ANASAYFA
02 Ekim 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
“Memleket Hareketi”
Yayın Tarihi: 09 Eylül 2020 Çarşamba, 06:41
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Muharrem İnce Memleket Hareketi’ne 4 Eylül’de Sivas’ta yol verdi.

 

1000 gün sürecek programın merkezinde, etkili bir muhalefet tarzına dayalı iktidar yürüyüşü iddiası var.

 

Bu da, seçimlerin normal zamanda yapılması durumunda üç yıl öncesinden bir hareketlenme ve seçim hazırlığı anlamına geliyor kuşkusuz.

 

İktidardan kasıt, cumhurbaşkanlığı koltuğu tabii ve talip de Muharrem İnce.

Mevcut rejime uygun iktidar hedefi de budur şüphesiz.

 

Buraya kadar her şey gayet açık, kolayca anlaşılıyor.

 

‘Ama’sına girmek şart çünkü kafada çokça soru oluştuğu, berraklık gerektiği de ortada…

 

Muharrem İnce’nin otobüs üstü Sivas konuşmasından başlayarak Hareketi mercek altına alalım.

 

//Biz muhalefet hareketi değiliz, parti içi muhalefet hareketi hiç değiliz. Bizim derdimiz muhalefete muhalefet etmek değildir, bizim derdimiz çocuklarımıza güzel hayaller kurdurmaktır. Türkiye’yi karış karış dolaşacağız. Nereye evrileceğimize mıillet karar verecek.

(…)

Bir yanda Millet İttifakı var biz de oradayız zaten, bir yanda Cumhur İttifakı var. Fakat Türkiye’nin daha büyük bir ittifaka ihtiyacı var, Türkiye’nin Misakı Milli ittifakına ihtiyacı var. İktidar gitmekten korkuyor. Muhalefet ise ‘Millet ne der, yandaş medya ne der’ diye muhalefet yapmaktan korkuyor. Türkiye siyasi tarihinde ilk kez kararsızlar yüzde 32’yi bulmuş işte böyle bir ortamda Sivas’tan yola çıkıyoruz.

 

İktidar kalıcı değil, muhalefetin de oyu artmıyor. Dokunsan yıkılacak bu iktidarla, ürkek muhalefet arasına sıkışmış bir Türkiye bize yakışmıyor. Türkiye’ye yeni bir umut yeni bir yol lazım. Salı’dan salıya 45 dakika konuşmakla ülkenin sorunları çözülmez.// (Zeynep Kaplan,

5 Eylül, Sözcü)

 

İnce’nin Sivas konuşmasının pek temkinli bulunmasına şaşırmamak lazım...

Hareket’in henüz ısınma turlarında olduğunu ve zaman içinde kendini göstereceğini düşünüp bir müddet beklemek gerekiyor.

 

Şimdilik güreşe peşrev ile başlayan pehlivan gibi davranıyor İnce ve doğal rakibi Umumi Başkanı Kemal Bey’e centilmence dokunmakla meşgul.

 

Kemal bey de öyle anlayışlı ki, İnce’ye yol veriyor adeta; “yürü bakalım Muharrem Bey” der gibi yapıyor… Partiden ihraç falan yok yani…

 

Dahası…

Umumi Başkanının Memleket Hareketi ile ilgili “İtirazımız yok” değerlendirmesine,

Sivas’a hareket öncesi havalimanında İnce’nin “İtirazı olmamasına teşekkür ederim” demesi, bu fevkalade düzeyli siyaset dili, hemen dikkat çekiyor.

Fakat bu durum, bazı soru çengellerini de insanın kafasına takıyor.

 

Zira İnce’nin Hareketi duyurduğu 13 Ağustos açıklaması daha gerçekçiydi...

 

//Kurultaylarımızda beş dakika konuşabilmek için büyük mücadele vermek gerekir.

 

Bugün Kurultay'da Genel Başkan bir konuşmacıyı dahi dinlememiştir. Kendisi konuşup çekip gitmiştir.

 

Kadın Kolları Kurultayı'na katılma zahmeti bile göstermemiştir.

 

Kurultay iradesini de tanımayan bir Genel Başkan vardır şimdi.

 

'Ömrüm CHP zihniyetiyle mücadeleyle geçti' diyen dostlarına değil kendi evlatlarına güvenmelidir.

 

Ayrılsam bile CHP'yi kurtarmak için ayrılırım.

 

Türkiye’nin sorunlarını ne tek adam iktidarı ne tek adam muhalefeti çözebilir.

 

Türkiye’nin sorunları ortak akılla ve ortak değerlere sımsıkı sarılarak çözülür…// (Basından)

 

Evet, ortada apaçık çelişkili bir durum var…

 

Ne oldu da CHP Umumi Başkanı böyle mülayim davranıyor; Muharrem İnce ise neden çelişkili açıklamalarla yol yürüyor?

 

Öyle ya; CHP’nin CNN Türk’e çıkmama boykotunu delen Ümit Kocasakal ve İrem Çiçek’i,

A Haber’de konuşan Mehmet Sevigen’i ihraç istemiyle disipline sevk eden o pek demokrat Umumi Başkan’a ne oldu, kafasına saksı mı düştü ki İnce’nin derhal ihracını gerektiren Memleket Hareketi’ne böylesi bir teveccüh ile yaklaşıyor?   

 

Doğrudur değerli okur,  bu durum eşyanın tabiatına aykırıdır…

“Bu işte bir çapanoğlu var” diyerek şüpheye düşmekte yerden göğe kadar haklısınız.

 

Bildiğiniz gibi, inandırıcılığını ve güvenirliğini çoktan yitirmiş Umumi Başkan’ın tutum ve davranışlarında tutarlılık aramıyoruz.

Muhtemelen, hesapta uzman özelliği icabı, yine fayda-maliyet analizi yapıyordur.

 

Elbette, babasının malı gibi yönettiği CHP’den İnce’yi hemen ihraç edip Hareket’e can suyu verecek hatayı beklemiyoruz Kemal Bey’den.

 

Yine, bekle-gör politikası izleyecektir… 

 

Sanki şöyle demektedir Kemal Bey: Ben görevim icabı AKP’ye muhalefet eder gibi davranmak zorundayım, yoksa mütedeyyin Müslümanlardan oy alamam, Millet İttifakı da iktidar olamaz, onun için misyonum gereği iyi bir demiryolu makas memuru gibi davranarak kimin önünü keseceğimi, kime yol vereceğimi iyi bilirim…

 

CHP seçmeni AKP’ye karşı etkili muhalefet istiyor, yoksa havuzdaki oy kaybı giderek artacak diye de endişelenmektedir ama…

 

Nitekim ‘yar bana bir çare/eğlence’ diye sızlanırken, Memleket Hareketi sanki ilaç gibi geldi değil mi Kemal Başkan?

 

Arşınlasın Muharrem Anadolu’yu, göstersin keskin muhalefetini, halkta karşılık bulursa yine onu aday gösteririm şeklinde bir düşünce size muazzam yakışır, tecrübeyle de sabittir zira…

 

Evet, aklınızca bir taşla birkaç kuş vuracaksınız. Önümüzdeki seçimler için oylarınızı şimdiden tahkim etme peşindesiniz anlaşılan.

 

Bunun tutup tutmadığını ilerde açıkça göreceğiz fakat şimdiden belirtmiş olalım: çok sırıtan bu projenizi o ‘koyun muamelesi’ yaptığınız seçmene yedirmeniz hiç kolay olmayacak; yine yaya kalacaksınız…  Bu sefer İstanbul’dan Ankara’ya yürürsünüz artık!

 

Madalyonun öbür yüzüne, İnce’ye gelince…

 

Eğer ortada danışıklı bir dövüş varsa ( bu bir kurgulanmış hareket ise), bundan en çok Muharrem İnce zarar görecektir…

 

Hareket’in saman alevi gibi söneceğini söylemek için kâhin olmaya gerek yok sanırım.

 

İnce’nin, yukarıda alıntıladığımız 13 Ağustos tarihli sözlerine sadık kalması esastır.

 

Kemal Bey’in dümen suyunda giderek CHP’yi kurtarmak, AKP karşısında etkili bir muhalefet olası değildir.

 

CHP’nin başına getirilmişlerin merkez yönetimdeki belirleyiciliğini ortadan kaldırmayı hedefe koymayan/koyamayan bir hareketin inandırıcılığı/güvenilirliği yok demektir.

 

Evet, CHP-Memleket Hareketi paradoksunun şirinliklerle, çeşitli manevralarla perdelenmesi mümkün gözükmüyor.

 

Sivas’ı peşrev sayarsak, güreşin ne zaman ve nereden başlayacağını kamuoyunun merakla beklediği gün gibi ortadadır.

 

İnce, büyük iddialarda bulunup tuluat ve hiciv ile hedefe ulaşılamayacağını iyi bilenlerdendir; fazla zaman kaybetmeden peşreve son vererek sadede geleceğini, Hareketi çıkmaz sokakta daha fazla dolaştırmayacağını düşünüyoruz…

 

Yanılıyor da olabiliriz…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bedesten'de bir ilk
Aramızdan ayrılanlar
ETUS'ta HES kodu zorunluluğu!
Veteriner Hekimler'de sürpriz itiraz!
Aşı krizi kapıda!
TÜ'ye temizlik kuvveti
Edirne alt yapı şantiyesi
Kasabanın mucize takımı
‘Önce piknikçiler ıslah olmalı’
Pandemide gülümseten beste
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama