ANASAYFA
03 Haziran 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
SINIRDAKİ GÖÇMENLERİN İNSAN HAKLARI!
Yayın Tarihi: 17 Mart 2020 Salı, 06:05
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

         “Merkeze insanı koyarak, Türkiye’nin milli menfaatlerini sonuna kadar destekliyoruz!”

         Geçtiğimiz hafta, Türk-Yunan sınır hattı boyunca göçmenlerin yaşadığı sorunları görmek için Edirne’ye gelen Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu Edirne Barosu’ndaki konuşmasına bu cümle ile başladı. Konuşmasını dinleyip, belki kafamdaki sorulara cevap bulabilirim ya da kendisine sorarım diye salondaki yerimi almıştım.

Feyzioğlu, öncelikle ve haklı olarak Yunanistan’ın yaptığı insan hakları ihlallerini dile getirdi ve sert çıkarak, Yunanistan’ı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde mahkûm ettirmek için harekete geçildiğini duyurdu.

Konuşmasının kalan bölümünü ise bir hukukçu gibi değil, aktif bir siyasetçi gibi sürdürdü. Ve ‘göçmenlerin yaşadığı insani krizle ilgili olarak Türkiye’nin sorumlulukları olup olmadığı yönünde fikir beyan edenleri, Türkiye’yi yabancı ülkelere şikâyet edenler olarak ağır bir şekilde suçlamayı” da ihmal etmedi. Konuşması, İçişleri Bakanı’nın, Pazarkule’de Sınır Kapısında kendisine soru soran gazeteciyi “Türkiye’den mi yoksa Yunanistan’dan mı yanasın” şeklinde terslemesine benzer nitelikteydi!

Her şeye rağmen sorularımı soracaktım ki, maalesef doğrudan programdaki başka bölüme geçildi.

         Orada soramadığımızı burada dile getirelim!

         Türk Ceza Kanunu (TCK m.79/1-b) ”Türkiye vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlamak” göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturuyor.

Edirne’de yaşayan bir avukat olarak halen bu suçtan yargılanan pek çok kişi ve sınır dışı kararı bulunan göçmenler olduğunu biliyorum. Ancak son haftalarda göçmen kaçakçılığı suçu adeta devlet gözetim ve hatta desteği ile yapılıyor. O halde;

         1- İdare’nin emri ile ceza yasası askıya alınabilir mi?

         2- Cevap “hayır” olduğuna göre, bu durumu nasıl açıklayacağız?

         3- Halen bu suçtan yargılananlar ile sınır dışı kararı verilmiş göçmenlerin durumu ne olacak?

         Sınıra yığılan göçmenlerin tamamı Türkiye’ye uzun süre önce gelmiş, iş bulmuş ve kendilerine bir hayat kurmuşlar ve artık hayatları tehdit altında değil. Çoğunluğu Afgan olan bu göçmenler, daha rahat bir yaşam için Avrupa’ya gitmek istiyorlar.

Bu kişiler ülkemizde statü olarak mülteci ya da sığınmacı değil, düzensiz göçmen olarak adlandırılıyor.

Uluslararası hukukta göçmen;maddi ve sosyal durumlarını iyileştirmek veya gelecekten beklentilerini artırmak için başka bir ülkeye göç edenler’ şeklinde tanımlanıyor.

Sınırdaki göçmenlerin, uzun süredir Türkiye’de oldukları ve yaşamlarına dair bir tehdit olmadığı gerçeği karşısında şu soruları soralım:

         4- Sırf daha iyi hayat sürdürme amacı ile hareket eden bu kitlelerin başka bir ülkeye zorla girmek istemelerini uluslararası hukuk korur mu?

         5- Eğer ‘evet’ denebilirse, bunun zaman ve ülke değiştirme sayısı olarak bir sınırı var mıdır?

         6- Örneğin, bu göçmenlerin Almanya’ya gitmesine izin verilse ve birkaç yıl sonra oradan da başka ülkelere gitmek isterlerse uluslararası hukuk buna cevaz verir mi?

         Geçenlerde Pazarkule Sınır Kapısı’na gitmek istediğimizde, bir kilometre kala jandarma durdurdu ve daha ileri geçemeyeceğimizi söyledi. “Göçmenler geçiyor bize niye yasak” diye sorduğumuzda ise “bulaşıcı hastalık tehlikesi var” cevabını aldık! O zaman daha Türkiye’de korona vakası görülmemişti ama şimdi bu tehdit de var! O halde soralım:

         7- Zaten hijyenik olmayan koşullarda yaşayan bu kalabalık kitlelerde korona ya da başka bir salgın başlarsa bunun sorumluluğu kimde olacak?

         8- Bu insanları riske atmak insani midir?

         Birkaç gün önce İçişleri Bakanı açıklama yaptı, “Yunanistan'a geçmiş biri elini kolunu sallayarak geri gelemez. Bizim özel harekâtı sınır bölgesine gönderdik. Artık Yunanistan'ın göçmenleri geri göndermesine de geçit vermiyoruz.”

         9-Peki, orada insan hakları ihlal edilerek geri itilenleri polis özel harekât ne şekilde durduracak? Rica ile mi?

         10-Bu uygulamada insan hakları ihlali yaşanma riski yok mudur?

         Devlet yönetimi çok ciddi bir iştir ve etraflıca düşünülmeden yapılan uygulamalar kısa vadede siyasi olarak kazanç sağlayacak gibi görünse de uzun vadede mutlaka zarar verir. En azından Devletin itibarını zedeler! 

Şehit haberleri daha az konuşulsun, İdlib’teki harekâta destek bulalım, göçmenler için daha çok para alalım” vb. düşüncelerle, umutlarını sömürerek sınıra göçmen yığmak uzun vadede bize zarar verecektir!

Bu uygulama aynı zamanda göçmenlerin, insan haklarının ihlaline dolaylı (ve hatta kısmen de doğrudan) sebep olmaktadır.

         Hukukçulara düşen ise hangi devletten gelirse gelsin, insan hakları ihlallerine hayır diyebilmektir.

Hukukçu, göçmenlerin insan haklarının milli menfaatlerimizi sağlamada bir aparat olarak kullanılmasına göz yumamaz!

Çünkü hukukçu öncelikle; insandan, insan haklarından ve hukuktan yanadır. Ve bu tutum milli menfaatlere daha çok hizmet eder!

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
İşletmenize Özel Hosting Seçimi Nasıl Olmalı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE