ANASAYFA
29 Eylül 2020 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Bülent AYAN / AYAN - BEYAN
ATİLA ERİTEN'İN ARDINDAN
Yayın Tarihi: 10 Ağustos 2020 Pazartesi, 06:16
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Edirne'de bir çınar daha devrildi.
Serhat kenti Nisan'dan sonra bu kez Ağustos'ta bir Atilla'sını daha kaybetti.
Spor adamı Atilla Bilgin'in ardından Edirne basketbolunun yaşayan efsanelerinden, uzun yıllar oyunculuk, ardından hakemlik, antrenörlük ve federasyon il temsilciliği yapan, ismi bademezmesi ve acı badem kurabiyesi ile özdeşleşen, Hudut Gazetesi Köşe Yazarı Atilla Eriten 86 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Rahatsızlığı dolayısıyla evinden çıkamaması nedeniyle haftalık yazılarını telefon ile ya haber merkezimizdeki arkadaşlara ya da Tunç Üçer'e yazdırıyordu.
Bu yüzden Edirnespor'un ilk renkleri konusunda yaşanan tartışmalar üzerine 2019'un Temmuz ayında ben de kendiyle yüz yüze yerine telefonla görüşmüştüm. 
Arkadaşımız İsmail Demiray, kendisiyle geçen Ocak ayında bir söyleşi gerçekleştirmişti.
Yine rahatsızlığından dolayı evinde gerçekleşen o söyleşi “Atila Eriten Spor Onun Her Şeyi” başlığı ile Hudut'un 8 Ocak 2020 tarihli nüshasında yayınlandı.
Oldukça önemsediğim bu hoş söyleşiyi onun ardından burada bir kez daha yayınlamak istiyorum:  
**
“86 yaşında bir asra yakın ömür geçiren Atilla ağabeyimiz 1933 Edirne doğumlu, Burada büyümüş, yaşamış, evlenmiş. Ama ömrü boyunca hep sporun içinde olmuş. İki yıl Almanya macerası olsa da Edirne sevgisi ağır basınca tekrar geri dönmüş. 
Evinde yürümekte zorlansa da her gün Edirne'nin yerel gazetelerini aldırarak Edirne gündemini takip etmeyi sürdürüyor. Odasında gece gündüz çalan radyosu, kitapları, bahçe manzaralı odasıyla sakin bir yaşam sürdürüyor Atilla ağabeyimiz. En büyük özlemi istediği zaman dışarıya çıkıp gönlünce dolaşamamak. Asansörü olmayan bir apartmanın 4. katında oturuyor.
Çocukluğunda başlayan basketbol aşkı önce oyuncu, sonra hakem ve antrenör olarak devam eder. Bir dönem 1963 yılından sonra hakem ve antrenörlük kursuna gider, sonrasında basketbol hakemliği yapar. Ardından Basketbol Federasyonu'nun Edirne İl Temsilciliği'ni de sürdürür. İlerleyen yaş dönemlerinde çeşitli işlerde çalışsa da basketboldan ve spordan asla kopmaz.
AMERİKALILARIN BASKETBOL TOPUNU ÇALDIK, TOPSUZLUKTAN
O yıllar da İzmir bile gerisindedir Edirne'nin basketbol konusunda. İstanbul, Ankara sonra Edirne gelir basketbol da.  1952 yılında Amerika'dan bir takım gelir Edirne'ye Edirnespor'la basketbol maçı yapmak için. Kendisi kadroda olmasa bile maçı izleyenler arasındadır. Maçtan sonra Amerikalılar galip ama topsuz bir şekilde ayrılırlar Edirne'den. Edirneli basketbol aşığı oyuncuları Amerikalıların topunu uçurmuşlardır. Yokluğun gözü kör olsun. Fotoğrafta da gözüküyor zaten, Türkiye ile Amerika'nın topu arasındaki fark. Bugün de Edirne'de basketbolun gelişememesindeki en büyük etkenin maddi imkansızlıklar, sponsor bulamamaktan kaynaklandığını belirtiyor.
TRAKYA SPOR GAZETESİNİ ÇIKARIYOR
1954 yılında Trakya Spor olarak bir gazete çıkarır haftalık olarak. Ama ne gazete. Edirne'de tüm spor olayları en ince ayrıntısına kadar kendi yorumlarını katarak verir. Devir Demokrat Parti devridir. Basın sevilmez, önünde büyük engeller vardır ki kağıt bulamazlar gazete çıkarmak için. Çalmadık kapı bırakmaz Atilla Eriten gazetesini çıkarabilmek için. Sonunda kağıt yokluğu nedeniyle gazetesini kapatmak zorunda kalır. Görüştüğümüzde tüm gazetelerin birer nüshasını önüme yaydı. Sanki zaman tünelindeydim. Alabileceğimi söyleyince toparlayıp Edirne İl Halk Kütüphanesi'ne götürdüm. Ciltlenip arşive girmesi için.
EDİRNE'NİN İLK PARALI TRANSFERİ
Ve  yine 1954 yılı. Edirne'de basketbol'da ilk paralı transfer gerçekleşir. Atilla ağabeyimiz 300 lira karşılığı Meriç Spor'a transfer olur. Bir gram altının 7 lira olduğu yıllardır o dönemler. Yani 43 gramdır transfer ücreti. 
1963 yılına kadar basketbolun içinde oyuncu olarak görev alır. 1963 yılında Almanya'ya gider, antrenörlük teklifi alır, bir an önce geri dönmeyi düşündüğü için kabul etmez, 1965 yılında özlem ağır basar Edirne'ye geri döner.
EDİRNE'YE İLK KRONEMETREYİ BEN GETİRDİM
Dönerken bir kronemetreyle gelir Edirne'ye. Edirne'de basketbol maçları kol saati ile yönetilmektedir. Dönünce sigortacılık yapar 1976 yılına kadar. 1977'de DSİ'ye girer çalışmaya ve hemen DSİ basketbol şubesini kurar. 1990 yılında emekli olur, 1991'de çok istediği Hac görevini yerine getirir. Emeklilik dönemi başlamıştır, aktif olarak. Birçok yerel gazete de dönem dönem çalışır spor alanında. Bunlar Edirne, Vatandaş, Edirne Sesi, Yenigün ve Hudut'tur. 
Basketbolun bazen futbolun önüne geçtiği yıllardır o dönem. En önemlileri Ardaspor, Meriçspor, Uzunköprü ve Jandarma Gücü. 
Uzun bir söyleşi yapıyoruz Atilla ağabeyimizle. İlerleyen yaşına karşın müthiş bir bellek, anlık yanıtlar vermesi inanılmaz. Keyifli bir söyleşiden geriye kalanlar.
“1933 yılında Edirne Medrese Ali Bey Mahallesi doğumluyum. Nüfus kağıdımda 34 yazıyor gerçi ama doğrusu 1933 yılı. Ömrümün iki yıllık Almanya macerasını saymazsak tamamı Edirne'de geçti. Çok erken yaşta orta iki sınıfı öğrencisi iken Ekrem Demiray Spor Salonu'nda tanıştım basketbolla. Bir daha da kopamadım. O dönemde Edirne'de Musevi nüfusu çoktu. Basketbolu Edirne'de yaygınlaştıran sevilmesini sağlayan, uzun dönem kulüp olarak mücadele eden Musevilerdir. 
CAN BARTU FUTBOLA EDİRNE'DE BAŞLADI
Galatasaray Lisesi her 29 Ekim'de Edirne'ye gelir, Edirne'deki basketbol takımlarıyla maçlar yapardı. Yine anımsarım bir defasında Fenerbahçe'de gelmişti. Fenerbahçe'nin futbol takımı ve basketbol genç takımı Can Bartu o zaman sadece basketbolcu. Mehmet Baturalpt de yanlarında. Onu tutma görevini bana vermişlerdi ama çok güçlü bir sporcuydu, Ekrem Demiray Spor Salonu'nda başarılı olamadım Can Bartu'nun karşısında. Ve bir gün sonra Can Bartu ilk defa Edirne'de futbolcu olarak çıktı sahaya. Hocası Reşat Derman tarafından. O günden sonra Can Bartu'nun basketbolu eskisi gibi oynamadı ama futbolcu olarak Dünya'ca ünlü biri oldu.
Musevilerle birlikte İtalyan konsolosunun iki oğlu da basketbol oynuyordu bizlerle birlikte. İsimleri Aldo ve Dino. Ben o zamanlar Meriç Spor'dayım. Edirne'de genelde biz şampiyon oluyoruz. Daha sonra grup maçları için Edirne dışına. İstanbul'dayız. Dönemin en iyi takımı Modaspor. İlk devreyi önde bitirdik. İkinci devrede hakem beni diskalifiye etti de ondan sonra Moda takımına yenildik. Moda gruptan çıkarak Türkiye şampiyonu oldu. Yoksa finallere biz gidecektik Edirne olarak.”
**
Atilla Bilgin'den sonra aynı duyguları senin için de paylaşıyorum:
Mekanın Cennet olsun Atila Aga.. .

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
‘Devlet Hastanesi ne işe yarıyor?’
Hacılarezanı otogarı!
Kirada şampiyon Edirne!
Saros'da domuz bilmecesi!
Kübra ve Ömer’den mutluluğa ilk adım
Gece yarısı deprem heyecanı
Veteriner hekimlerde yeni dönem
Güzel Parti'de görev dağılımı
Eczacının sorunları büyük
Roman muhtardan korona uyarısı!
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama