ANASAYFA
11 Temmuz 2020 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Özdemir AKBAL / Dünyanın Penceresinden
Suudi Arabistan’da Neden Oluyor?
Yayın Tarihi: 13 Mart 2020 Cuma, 05:50
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Eminim birazcık İngilizce bilgisi ve yabancı basın takip etme kabiliyetine sahip herkes Suudi Arabistan’da Veliaht Prens Salman’ın bir grup aile üyesini gözaltına aldırdığını takip etmiştir. Hatta daha ileriye götürelim meseleyi meşhur bilgi edinme yeri ve bilgimizin sadakasını dağıtarak harikalar yarattığımız Twitter adlı sosyal medya sitesinde Suudi Arabistan Kralı Salman’ın öldüğü ve ülkede bir darbenin gerçekleştiğini de okumuşsunuzdur.

Bütün bunlar sürekli ifade etmeye çalıştığım uluslararası politika incelemesinin gelişkin gazetecilik ürünü sonuçları. Bir kısmı da hayli yanlış. Yani Suudi Arabistan’da “sosyal medya gelişkin gazetecileri”nin iddia ettiği gibi bir darbe gerçekleşmedi. Peki Suudi Arabistan’da bunlar neden oluyor sorusu bu gelişkin gazetecilik ve hatta bir miktar tur rehberliği bilgisi ile bilebilmek mümkün müdür? Eğer mümkün olsaydı inanın bu yazıyı kaleme almazdım!

Suudi Arabistan bir Rantiyer Devlettir. Daha şimdiden gelişkin gazeteciler dökülmeye başladı bile, tur rehberleri de onları yalnız bırakmıyor. Öyle ya ne gazete haberlerini okuyarak ne de herhangi bir ülkenin turistik tarihi yörelerini uzun yahut kısa bir müddet ziyaret etmeniz neticesinde size bizim devletimiz Rantiyer Devlettir diye anlatmazlar. Dr. Hüseyin Mehdevi’nin kulaklarını çınlatmış olalım. Hoca burada kısaca gelir kaynaklarının önemli bir çoğunluğu rantın oluşturduğu ve söz konusu rantın da dış kaynaklı olduğu devletleri işaret eder. Bu nedir biliyor musunuz? Uluslararası politika teorisi. Dr. Hüseyin Mehdevi 1970’lerde kaleme aldığı “The Patternand Problems of Economic Development in Rentier States: The Case of Iran” başlıklı bölümü ile Princeton Üniversitesinde Dr. Michael Cook’un editörlüğünü yaptığı “Studies in the Economic History of the Middle East” başlıklı kitapta ilk olarak kullandı bu tabiri. Bundan sonra da Dr. Hazem el Beblevi 1987’de Arab World Quarterly adlı dergide “The Rentier State in the Arab World” başlıklı bir makale kaleme aldı. Bu yayından sonra Dr. Beblevi’ye katılan Dr. Giacomo Luciani de editörlü çalışmada aynı konuyu tartıştılar.

Aslında sadece Suudi Arabistan olayların neden olduğu konusunda yapılan bu giriş bile sizi yordu değil mi? Hiç eğlenceli değil, kimse kimseyi kovalamıyor, ekranlarda alışık olduğunuz “dünyanın ilmine vakıf olmuş” muhteşem beyinlerin imbiğinden süzülen harika ve yegâne “bilgilerle” de donatılmadınız daha. Çok sıkıcı değil mi? Üstelik de daha bunun Suudi Arabistan’da olanlarla ilgisine henüz gelemedik. Şimdi yavaşça bunun neden olduğunu tane tane açıklamaya başlayalım. Ne dedik Rantiyer Devlet yaklaşımında? Gelir kaynaklarının önemli bir çoğunluğunun dış kaynaklı ranttan yani üretim harici ekonomik unsurlardan daha başka bir deyişle doğal kaynakların getirisinden elde eden devlet dedik. İşte bu doğal kaynak Suudi Arabistan için hepinizin bildiği gibi petrol geliridir. Peki ikinci soru; Suudi Arabistan’ın petrol geliri nereden eldi edilir? Uluslararası petrol piyasalarından yani bir başka deyişle başka devlet ve çok uluslu şirketlerden. Elde edilen bu geliri elinde bulunduran monarşik yapı da yönetimi devam ettirir. Bu yönetimin devam ettirilmesi petrol gibi stratejik önemi haiz ürünlerin düzenli ve güvenli bir şekilde dünya piyasasına sürülmesine ve ekonomik organların derin yaralar almamasına zemin hazırlar. Bu hususta da ABD ile Suudi Arabistan ilişkilerinin korumacı özelliği ortaya çıkmaktadır.

Bu çerçevede Suud ailesi ülkede istikrarı bozacak aile dışı ve aile içinden gelecek her türlü yapıyı ortadan kaldırabilir ve bunu sizlerin o büyük demokratik, rüyaları süsleyen özgürlükçü yapıda ve zengin Amerikası da kuzu kuzu seyreder. Hiçbir tepki ortaya koymaz yahut dostlar alışverişte görsün misali iki laf salatası ile meseleyi geçiştirir. Bir siyasi tarihçi Kaşıkçı cinayetinin ardından Suudi Arabistan’ın uluslararası itibarının ortadan kalkacağını ve ABD tarafından dışlanacağını iddia etmişti. Yukarıdaki okumalar çerçevesinde ABD-Suudi Arabistan ilişkilerini yeniden değerlendirmesini tavsiye ederim. İşte bu yapı içinde kendisini baba Salmandan sonra krallığa hazırlayan Veliaht Prens de mümkün mertebe dertsiz tasasız bir ortam hazırlamak için alt yapıyı inşa ediyor. Buna başta ABD olmak üzere herhangi bir batılı devletin insan hakları yahut ifade özgürlüğü gibi gerekçelerle karşı çıkmasını beklemeyin zira Rantiyer Devlet kuralları işliyor burada.

Sevgili “gidip görmeci” ve “gazete küpürcü” uluslararası ilişkiler analistleri. Lütfen alanı artık rahat bırakın da alanın hocaları televizyonlarda teorik bir giriş yaparken özür dileyerek umarım fazla ağır olmadı gibi cümleler kurmak zorunda hissetmesin kendisini. Bu arada alanın hocaları, sevgili meslektaşlarım lütfen teorik girişlerinizde özür dilemek zorunda hissetmeyin bu alanın temeli bunlarla kurulu ve bu şekilde anlatılmadığı takdirde alanın itibarı iki üç tane seyyah ve gazete okurunun elinde paramparça olacak. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE