ANASAYFA
01 Haziran 2020 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Müşerref GİZERLER /
BAYRAM BAKLAVAMIZ
Yayın Tarihi: 11 Mayıs 2020 Pazartesi, 06:34
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Gerçi gayrı tatlılardan bıkmışuz

Lîk Edirne baklavası hoş gelür

Yasakçı değneği şeyhe asâ yerin tutmaz

Yumurta kayganası baklava yerin tutmaz

İbrahim Tırsî (XVIII.yy)

 

Ter börek sûretde lezzetde şeker börek dahı

Ter güllâc-ı nâzük ü şîrîne beñzer baklavâ

Vaslı şîrîn yâre beñzer bagrı yufka ‘âşıka

                            Edirneli Nazmî (XVI.yy)

            

Alınan yeni kararlar ile kontrollü normalleşme sürecinin arifesinde olduğumuz gibi ramazan bayramının da arifesindeyiz.  

Balkonlarda kutladığımız 23 Nisan, 1 Mayıs, 5-6 Mayıs bayramları gibi bu yılki şeker/ramazan bu bayramını da kısıtlı ve buruk kutlayacağımız anlaşılıyor. Bayramı tatlı heyecan ve uğraşlar ile karşılama günlerinde belki daha çok anılarımıza sarılacağız.

Benim gibi belirli yaş alanların rengârenk şekerlerden başlayarak yeni giysiler, bayram yeri eğlenceleri gibi birçok bayram anıları bulunmakta. Bu anılar sıkıntılı geçen ve geçecek bayram günlerini hafifletmeye çalışacaktır.

Birkaç gündür anılardan hareketle yine çok özel bayram lezzetimizden söz etmek üzere adeta bir bayram hazırlığı içine girdim.

Ben çocukluğumun şeker/ramazan bayramınlarında 1982 yılında 96 yaşında kaybettiğimiz babaannemin (Halime hn.) bademli baklava, annemin (Kıymet hn.) cevizli oturtma sinisini mahalle fırını (Şakir Kömürcü-Kirişhane)na götürmesini hatırlıyorum. Halam (Nazmiye Şıdım)’ın annesinden aldığı el lezzeti ve kayınvalidesi Aliye hanımın tecrübelerine dayanarak özenle yaptığı altmış yetmiş yufkalı, yıldız şeklindeki orta göbeği olan, en az dört yüz “samsa”lı baklava sinisinin şahane görüntüsünü.

 

Ve büyüdüğüm mahalledeki hemen hemen her evde bayram baklavası yapma heyecanlarını, telaşlarını ayrıca bir lezzet yarışını.

 

Kentin diğer mahallelerinde de aynı heyecan ve koşuşturmaların yaşandığına eminim.

 

Kültür etkileşimleriyle şekillenen mutfak kültürümüzde baklavanın; etimolojik, coğrafya, inançlar, yaşam şekilleri bağlamında serüveni köklü değer ve verilere dayanmaktadır. Doğumdan ölüme yaşamımızın her olayında yeri olan tatlı yeme geleneğinde baklava; köklü değerleri ile Rumeli coğrafyasında da varlığını sürdürmekte. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde, Belgrad, Budan, Yanya, Semendire ve Tuna Bölgesi, Boşnakların Banyaluka şehrinde, Bulgaristan’da bayramlarda ve özel günlerde yapılan baklavalardan söz etmekte. Belgrad Baklavasının ise Rum, Arab ve Acem diyarında tanınırlığına; “araba tekerleği büyüklüğündeki sinilerde, bin kat güllaç ve has tereyağı ve badem ile kalın ve leziz yufkalardan hazırlandığını ancak çok ince açılan yufkaların üstüne “bir gümüş akçe bıraksan baklava sinisinin dibine ulaşır” gibi hoş tanımları bulunmakta.  

 

Genelde halk sofralarının vazgeçilmezi olan bu hamur işi tatlının; rikkak (Ar.ince) baklavası olarak  saray mutfağı helvahanelerinde de yapılmıştır. Ramazan ve bayramlarda sarayda en fazla rağbet gören tatlı baklava ve rikkak baklavasının ayrıca ulufe ödemelerinin yapıldığı ve ramazanın on beşinci gününde yeniçerilere dağıtıldığı yazılı kaynaklardadır (Bilgin Arif, Klasik Dönem Osmanlı Saray Mutfağı ).

 

Bu kaynaklar tıpkı Edirne’de şeker/ramazan bayramlarında sofraları süsleyen baklavanın ve özellikle de bademli yapılmasının köklü bir gelenekten geldiğini göstermektedir. Kaldi ki; dilimleri için kullandığımız “samsa ”ifadesi Mevlana’nın Divân-ı Kebir’inde “Samsa Baklavası “olarak yer almaktadır.  

 

Şiirlere, gazellere de konu olan baklavamız ve baklava yapma geleneğimiz memnuniyet vericidir ki evlerimizde de olsa devam etmekte; özgün kesim ve şekli yanında oturtma adı ile oklavaya sarılarak yapılan şekliyle bayram ve özel günler için maharetli genç hanımlarımızca da yapılmaktadır. Baklavaya özgün ve özel lezzet veren badem, ceviz, fıstık, fındık ve susam gibi bulunulan coğrafyanın sert kabuklu meyvelerinin olduğu bilinen bir gerçektir. Edirne’nin baklavasının da özgün lezzeti Rumeli geleneklerinden gelen badem lezzetidir(Belgrad baklavası; rikkak baklavası için adalardan badem Sakız adasında da baklava ustalarının geldiği bilgileri vardır. Ayrıca Edirne bademi ile yapılan badem ezmesi ve acıbadem kurabiyesi). Ancak günümüzde Edirne’de değer badem yetiştiriciliği çok kısıtlı olup, pahalı bir ürün olması nedeniyle de evlerimizde yapılan baklavalarda badem yerine ceviz kullanılmaktadır. Uzunköprü ve Meriç ilçelerinde susam yetiştiriciliği az da olsa devam etmekte olup, bu ilçelerimizde de geleneksel olarak sade susam ve cevizli susamlı baklavalar, oturtmalar yapıldığını bilmekteyim. (cevizli susamlı Bizans tatlısı kesilmiş anlamına “kopti”adlı bir tatlı. Kaynak; İst.Baklavacılar Odası)

 

Ticari olarak Edirne baklavasına özel imalathane bulunmayan kentimizde, Ticaret Odası Kadın Girişimciler oluşumunun kadın üretici pazarında cevizli baklava ve oturtmalara rastlamaktayız. Oldukça lezzetli ve özel kesimleri ile bu ürünlerimiz kısmen de olsa ticari değere dönmeye başlamıştır.

 

Oysaki hepimizin bildiği gibi fıstıklı özgün Antep Baklavası, Avrupa Birliğince Türk Tatlısı olarak tescillenmiştir. Diğer taraftan gastronomik bir ürün olarak kent değerleri içinde almış, yörenin ve ülkenin önemli bir ekonomik değeri haline gelmiştir. Ayrıca son yıllarda badem üreticiliği yapılan Adıyaman ve Datça’nın da bademli baklava ve baklava imalathaneleri ile basında yer aldığını görmekteyim.

 

Hal böyle olunca

 

Edirne’de neden olmasın?

 

Evet neden olmasın diyerek, anılara sarıldığım bayram arifesinde bademli baklava kültürümüzün yaşaması, gastronomik bir ürün olarak kent değerlerinin içinde yer alması ve kentte ekonomik bir değer bulmasını hayal etmekteyim.

 

Ekonomik gerçekler karşısında bu hayalden öteye gitmeyecek olsa da

  • Edirne’de badem yetiştiriciliğinin canlandırılması,
  •  Üretici pazarında baklava yapan kadınlarımızın ürünlerinin değerlenmesi için yeni düzenlemeler getirilmesi (lezzet standardı, paketleme, tanıtım, evlere servis……)
  • Yeni dönem koşulları ile açılacak olan ciğerci, restoran kafe gibi işletmelerin yiyecek listelerine haftanın özel günlerinde baklava ve özellikle bademli baklavanın dahil edilmesi,
  • Özel imalathanelerin açılması veya börek ve benzeri hamur işleri yapılan imalathanelerde baklava yapılması,
  • Baklava ustalarının yetişmesi için eğitim kolunun oluşturulması, gibi daha birçok seçenekler sıralanabilir.
  • Şehirler arası baklava kardeşliği düşüncesinin yeşermesi (Datça, Adıyaman, Gaziantep, Belgrad, Yanya, Semendire; Eğriboz adasından Kumi…..) gibi gibi,

 

 

Baklava tadında günler bayramlar diliyorum.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Gök gürültülü dolu, sağanak
‘Köyünde kendine çalış’
Boyacıdan ayağa hizmet
‘3 ay kira almayın’
Hayvancılıkta döl çıkmazı!
SÜLOĞLU BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
Su tasarrufunda püf noktası
Hasada yakın takip
Altında yükseliş devam
‘O nefes sana lazım olacak’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE