ANASAYFA
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Başkasının adına konuşmanın haysiyetsizliği (2)
Yayın Tarihi: 26 Ağustos 2020 Çarşamba, 06:33
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

CHP Umumi Başkanı’nın Cumhuriyet gazetesine verdiği o pek nitelikli röportaj üzerinden bu partideki sorunların temeline dair saptama ve değerlendirmelere devam edelim.

 

Röportaj o kadar sarih ki her şey ayan beyan ortada. Yeter ki gerçekleri görebilmek için özgür düşünceye ihtiyaç olduğunu, basiret gerektiğini önemseyelim.

 

Ve şu hususu göz önünde bulunduralım: CHP’nin kurumsal yapısı ile CHP’yi yönetenleri ayırarak konuya yaklaşalım.

 

CHP’yi kendisine verilen göreve uygun yöneten Umumi Başkan ve şürekâsının asıl sorun olduğunu gözden kaçırmayalım.

 

Dolayısıyla, CHP’nin kurumsal kimliğinin, temsil ettiği değerlerin eleştirilmediğini, CHP’yi güç odaklarının (Kemal Bey’in belirtiği gibi, egemenlerin) elinde oyuncak yapan yönetim üzerinde durduğumuzu bir kez daha belirtelim.

 

Yaygın şekilde karşımıza çıkan “Aman CHP’ye zarar vermeyelim çünkü AKP’nin elinden ülkenin kurtulmasının dinamosudur, zaman kötüdür, ülke uçuruma sürükleniyor, şimdi sırası değil…” türünden laflara itibar etmenin de manası yoktur.

 

Zira AKP’nin iktidarda kalmasında CHP Umumi Başkanı’nın verdiği katkılar göze batıyor.

 

Bahçeli’nin verdiği doğrudan desteğe koşut olarak Kemal Bey’in dolaylı ya da örtülü katkılarını da görmezden gelmeyelim, topu taca atmayalım.

 

Küresel güçlerin/büyük sermayenin iktidarı ve muhalefeti kontrol altında tutmak amacıyla türlü dolaplar çevirdiğini bildiğimize göre, Kemal beyin muhalefetimsi tutum ve davranışlarını da bu çerçevede değerlendirmek gerektiğini ıskalamayalım. 

 

Yolsuzlukla mücadelede ateşli çıkışlar yapan Umumi Başkan’ın ilerleyen zaman içinde nasıl da saman alevi gibi söndüğüne kim bilir kaç kere şahit olduk değil mi?

 

Man Adası çıkışı hangi sonucu doğurdu mesela? AKP’ye malzeme oldu sadece çünkü sürdürülemedi. Neden sürdürülemedi? Kemal Bey versin cevabını!

 

Söz konusu röportajdaki o iddia nereye varacak sanıyorsunuz peki ?

Hiçbir yere; AKP muhaliflerine sadece çabuk geçen bir müsekkin etkisi, AKP liderine meftun kitlelere ise övünç kaynağı olacak.

Yolsuzlukla mücadelenin magazinleşmesi de işin cabası kuşkusuz…

 

Nitekim ne söyledi Umumi Başkan o pek mühimmiş gibi sunulan röportajda?

 

Şunu: //Erdoğan’ın ailesi memleketi seviyorsa yurtdışındaki servetini Türkiye’ye getirsin. Milyarlarca paraları var.//

 

Nereden mi biliyormuş?

 

Trump, “Senin servetini, mal varlığını inceleyeceğiz, aklını başına al” dediğinde Erdoğan hiç sesini çıkarmamış. Evet, kaynak bu…

 

Hesapta uzman Umumi Başkan, yollasanıza ekonomi konusunda pek uzman yardımcılarınızdan Selin Sayek Böke ile Faik Öztrak’ı ABD’ye konuyu araştırmak için…

 

Dahası, yazıverin siz de bir mektup Trump’a, isteyin ima ettiği hususa dair bilgi ve belgeleri, hatta Halk Bankası davası için, 17/25 Aralık olayı hakkında da aydınlatsın sizi…

 

Bakın siz harekete geçene kadar AKP Genel Başkan’ı hakkınızda 2 milyon liralık tazminat davası açtı ve kamuoyunda bu konuşuluyor…

 

Avukatınız, “Kılıçdaroğlu’nun doğru söylediğini yine ispatlayacağız! Hodri Meydan! Var mı cesaretiniz” demiş. Güzel söylemiş de ispat bakalım ne zaman gelecek ve kamuoyu doğru bilgilenecek?

 

Bence yine çok bekleyeceğiz çünkü Kemal Bey’in bu çıkışları bildik gaz alma operasyonlarıdır. O da biliyor Trump’ın ‘ayak oyunları’ndaki maharetini ve bu muhabbetten bir şey çıkmayacağını…

 

Zira hemencecik çark edivermiş Umumi Başkan…

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açtığı 2 milyon liralık dava için şunları söylemiş:

 

//ABD Kongresi’nin şantajına teslim olmasın. Derhal veririm.//  

 

Ve konuyu onur meselesi de yapmış…

 

//ABD Kongresi dünya önünde ülkemizin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan zatı tehdit ederek ‘servetini inceleyeceğiz’ dediğinde Erdoğan ‘hodri meydan’ demek yerine sustu.

 

Bu milli onurumuzu derinden yaralamıştır. (…) Çağrımız; hızla bu sorumluluğu yerine getirmesi ve ülkenin ulusal onurunu korumasıdır.// (Saygı Öztürk, 19.8.2020,Sözcü)

 

Siz koruyun onurumuzu Umumi Başkan, çekiverin ABD’ye kallavi bir ‘hodri meydan’, inletin yeri göğü ne duruyorsunuz…

 

Evet, böyle büyük laflar ederek topu taca atmak yok, madem onurumuz mevzu bahis girin şu konuya etraflı, çıkarın gerçekleri gün ışığına…

 

Şu ‘israf’ sözcüğünü de bir kenara bırakın artık ve sürekli gündeme getirdiğiniz yolsuzlukla mücadele hassasiyetinizi ete kemiğe büründürün.

 

AKP’den devralınan büyükşehir belediyelerinden henüz dişe dokunur, iktidarı sarsacak bir yolsuzluk dosyası görmedik.  Ufak tefek israf haberleri ile yetinecek değiliz, kamuoyunu oyalamayın. İstirhamımız olur.

 

Neden mi uzattık Kemal Bey’in yolsuzlukla mücadelesini?

 

Birincisi, gerçek bir mücadele sergilemiyor Umumi Başkan. Mücadele ediyormuş gibi yapıyor ve elbette sıkça yaptığı gibi gaz alma operasyonu çekiyor.

‘Hesap soran hikâyecikler’ bir süre sonra gündemden düşüyor, elde muhabbet kalıyor.

 

Peki, bu neden böyle oluyor? Sermayenin ayağına basmaması gerektiğini iyi biliyor çünkü.

Devlete yapışık sermaye biriktirme mahareti anlı şanlı komprador burjuvazimizin

alâmeti-farikasıdır. Tutkundurlar buna, yıllardır bu şekilde serpilmişler, büyümüşlerdir.

 

Şimdilerde AKP’nin yarattığı yandaş şirketler revaçta ve aslan payı onlarda…

 

AKP-CHP çekişmesinin önemli bir ayağı da budur. Devlet olanakları ile sermaye birikim sürecinde geri düşen İstanbul Sermayesi CHP ile bayrak göstermektedir.

Haliyle CHP üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmasına da şaşırmamak gerekir.

 

Şunu iddia ediyorum: Hem Umumi Başkan hem de hesapta uzman biri olarak Kemal Bey, sermayenin gücünü iliklerine kadar hissettiği için nasıl davranacağını çok iyi bilir.

 

Kaynakların dağıtımında erk sahibi siyasiler hakkında yıllardır duyduğumuz hikâyeciklerdeki gerçeklik payına da aşınadır.

 

Ve fakat…

 

Orasından burasından cidden deşmeye kalkarsanız, sermaye birikim sürecinde çokça sorgulanacak alan çıkar karşınıza. O topa girmemek lazım değil mi Sayın Kemal Bey?

 

Mesela AKP dönemindeki özelleştirmelerde Umumi Başkan’ın sonuç elde edici bir tasarrufunu hatırlıyor musunuz? Yoktur!

 

Selefi Deniz Baykal döneminde de bu böyleydi…

 

2001 krizi sonrası küresel sermayenin güvenilir elemanı Kemal Derviş’in Hazine Müsteşarı koltuğuna oturttuğu Faik Öztrak’ın özelleştirmelere karşı çıktığını duydunuz mu hiç?

 

Evet, AKP’nin haraç mezat gerçekleştirdiği tüm özelleştirmelerde, CHP’nin ‘laf olsun torba dolsun’  muhalefeti belleklerdedir sadece.

 

Faik Öztrak’ın yaklaşımı, gerçeği zaten apaçık yansıtmaktadır.

 

Örneğin, özelleştirmelere karşı çıkmak yerine elde edilen gelirin har vurup harman savrulduğundan bahseder hep.

 

Özelleştirmelerin ideolojik olduğunu ağzına bile alamaz.

 

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi sırasında sergilediği tutum da unutulacak gibi değildir.

Örneğin Alpullu Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesi sırasında soluğu Edirne’de alarak il binasında yaptığı basın açıklaması tarihe geçecek niteliktedir kanımca. Manevra kabiliyeti babında şüphesiz…

 

Evet, CHP’nin yönettiği Trakya belediyelerinin birlikte ihaleye girerek Alpullu Şeker Fabrikası’nı satın almalarını önermiştir Öztrak.

 

Fos çıkmıştır tabii…   

 

Fevkalade ayrıcalıklı biridir Öztrak.

5 dönem Tekirdağ’dan 1’nci sıra kontenjan milletvekilliği boşuna mıdır sanıyorsunuz…

 

Faik Öztrak ile aynı kefeye konulacak bir diğer imtiyazlı siyasetçi, Selin Sayek Böke’dir.

 

İlhan Cihaner ile birlikte hareket etmesine, bu yaramazlığına rağmen gözden düşmemiştir. Çünkü iyi yetişmiş/yetiştirilmiş kullanışlı bir elemandır.

 

Sol jargon siyasetini, kendini solcu gibi satmayı iyi becerir. Sol şeridi işgal etmek de üstlendiği görevlerden biridir belki de…

 

(Selin hanım hakkında tafsilatlı bir değerlendirme için: “Selin Hanım’ın taneleri”, 21 Eylül 2016, Köşe Arşivi.)   

 

Aslında o da Faik Öztrak gibi ‘iyi bir sosyal demokrat’tır.

 

İkisi de, kapitalizmin rasyonel işlemesi için hukuk devletinin/ kuvvetler ayrılığının önemini sıkça vurgular, kamu ihale yasasının adil ve şeffaf olması gerektiğini dillendirirler.

 

AKP’nin kayırma ekonomisi nimetlerinden yararlanamayan sermaye kesitinin yaralarını sarmak için göreve hazırdırlar; iktidara gelmeyi özlemle beklemektedirler…  

 

Gelelim Abdullah Gül meselesine…

 

Umumi Başkan burada da algı operasyonu çekiyor. Belli ki CHP seçmeninin önüne yine top yuvarlıyor… Maksat partilileri lüzumsuz meşgul etmek ve gerçeklerin konuşulmasını önlemek…

 

Evet, açıkça ‘mikserlik’ yapıyor.

 

Gerçi röportajın asıl amacı da sanki bu ve mutfakta birileri var. Yani Kemal Bey’in yanına sokuşturulan bazı elemanların üzerinde düşünüp piyasaya saldıkları bir ürün var karşımızda.

 

Bir kere, neden korkacakmışız Abdullah Gül’den?

 

Atatürk Cumhuriyeti’nin kıymetini bilmeyen, milli bayramlarda hastalanan bir cumhurbaşkanı eskisinin CHP adayı sunulması da ne ola ki?

 

Üstelik İngiltere Kraliçesine sadık bir şövalye olmayı kabul etmiş birinin cumhurbaşkanı adaylığını bu kadar kolay telaffuz etme rahatlığı nereden geliyor?

 

Sizce bu özgüven patlaması, tek adamlık ötesi bir şey değil mi?

Umumi Başkan gemi azıya almış vaziyette partililer ve seçmenle alay ediyor sanki?

 

Ne dersiniz?

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Elveda Rumeli!
Pilav bahane, buluşmak şahane!
‘Ediwood içimde ukde!’
'Fahri Hemşehri'ye veda yemeği
Edirne Lisesi 165 yaşında
Oltalar ödül için yarıştı!
EDOSK'tan tarihi gezi
EDİRNE ve BİSİKLET -8-
Yeşilay hafta sonunu Süloğlu'na ayırdı
EDİRNE ve BİSİKLET -8-1-
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke