ANASAYFA
03 Haziran 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Mustafa DERİBİÇEN / MERHABA
DEPREM
Yayın Tarihi: 08 Şubat 2020 Cumartesi, 06:51
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Deprem,  yer sarsıntısı, buna  sebep nedir, iki neden, birincisi yer kabuğunda kaymalar, su sızıntıları ile meydana gelen boşluklar bu boşluklara üst tabakaların oturması buna benzer olaylar, ikinci olayda volkanik depremlerdir. Dünya küresinin merkezi erimiş maden magma kütlesi durumundadır, zamanla bu magma ısısı artarak bazı yanar dağlardan gazlar ve lavlar ( erimiş maden ) basınçlı olarak püskürtmeye başlar, işte bu yer sarsıntısı yaratır yani volkanik deprem. 
Çok güzel bir ülkemiz olmasına rağmen maalesef Türkiye bir deprem kuşağının üzerinde oturmaktadır. Bu olay bizler için talihsiz bir coğrafyadır, bu durumu değiştirme olanağı da yoktur, şans işte. Ülkemizde sık, sık depremler olur, ilk depremle tanışmam 1953 yılıydı Edirne'de 4 derecede deprem oldu, bayağı korktum evimizin bazı sıvaları döküldü. Edirne'de ölen, yıkılan bina olmadı, Saat Kulesi'nde gözle görülür büyük çatlaklar meydana geldi. 
Sonra yıllar geçtikçe başka vilayetlerde de depremler oldu, en büyük depremde 1999 yılında olan Kocaeli depremidir. Gece uyku saatinde oldu, bir çok bina yıkıldı çok insan öldü, bir çokta yaralı. Eylül ayında Silivri'de, Ocak'ta Manisa'da, 24 Ocak'ta Elazığ'da 6,8 şiddetinde yine sarsıldık, 41 ölü, bin küsur yaralı, çok acı bir olay. 
Niye bu kadar kötü sonuç? 
Niye olacak deprem kuşağının üzerinde oturmamıza rağmen depremlere hazırlıklı değiliz, her şeyden önce oturduğumuz binalar ya çok eski olup kerpiç, taş veya tuğla yığma veya beton karkas bina. Japonyada'da depremler oluyor bizdeki gibi bu kadar çok kayıp olmuyor, neden çünkü Japonya kendini depremlere hazırlamış sağlam binalar yapıyor. Depreme en dayanıklı bina ahşap karkas binalar, deprem anında orası, burası eğrilse de fazla bir çan kaybı oluşmuyor.  
Eskiden kalma yığma tuğla veya taş binaların duvarları örülürken zaten beton harç kullanılmamış çamurla örülmüş, ufak bir sarsıntıda duvarlar dağılıyor altında kalanlar ölüyor, yaralanıyor. Beton binalar sağlam bilinirse de beton kaliteli hazırlanırsa sağlam olur, bizde hazırlanan betonlarda ekseri dere veya deniz kumu kullanılır. Bu da betonun çürük olmasına neden olur. Beton bina yaparken kullanılan çubuk demirlerde önemli rol oynar, normal ölçünün altında demir kullanılırsa sağlam beton olmaz. Bunlardan önemlisi de beton hazırlanırken dozajının normal olması gerekir, bir çok yapıcı para kazanacağım diye eksik çimento kullananlar oluyor. En önemli konuda beton dökülürken vibratör kullanmaktır, vibratörün ne olduğunu bilmeyen inşaatçılarımız var. 
Bunlardan önemlisi de, bu işlemlerin yapılıp yapılmadığını kontrol etmek. Bugün inşaatlar için kontrol denetim firmaları var, bundan onbeş sene önce bunlar yoktu, denetimi kontrolü bu firmalar yapıyor. Eskiden beton kürekle karılır sulu olarak dökülürdü vibratör kullanılmazdı, o betondan hayır bekle. Elazığ depreminde yıkılan binalar hep kalitesiz malzemeden olmuştur. 
Elazığ depreminde takdir edilecek olay Türkiye'nin tek vücut olup başarılı bir kurtarma faaliyeti göstermiş olmasıdır, AFAD ekipleri dünyaya örnek olacak çalışma gösterdiler, her vilayette yardım kampanyaları düzenlendi, Elazığ'a yardım yağdı.
Depremden korunmak için neler yapmalıyız? Depremlerde yıkılan binaları, ölen, sakat kalan insanları deprem bu hale sokmuyor, bu feci senaryoyu yaratan bizim tedbirsizliğimiz, boşverdimciliğimiz, çürük binalar, para hırsı yüzünden yüksek binalar yapmamızdır. En önemli konuda, diğer konularda olduğu gibi en kötü alışkanlığımızda konuyu Allaha, Peygambere havale etmemizdir. İlk yapacağımız uygulama deprem bölgelerinde yüksek bina yapmaktan vaz geçmeliyiz, en fazla dört, beş katı bina yapılmalı. Bina inşaatı sırasında çok sıkı denetim yapılmalı, bu konuda asla taviz verilmemeli, ama nasıl, denetim firmaları tam yetkili olmalı. İnşaatta eksik malzeme kullanılmamalı, betonda çimento dozajı eksik olmamalı, demir çubuklar eksik olmamalı. İnşaatların betonarme projeleri 10 yıllık mühendisler tarafından yapılmalı, kiriş, kolon, kabuk betonu dökülürken hepsi birden dökülmeli, ayrı ayrı dökülürse bu elemanlar arasında bağlantı olmaz çünkü, betonda kaynama olmaz. Kiriş, kolon bağlantı yerleri kavisli, kemer şeklinde olmalı çünkü, sarsıntı sırasında kırılmalar kiriş, kolon bağlantı yerinden olmaktadır, betonarme projeleri hazırlanırken bu konu nazari itibare alınmalı. Jeokologlar nerelerde deprem olacağını belirliyor, bu haritalar hazırlanıyor, aşırı şiddette deprem bölgelerinde beton karkas yerine, çelik karkas sistemi uygulanmalı. Aşırı deprem bölgelerinden biride İstanbul sahilleridir, buna rağmen yine de sırf para hırsı yüzünden 50 - 60 katlı binalar yapılmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız yatay mimari uygulayın dediyse de bakalım dinleyen olacak mı? 
Depremsiz yıllara, ama nasıl? Gelin kadercilikten vazgeçelim sağlam, yüksek olmayan binalar yapalım çünkü, depremin nerede olacağı bellide, ne zaman olacağı belli değil . . .

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE