ANASAYFA
29 Eylül 2020 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
HAYDİ SİYASETE!!!
Yayın Tarihi: 13 Ağustos 2020 Perşembe, 06:25
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Bir görüş etrafında, belirlenen ilkeler ile ülke ve toplum sorunlarına çözüm üretmek amacıyla örgütlenmiş topluluğa siyasi parti dersek sanırım yeterlidir. Her yurttaş öğrendiği, yaşadığı ve edindiği bilgiler sonucunda bir görüşe sahip olur. Bu görüşler elbette farklılıklar içerebilir. Ancak sadece bu nedenle herkes parti kuracak diye bir düşünce gelişemez. Bu nedenle kişiler kendi görüşüne en yakın siyasi yapıya katılarak düşüncelerini paylaşır. Bu süreçte kendini ve çevresini geliştirir, etkiler ve kendi de gelişir.
Partiler en esnek ve en gelişmiş siyasi topluluklar olduğu gibi ülkenin genel yasalarına bağlı kalma zorunluluğu nedeniyle de daraltılmış örgütlerdir. Felsefi konulara girmeden konuya dönmek istersek; bugüne kadar gelen deneyimlerde 'egemen olma' durumu siyaset ile olmaktadır. Elbette egemen olmanın diğer siyasi yolu da devrimlerdir.
İnsanların siyasete girmesi; görüşlerini belirtmesi, kendine yakın düşünenleri desteklemesi ve birlikte mücadele etmesi ile olur.  Önemli olan “ben olsam” diye başlayan cümlelerin “biz olsak” şekline dönüşmesidir ki bu siyasetin dili olmalıdır. Bugün sadece ülkemizde değil dünyanın büyük bölümünde siyaset toplumsal amacından uzaklaşmıştır. Bunun nedeni; yönetenlerin bilinçli dışlama tercihi kadar yurttaşların da bu gerçeği görmeyerek veya küserek siyasetten uzaklaşmasıdır.
Ülkemiz siyasi yelpaze olarak kısır gözükse de yüz dolayında siyasi parti vardır. Bu partilerden en azından bir kesiminin öne çıkamaması seçim yasasındaki barajlar başta olmak üzere adaletsiz birçok nedene dayanır. Tabii ki siyasi düşüncede yakın olanların bir arada olabilme kültürünün eksikliği de bir sebeptir.
Son yıllara baktığımızda; 1950'lerden beri Küçük Amerika olma yolunda atılan adımların bir devamı olarak siyaseti ikili yapıya dönüştürme amacına doğru koştuğumuz görülüyor. Oysa iletişimin kolaylaştığı, fikirlerin çoğaldığı çağımızda her görüşün temsiliyetini sağlayacak demokratik yapılanmalar aşamasına gelinmiştir. Ki bu nedenle ikili siyasi yapıya yönelim bilime, akla ve mantığa aykırıdır.
Ülkemizde oluşturulmaya çalışılan bu ikili yapı ön koalisyonları zorlamaktadır. Her parti dayatılmaya çalışılan bu ikili yapıda iktidarı paylaşabilme amacıyla yüzde 51'in içinde yer almaya çalışmaktadır.
Evet, toplumlarda ikili yapı doğanın da dayattığı bir durumdur. Ancak bu siyasi yapıların sömüren ve sömürülenler, ezenler ve ezilenler anlamında bir ikili yapıya dönüşümü zorunlu kılar. Ki bizler siyasete katıldığımızda bu sağlıklı ikili yapıya geçiş hızlanacaktır.
Temelde sömürenden ve ezenden yana olan ve bu nedenle birbirinden farkı olmayan ancak ülkemizde egemen olan dört siyasi eğilimdeki değişimleri izlemekten başımız döndüğündendir.  2000'li yıllarda İslamcı siyaset bölünmüş ve iktidara yerleşmiştir. Sonrasında aynı çizgide yeni siyasi oluşumlar kurulmuştur. Bugün iktidarda olan AKP'den ayrılanların olması yeni umutmuş gibi sunulabilmektedir. İktidar içi çatışmalar yanında milliyetçi yapının ikiye ayrılması (MHP ve İYİ Parti) gündemi gereksiz oyalamaktadır. İktidar olan dini ve etnik siyasi yapıların kendi iç çelişkileri ve yönetememe durumu sonrasında muhalefette de ayrışmalar olması gündemi meşgul etmektedir.
Muhalefet partisi CHP'de başkan olamayıp cumhurbaşkanı adayı gösterilen Muharrem İnce parti kuracakmış. E, bırakın kursun. Bugün siyasi yapıların tek derdi; ilk seçimde yüzde 51'in içinde olma arzusu demiştik. Sayın İnce'nin bu amaca ek olarak başka bir amacı da olabilir; bir tarafın ortak cumhurbaşkanı payesini almak. Kaldı ki bunu beyan da ediyor; 'yüzde 31'i yüzde 51'e çıkarmak için yola çıkıyorum'! Olur, olmaz belli değil elbet. Ama gelecek kurgusunda söz sahibi olma denemesinin başka yolu da yok. Bu konuda çok senaryo üretilebilir. Çünkü söylemler net değil ve her yöne çekilebilecek sözcüklerle yapılıyor. Çünkü bizde yani şark toplumlarında pusu kültürü egemendir. Sayın İnce'nin bu ince işleri bilmediğini söyleyemeyiz. İşbirliği kimlerledir elbette bilemeyiz. Demirel sözü ile siyasette 24 saat uzun bir süredir ve dün dündür, bugün bugündür.
Ne olacağı belirsizdir ama bizi yönlendirenler değişik senaryoları tartışmaktadırlar. Biz de televizyonlardan veya kendi gazetemizden söyleneni okuyup yetinmekteyiz. Sorularımızı çoğaltarak ve nasıl bir gelecek istediğimizi netleştirerek bize en yakın siyasi parti içinde ve ülkedeki demokratik etkinliklere katılarak siyaset yapmalıyız.
Siyasete girmeliyiz. Sözlerimizde, gündelik yaşamımızda siyaset var ise bizim de siyasete müdahil olmamız şart. Ama seçici olmak da önemlidir. Yani yüzyıllardır toplumlara çare olarak sunulan ve her defasında yeni kargaşalar getiren çağdışı, ırk ve din soslu sermaye siyasetlerinin iletişim ve teknolojinin bu kadar geliştiği bir ortamda özgür, laik ve insan hakları temelli bir gelecek kurmayacakları kanıtlanmıştır.
Tüm bu geçmişi sorgulayarak aktif ve birlikte olunacak siyasetleri barındıran siyasi yapılarda olmak için haydi siyasete…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
‘Devlet Hastanesi ne işe yarıyor?’
Hacılarezanı otogarı!
Kirada şampiyon Edirne!
Saros'da domuz bilmecesi!
Kübra ve Ömer’den mutluluğa ilk adım
Gece yarısı deprem heyecanı
Veteriner hekimlerde yeni dönem
Güzel Parti'de görev dağılımı
Eczacının sorunları büyük
Roman muhtardan korona uyarısı!
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama