ANASAYFA
04 Ağustos 2020 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ!
Yayın Tarihi: 17 Temmuz 2020 Cuma, 05:28
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

         15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain darbe teşebbüsünün üzerinden dört yıl geçti. Bu konuda çok konuşuldu ve yazıldı. Elbette ki daha da konuşulmaya ve yazılmaya devam edilecek!

            Bu hain kalkışma; darbecilik konusunda kötü bir sicile sahip olan ve her konuda zaten ağır aksak yürüyen demokrasimizde oldukça derin bir yara açtı.

Kalkışmanın başarısızlıkla sonuçlanmasındaki başlıca etkenleri sıralarsak;

         - Darbe haberinin gündüz saatlerinde MİT’e ulaştırılması sonrasında Genelkurmay Karargâhı’nda yapılan toplantı ve alınan bazı tedbirler üzerine, darbecilerin telaşla darbeyi akşam saatlerine çekmek zorunda kalması ve böylece televizyonlar ve sosyal medya sayesinde herkesin olup biteni öğrenmesi.

         - TSK’dadarbeye karşı olan bazı komutanların medya aracılığı ile darbeye karşı açıklamalar yapması, bir bölümünün de kışlalarda hainlerle silahlı çatışmaya girip çok önemli bir direnç göstererek, hainlerin bir kısmının kışladan dahi çıkamamasını sağlaması. Nitekim darbenin sembol şehidi Ömer Halisdemir ve o geceki asker şehitlerin en kıdemlisi Kurmay Albay Sait Ertürk TSK içindeki mücadeleye sadece iki örnektir.

         - Bir diğer etken ise Milletin sokaklara dökülüp darbeye karşı büyük bir direnç göstermesidir.

         - Başta polis teşkilatı olma üzere, diğer kamu kurum/kuruluşları ve siyaset kurumunun da darbeye karşı dirençteki katkılarını yukarıdaki etkenlerin çimentosu olarak adlandırabiliriz.

         Bu şekilde önlenen darbe teşebbüsünde, maalesef 251 şehit verildi ve 2.194 kişi de gazi oldu. Bu ağır bedel sonunda, hainler püskürtüldü ve demokrasimiz kurtarıldı! Demokrasinin korunması için Milletçe top yekûn olarak direnileno güne de“15 TemmuzDemokrasi ve Milli Birlik Günü” adı verildi.

         Peki, sonra ne oldu?

Ağır bedeller ödeyerek kurtardığımız demokrasimizi yüceltip, Milli Birliğimizi perçinleyebildik mi?

         - Yalnızca üç aylığına OHAL ilan edildi, ancak yedi defa uzatılarak, demokrasimiz tam iki yıl OHAL rejimine maruz kaldı!

         - Kamu kurumlarından FETÖ artıkların temizlenmesi için onlarca KHK yayınlandı ve binlerce insanın işine son verildi. Ancak bunların içinde;FETÖ ile hiçbir ilgisi olmayıp sadece muhalif olan ya da Devletin gözetiminde faaliyet sürdüren bir bankaya para yatırmak dışında bir eylemi olmayan binlerce insan da vardı!

         - Demokrasinin en büyük teminatı olan parlamenter sistemi yerine,tek adam sistemine geçilmesini sağlayan referandum, OHAL rejiminin ağır koşulları altında yapıldı!

         - FETÖ yargılamaları ve ayıklama işlemlerinde; neden ve nasıl ise bir türlü siyasi ayağa dokunulmadı. Böylece geçmişte FETÖ ile işbirliği yapıp muhalifleri ezenler, (bu defa FETÖ’ye söverek)yine geçmişte FETÖ’ye muhalefet ettikleri için başına gelmedik iş kalmayan muhalifleri FETÖ’cülükle suçlar hale geldiler.

         - 15 Temmuz gecesi TBMM’de direniş gösteren CHP Milletvekillerine hemen ertesi gün teşekkür edenler, 7 Ağustos 2016’daki Yenikapı Mitingi’ne Kılıçdaroğlu’nu davet edip ona konuşma yaptıranlar,bugün “15 Temmuz’un en büyük destekçisi CHP’dir” demeye başladılar.

         - Demokrasinin en önemli göstergesi olan kişi hak ve hürriyetleri dört yıl boyunca yapılan tüm yasal düzenlemelerle sürekli kısıtlandı. Yapılan bu kısıtlamalar ise, kamu otoritesini kullananlarca muhalif seslere karşı adeta bir silah gibi kullanılmaya başlandı. Anayasa ve yasalarda birçok şarta bağlanmış olarak yer alan bazı hak ve özgürlükler ise yandaşlar için sonsuz ve sorunsuz kullanılırken, muhalifler için sadece “Mış Gibi Hak ve Özgürlükler” olarak kaldı!

         - “İstanbul gibi bir şehirde 13.000 farkla seçim mi kazanılırmışgibi bir söz ve bahane ile seçimi iptal ettirerek, milli irade ve demokrasiye olan inancını gösterenlerin son dört yılda demokrasimize verdikleri zararlar saymakla bitmez!

         - Tüm bunların yanında; 15 Temmuz’un baş aktörü Adil Öksüz'ün yakalandığı halde serbest kalması, MİT Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve darbe haberini MİT'e ulaştıran Binbaşının, Darbeleri Araştırma Komisyonu dâhil hiç bir yerde tanıklık yapmaması, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu raporunun açıklanamaması gibi birçok tereddütlü konular, pek çok vatandaşın kafasındaki “15 Temmuz gecesi tam olarak ne oldu” sorusunun cevabını açıkta bıraktı!

         Tüm bunlar neticesinde dört yılsonunda, 15 Temmuz, ne demokrasiyi yüceltti ne de milli birlik ve beraberliğin sağlanmasına katkı sağladı. Dolayısıyla, o güne verilen isim taşıdığı anlamdan fazlasıyla uzaklaştı maalesef!

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Halkalı 1 saat 20 dakika
ALİ BAM VEFAT ETTİ
Korona da neymiş!
‘Azalmış gelenek canlanıyor’
Akar Yunan sınırında
Sadece 29 Ekim tatili kaldı
Edirnespor'da çifte bayram
Döner sermaye garabeti!
ABD elçisine 'saray' tatlısı
EDİRNE TİCARET BORSASI
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE