ANASAYFA
02 Ekim 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
40 YILDIR BİTMEYEN DARBE!
Yayın Tarihi: 15 Eylül 2020 Salı, 06:22
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin üzerinden tam kırk yıl geçti. TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama yaşam süresi yetmiş sekiz yıl. Demek ki, 1980 öncesi doğan bizim kuşak ömrünün yarısını bir türlü bitmeyen darbe düzeni ile geçirmiş! Oysa 1983’te yapılan seçimlerle sivil hükümetler iş başına gelmişti ve demokrasimiz işlemeye başlamıştı ama olmadı, olamadı!

Peki Neden?

Ne demişler, “Her toplum layık olduğu şekilde yönetilir.

Evet, 1982 Anayasa Referandumu çok ağır koşullarda gerçekleştirildi ama evet oranının % 92 olması gerçekten kabul edilebilir bir durum değildir. Ve daha da önemlisi üzerinden geçen otuz sekiz yılda defalarca değişiklik yapılmasına karşın, o Anayasa’nın demokrasi ile bağdaşmayan hükümleri bir türlü değiştirilmedi. Bu süre zarfında yapılan her değişikliğe de ‘evet’ dendiğine göre demek ki, ya toplum Anayasa’dan memnun ya da toplumun pek diye bir demokrasi derdi yok! Herhalde toplum, siyasi liderlerin verdiği kadar hak ve özgürlükleri yeterli buluyor. Ne acı değil mi?

Tüm siyasi liderler her yıl dönümünde bu darbeyi lanetliyor. Ama hiçbiri Darbe’nin getirdiği hukuksuz düzeni değiştirmeyi de düşünmüyor.

Darbelerin iki yönü vardır. Birincisi, halkın iradesini temsil eden Meclis ve Hükümet’i silah zoru ile devirmek ki bu en ağır cezayı gerektiren bir suçtur. İkincisi, anti demokratik hukuk düzeni ve kurumlar inşa edilerek baskı rejimi oluşturmak!

Yıllarca, darbeciler yargılanmadan onların uygulamaları eleştirildi. 2012’de açılan davanın yaşayan iki sanığı Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya dava kesinleşmeden öldü. Dolayısıyla, yıllarca devlet protokolü tarafından saygı gören darbeciler, cezalandırıldıklarını bile görmeden, yaptıkları yanlarına kâr kalarak öldü gittiler.

Peki, darbenin diğer yönü olan anti demokratik hukuk düzeni ve kurumlar! Bugüne kadar onlara dokunan olmadığı gibi, tüm iktidarlar işlevsel bir aparat olarak kullandı. Ve bu kırk yılın, on sekizinde iktidar olan Erdoğan da bunları en çok kullanan oldu.

İktidarların; demokrasi, hak ve özgürlükleri sadece işine geldiğinde istedikleri, onları sınırlayacak ya da zora sokacak ise nasıl da ellerinin tersi ile ittiklerinin ilk örneği 1987 Siyasi Yasakların Kaldırılması Referandumu’nda görüldü. Darbecilerin Demirel ve Ecevit gibi liderlere koyduğu siyasi yasağın kaldırılması için yapılan o referandumda “Liberal ve özgürlükçü” diye yutturulmaya çalışılan Özal “Hayır” kampanyası yürüttü!

Ne Özal ne de sonrakiler, Anayasa’da yer alan ve sürekli şikâyet edilen; Hak ve özgürlüklerdeki eksiklikler, YÖK, rektör ataması ve daha pek çok konudaki maddeleri değiştirmedikleri gibi, gücü eline geçiren Anayasa’dan doğan yetkilerini tepe tepe kullandı. Son yıllarda ise“Tek Adam Rejiminin” inşasını pekiştirmek için, Anayasa’da olmayan yetkiler bile fazlasıyla kullanıldı, kullanılıyor!

Yeri gelmişken, 12 Eylül Darbe uygulamaları ile bugünkü Tek Adam Rejimi uygulamalarını karşılaştırmakta da fayda var! Aradan 40 yıl geçse de zihniyetin değişmediği nasıl da görülüyor:

12 Eylül Dönemi:

- 650 bin kişi gözaltına alındı,

- 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı,

- 517 kişiye idam cezası verildi, 50 kişi idam edildi,

- 388 bin kişiye pasaport verilmedi,

- 30 bin kişi işten atıldı,

- 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı,

- 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti,

- 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü,

- 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi,

- 937 film yasaklandı,

- 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu,

- 3 bin 854 öğretmen, 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.

- 31 gazeteci cezaevine girdi.

Türkiye’nin son dört yılı:

- 125 bin 800 memur ihraç edildi, 20 bini açığa alındı,

- 446 bin kişi hakkında adli işlem yapıldı,

- 80 bin kişi tutuklandı, 50 bin kişiye adli kontrol uygulandı,

- 15 milletvekili tutuklandı, 99 belediyeye kayyım atandı,

- 174 medya ve yayın kuruluşu kapatıldı,

- 72 gazeteci ve medya çalışanı tutuklandı,

- Haklarında soruşturma açılanlar ve kamudan ihraç edilenlerin kendileri ve eşlerinin pasaportlarına el konuldu,

- 7 grev yasaklandı,

- OHAL mağduru 50 kişi intihar etti.

Üzülerek görmekteyiz ki, kırk yıl önce kurulan darbe düzeni tıkır tıkır işlerken, bu düzen bir yönetim zihniyeti haline de geldi!

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bedesten'de bir ilk
Aramızdan ayrılanlar
ETUS'ta HES kodu zorunluluğu!
Veteriner Hekimler'de sürpriz itiraz!
Aşı krizi kapıda!
TÜ'ye temizlik kuvveti
Edirne alt yapı şantiyesi
Kasabanın mucize takımı
‘Önce piknikçiler ıslah olmalı’
Pandemide gülümseten beste
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama