ANASAYFA
03 Temmuz 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
KORONADAN SONRA HER ŞEY DEĞİŞECEK Mİ?
Yayın Tarihi: 06 Mayıs 2020 Çarşamba, 06:23
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

        Görünmez bir virüs tüm dünyayı esir alıp insanları evlerine hapsedip, ekonomilere büyük darbe vurunca, şimdi herkes gelecek ile ilgili bir şeyler söylüyor.

         “Kapitalizm çöktü, dolar çöp olacak, dünyada her şey değişecek, yeni güç dengeleri kurulacak, Amerika çökecek, Avrupa Birliği dağılacak, Çin Dünya’nın yeni süper gücü olacak, Türkiye salgında yükselen yıldız oldu artık büyük roller alacak, yeni bir siyaset tarzı gelişecek, toplumlar değişecek, sosyal devlete geçilecek...”

         Peki, gerçekten de böyle değişiklikler olur mu?

         Bu sorunun cevabını vermek için önce salgının etkisini iliklerimize kadar yaşadığımız şu günlerde “neler değişti ya da neler oluyor” ona bakalım.

         Kapitalizm çökecekse;

         Daha ilk günlerde, (sonradan hiçbir işe de yaramadığı anlaşılan) o siyah maskeler 10-15 Tl.ye satılmadı mı? Merdiven altı atölyelerde işe yaramayan maskeler üretilmedi mi?

         Yolcu sayısı kısıtlaması ile otobüs fiyatları 4-5 kat artmadı mı?

         Gıda fiyatları katlanmadı mı?

         Petrol fiyatları eksiye düşmesine rağmen biz benzini 5 TL.nin üstünde almadık mı?

         Salgınla mücadeledeki başarıda övülen sağlık sisteminde “Şehir Hastaneleri” özellikle parlatıldı ve hatta bu süreçte bir yenisi açıldı, bu hastaneler sağlıkta kapitalist sistemin parçası değil mi?

         İş yeri kapandığı için çalışamayan milyonlar eve ekmek götüremeyip muhtaç hale gelirken, geçiş/yolcu garantili otoyol köprü ve hava alanları durduğu yerde, üstelik yıpranmadan/eskimeden aynı kazancı elde etmediler mi?

         Çalışmayan yaş grupları olan 65 yaş üstü ve 20 yaş altı gruplar için sokağa çıkma yasağı gelirken, 18-20 yaş arasındaki çalışanlara istisna konmadı mı? 31 il için “hafta için çalışılsın” diye, sadece hafta sonu ve tatil günlerinde yasak gelmedi mi?

         Sosyal devlet olacaksak;

         Para dağıtması gereken devlet neden vatandaşına İBAN verdi ve sürekli SMS gönderip para istedi?

         Devlet maske satışını yasaklayıp, “ben dağıtacağım” dedi, bu defa vatandaş maskesiz kalmadı mı?

         Siyaset tarzı değişecekse;

         Muhalif belediyelerin muhtaçlara yardımları neden ve nasıl FETÖ-PKK’nın yaptıkları ile kıyaslanıp yasaklandı?

         Korona tedbirlerini açıklamak üzere yapılan ulusa seslenişlerde muhalefete yönelik sert eleştiriler eski tip siyaset miydi?

         Salgın bahanesiyle çıkartılan örtülü af ile uyuşturucu kaçakçısı, rüşvetçi, hırsız, soyguncu vs. mahkûmlar çıkarken gazeteciler neden içeride tutuldu?

         “Boğazda imar kanununa aykırı yapılaşma var” haberini yapan gazetecilere terör soruşturması açılması, muhalif televizyon kanallarına defalarca yayın durdurma cezası verilmesi, muhalif belediyelere kayyım atanması, hangi tarz siyasettir?

         Toplumlar değişecekse;

         Sosyal medyada, günlük hayatta ya da hangi alanda birbirimize daha saygılı olduk?

         Kimlerin, siyasi düşünce ya da inançlarında değişiklik oldu?

         Yaşamında; bilimsel değerleri önde tutanlar bilimin önemini vurgularken, her konuyu din üzerinden açıklayanlar, “bu belanın sapkınlıklardan başımıza geldiğini, bilimin nasılda çaresiz kaldığını” söylemiyorlar mı?

         Hemen ekleyelim ki, tüm bu konularda yaşananlar sadece bize has değil, bütün dünya benzer durumda!

         O halde şunu söyleyelim: “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir!

         Salgının yaşandığı ve insanları, toplumları, devletleri en çok etkilediği bu dönemde, Türkiye’de ve Dünya’da hiçbir değişiklik olmadığı net bir şekilde ortadayken, gelecekte her şeyin toptan değişeceğine inanmak mümkün mü?

         Evet, dünya düzeni çok berbat, küresel kapitalizm çok vahşi, insanlar çok bencil ama işte maalesef bu düzen, bu davranış biçimleri öyle bir günde oluşmadı ve bir olaya tepki ile de şekillenmedi!

         Elbette ki “böyle gelmiş böyle gider” demiyorum. Ama kimse de bu salgıdan sonra bir devrim beklemesin, yaşadığımız bu süreç ancak, doğanın ve yaşamın gerçeği olan evrim için bir basamak olabilir. Ve evrim mekanizmaları yavaş çalışır!

Kötü haber, bu mekanizmalar her zaman iyi netice vermeyebilir.

İyi haber, evrim sürecinde doğal seçilim uzun vadede toplumları hep iyiye götüren modelleri seçer ve yaşatır. Evet, bazen geriye doğru gittiğini düşünsek de, aslında Dünya her zaman iyiye gidiyor. Bunu görmek için; sadece yüz yıl öncesinde yaşanan, salgınlar, savaşlar ve diktatörlüklere bakmak bile yeterlidir.

Ve fakat halletmemiz gereken daha çok sorunumuz var ki; bunun başında çevre sorunları, sosyal ve adil dünya ve toplum düzeni yaratmak geliyor. Elbette bunun için de çabalamamız gerekiyor!

Son söz; salgından sonra pek bir şey değişmeyecek ama ilerisi için iyiye dair umutlarımız ve mücadele edersek de kazançlarımız olacak!

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
ETUR kamusallaşıyor
OİM kapılarını açtı
Sıcakta ekmek mesaisi
Otellerin gözü kapılarda
EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
Edirne'de tozdan sis!
Salgında ‘moralize’
Siğilli bamyasına üniversite eli
Kurbanlık baskül fiyatları
evinibizesor.com hizmette
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE