkında araştırma yapanların başvurduğu ilk kaynak yerel gazetelerdir. Bizler unuturuz ama gazeteler unutmaz. Halk Kütüphanesi'nde sürekli eski gazeteleri inceleyen ve kendine uygun kaynakları okuyan rahmetli Mehmet Ağırgan'dan çok şeyler öğrenmiştim ben. Tabii ki kente dair araştırmaları okuyan kentliler de çok şeyler öğrendi. Şimdi bakıyor ve izliyorum ki Hudut'ta yazan İsmail Demiray geçmiş gazetelerde tarihi okumanın mutluluğunu yaşıyor ve bize de yaşatıyor. Bunların birçoğunu da bizlerle paylaşıyor. İsmail; spor, bisiklet ve kentin insanları gibi konularda doğal anlatımda yazdığı öyküleri her hafta soluksuz okuyorum, okuyoruz.
Yerel gazeteler bu kadar önemli iken idare edenlerin yerel gazetelere soğuk davranması ve yardımcı olmamasını anlamak zor. Evet teknoloji gelişti ve büyük çoğunluk 'gazete' okumuyor. Ulusal gazeteler de okunmuyor. Herşey sanal ortamda var. Bunlar acı gerçekler olsa da yerel gazeteler arşiv anlamında, gelecekte kentleri ve yaşamları tanıma anlamında vazgeçilmezdir.
Yerel ve ulusal gazetelerin okunmamasının bir sebebi de bir yerlere yaslanmış olmasından, bir güce teslim olmasından, basının her işi yapan şirketlerin eline geçmesinden olabilir mi? Bundan yüz yıl önce yerel gazetelerin ve bu günkü özgürlüklerin temelinin atıldığı günlerdi.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında bölünmek istenen ülkemiz Mustafa Kemal önderliğindeki kadro ile toparlanmış ve 23 Nisan 1920 tarihinde Meclis açılmıştır. Mecliste alınan kararlar ile kurtuluş ve kuruluş mücadelesi sürmüştür. Kurucu irade nihayet 29 Ekim günü 1923 günü bu kazanımları Cumhuriyet ile taçlandırmıştır.
Bu kurtuluş ve kuruluş sonrasındadır ki basın bir çok hakkı elinde görmüştür. Bu hak ve özgürlükler bu gün elimizden alınıyor ise Ulusal Egemenliğin biz yurttaşlar tarafından yanlış  veya eksik kullanılıyor olmasındandır.
Yüz yıl önce bunu başarma azmi olan kurucu kadronun hedeflerinde; Meclis örneğinde olduğu gibi tüm ülkede demokrasinin gelişmesi ve kentlerde, mahallelerde bile yurttaşın yönetimlere katılması da mutlaka vardı.
Ancak bu gün geldiğimiz noktada yurttaşların yerellerde yönetimlere katılımı olmadığı gibi Meclisin de işlevi yok edilmiş, sistem cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi gibi anlaşılamayan bir sisteme dönüşmüştür.
Bu neden böyle oldu ve hatalarımız nelerdir? Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini nasıl bir toplumsal yapı kabul etmiştir? Kurucu idare tarafından verilen birçok hak neden kullanılamadı? Yurttaşın katılımı neden sağlanamadı? Meclislerden oluşabilecek katılımcı demokrasinin geliştiği bir idare aşamasına neden gelemedik? Yüz yıl sonra neler yapmalıyız?
Bu konuda daha çok sorular sorabiliriz. Önemli olan sorulara yanıt verebilmektir. Belkide hepimiz bir öz eleştiri yapmalı ve bunu tartışıp eksikliklerimize görerek yeniden egemenliğin yurttaşta, meclislerde olduğu bir yöne doğru gidebiliriz.
Hudut Gazetesi elli yıldır kendini yenilemiş ise ülkemiz ve cumhuriyetimizde yüz yılda kendini yenilemiş olmalıdır. Yenileme ve gelişme teknik donanımla sınırlı kaldı ise gazete için yeterli olabilir ama ülke için yetersizdir. Çünkü 'egemenlik kayıtsız ve şartsız ulusundur' sözünü her kesim özümsemiştir. Özümsemiştir de gereğini yapmakta eksikliklerimiz vardır. Bu yıl bunu sorgulamalıyız ve egemenliğin ev, site, sokaktan başlayarak mahalleye, kente ve ülkeye yayılıp en geniş demokratik katılım ortamlarını yaratmalıyız. O nedenle sayılar önemlidir. 
Ülkede 100 yıl sonrasını, gazetede 50 yıl sonrasını kurgulayamıyor ve ona uygun çalışmalar yapmıyor isek karanlıklar artar ve sadece şikayet ederiz.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE