ANASAYFA
02 Ekim 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
BU MASKE İYİDİR
Yayın Tarihi: 10 Eylül 2020 Perşembe, 06:32
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Savaşları çıkaranlara bakın; barış söylemleri ile Barış Maskesi takarlar. Din tüccarları; dini söylemler ile Din Maskesi takarlar. Çevreyi kirleten, doğayı yok edenler Çevreci Maskesi takarlar. Sadece kendisi ve yakınları ve sermaye sınıfı için siyaset yapanlar Halkçı Maskesini takarlar. Köylerde tarımı bitirip, tarımı köylüden almak isteyen ve toprağı köylüden kurtarmalıyız diyenler Çiftçi Maskesi takarlar. Kısacası maske bugüne kadar genelde olumsuz anlamda kullanılmıştır. Biliyoruz bankayı veya herhangi soyanlar bile maske takarlar.
Ancak bu kez olumlu anlamda ve herkesçe doğrulanan Salgın Maskesi takmamız gerekiyor. Çünkü salgın dünyada ölümü gösterip yeni bir yaşam dayatıyor. Her ne kadar farklı bilgiler olduğu için farklı fikirler ve kurgular varsa da bunları tartışacak, kurguları kanıtlayacak durumumuz yok.  Maalesef her gün ülkede onlarca dünyada binlerce insan ölmektedir. O nedenle de bilim insanlarının söylediği ve hepimizin ortaklaştığı kurallara uymalıyız.
Hepimizin ortaklaştığı kurallar; Maske, Mesafe ve Temizlik.  Temizlik zaten 'imandan!'mış dinimizde. Sağlık Bakanı bile; 'temizlik tedbirdendir' dediğinde hemen uyarıldı din tacirleri tarafından ve twettini silerek 'temizlik imandandır' yazdı. Ama hepimiz biliyoruz ki temizlik imandan değil, alışkanlıktan, kültürden ve yurttaşlık bilincinde gelişir. Temizlik imandan gelseydi dünyanın en temiz ülkeleri imanı olan ülkeler olurdu.  Yani “temizlik imandandır” bilgisi din tüccarlarının sahte maskesidir. Ancak bu dini inançların temizliğe önem vermediği anlamında değildir. Tüm dinler ve ideolojiler temizliğe önem verir ama onları kullanmak gerekir ki bu da dindar olmakla bağlantılı değildir. Temizlik; sağlıklı yaşamın ilk kuralıdır. 
Maske şart oldu.  Çok basit ve ucuz olan maskenin sürekli yenilenmesi ve takılması gerekiyor. Bu nedenle de çok tüketilmekte. Herkesin evde, işte yapabilmesi de şimdilik zor olduğundan toplumu bu kadar ilgilendiren maskeyi resmi kurumların sağlaması zorunludur. İdareciler balolarda giydiği maskelerden sıyrılmalı ve gerçek idareci olduklarını kanıtlamalıdır. Bu tür basit ama zorunlu hizmetler buna fırsat veriri. Salgın çıktığında yapılan maske dağıtma yarışı zorunlu kullanım şartı getirilince adeta ticari kazanca dönüştü. 
Kentimizde az olumsuzlukla ile geçirilen salgının bu düşük çizgide sürdürülmesi hepimizin dileği ama bu dileğin hayat bulması için kentliler olarak kurallara uymaya devam etmeliyiz. Ve en önemlisi de maske takmalıyız, sevdiklerimizden bile mesafemizi korumalıyız ve de temizlik kurallarına harfiyen uymalıyız. Uyuyor muyuz sorusuna yanıt verebilmek için bilgi sahibi olmalıyız. Ki bilgi ve fikir sahibi olmadan fikir sahibi olmayalım. Ama ne yazık ki basından da görüyoruz ki uymayanlar var. 
Bu kurala uymak da aslında sınıfsal bir durum çünkü salgın da, salgından korunmak da sınıfsal çelişkiyi açığa çıkarıyor. Durumu iyi olanla olmayan ayırabiliyor. En basitinden; yoksul kesimde yılların verdiği beslenme bozukluğu sonucunda bağışıklığı zayıf olanlar fazla olabilmektedir.  Öte yandan her gün bir maske alsa bir liradan otuz lira veremeyecek durumdadır. Dolayısıyla sağlıklı beslenerek bağışıklık kazanan ve 5-10-50 liralık maske kullanan arasındaki fark sınıfsaldır. Torpille test yaptırmak, pozitif çıkınca en güzel şartlarda tedaviye alınmak gibi ayrıcalıkları saymayalım.
Elbette Kent Konseyinin dediği gibi maske ve dezenfektan maddeleri başta toplu ulaşım araçları olmak üzere kentin her yerinde her zaman bulundurulmalı ve ihtiyacı olan bunlara ücretsiz ulaşabilmelidir ama bunu desteklerken kendimizin de alacağı tedbirler olmalıdır. Yine toplu ulaşım araçları kurallara uygun olarak mesafe uygulamasını mutlaka yapmalı ve bizler de çarşı pazarda, işyerinde ve benzeri her yerde birileri tarafından uyarılmaya gerek kalmadan diğer insanlarla mesafeli olmalıyız.
Bizler bu önlemleri alıp kendimizi ve kentimizi korurken salgın ne zaman bitecek, nasıl sonuçlanacak gibi sorular sormaya, okumaya devam edeceğiz. Bu tür hastalıklar doğal mıdır, yapay olarak bizlerin doğayı bozmamızla ilişkili olabilir mi? Gelişen bilimin sermaye sınıfının yararına kullanabilmek adına gezegenimizdeki sekiz milyar insanı açlıktan ve hastalıktan yok olabilir korkusuna kapılmasını ve sonucunda besin kaynaklarımız, moralimiz, inançlarımız, geleceğimiz kontrol altına alınmak mı isteniyor?
Evet, bir bilinmezlik var hepimizde. Bunun psikolojik sorunlara dönüşmemesi için dayanışma ve yardımlaşmaya ihtiyaç var sanırım. Uzmanlar, yalnız olmadığımızı anladığımızda moral çöküntünün de olmayacağını söylüyorlar.
Umarım bu tür hastalıkların nedenleri ve sonuçları bulunur ve sonrasına dair önlemler alınır. Kısa bilgim ile diyebilirim ki doğayı bozmakla başladı her şey. Bakın bir bilimsel çalışma sonrasında; İtalya'da koronavirüs salgını sırasında otomobil fabrikalarının olduğu kuzeyde koronavirüs ölümleri yüzde 12 çıktı, İtalya'nın geri kalanında yüzde 4,5 çıktı. Dünya Bankası Hollanda'da bir çalışma yaptı. Termiklerin neden olduğu partikül maddedeki yüzde 20'lik artışın, koronavirüs ölümlerinde yüzde 100 artışa yol açtığı ortaya çıktı.  Bu bilgileri gerekçe alan 37 çevre örgütü tüm termik santrallerinin kapatılmasını, yeni ihale edilenlerin de fesih edilmesini talep eden bir dava açtı. Bakalım süreç nasıl işleyecek?
Olması gereken; bu bilimsel bilgi sonucunda tüm dünyada fosil yakıtlarla üretim durmalı ve doğal enerji üretimlerine geçilmeli. Ama olmuyor, olamıyor. Sermaye kazanmadığı yöne gitmiyor ve kamu da piyasaya girmiyor. Bunu başarmak için doğru bilgiler çerçevesinde hepimizin talep eder olması gerekiyor ki bu da bizlerin kültürel evrimi sonucunda örgütlenmesi ve talep etmesi ile olacaktır.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bedesten'de bir ilk
Aramızdan ayrılanlar
ETUS'ta HES kodu zorunluluğu!
Veteriner Hekimler'de sürpriz itiraz!
Aşı krizi kapıda!
TÜ'ye temizlik kuvveti
Edirne alt yapı şantiyesi
Kasabanın mucize takımı
‘Önce piknikçiler ıslah olmalı’
Pandemide gülümseten beste
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama