ANASAYFA
26 Ekim 2020 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
ZENGİNDEN AL FAKİRE VER!
Yayın Tarihi: 22 Eylül 2020 Salı, 06:45
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Tencerenin değiştiremeyeceği hiçbir iktidar yoktur”(Süleyman Demirel)

Tarih boyunca açlık çeken halklar çok iktidar değiştirmiştir. Açlık ve yoksulluğa mahkûm halklardan, demokrasiye sahip olanlar seçimle iktidarı değiştirirken, demokrasinin olmadığı ülkelerde ayaklanma ve benzeri toplumsal hareketler başlamaktadır. Koltuk tatlı olduğu için de hemen hemen hiçbir iktidar öyle kolayca bırakıp gitmiyor. Hatta canı pahasına koltuğu korumak isteyenler de çoktur. Sonuçta açlık ve yoksulluğun belirli bir sınırı geçtiği ülkelerde artık o iktidara rahat yoktur ve tarih bunun örnekleri ile doludur. Bunu bilen iktidarlar da, artık Marie Antoinette’ye atfedilen “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözünü söylemiyorlar, çare üretmeye çalışıyorlar.

Ekonomimizin bir kriz içinde olduğunu herkes biliyor. Bunu en çok da iktidar biliyor ama kriz yokmuş gibi davranıyor!

Koltuğu asla bırakmak istemeyen iktidar,ülkenin bütün kaynaklarını bu uğurda kullanıyor. İktidarda kalmanın “tencerenin kaynamasından” geçtiğini çok iyi bildiklerinden, bunu sağlamak için çok gayret gösteriyorlar ama işleri de çok zor!

Zira iktidarı ayakta tutacak % 50’yi tamamlayan, önemli sayıda dar gelirli ve sosyal yardıma muhtaç bir kitle var. Sosyal yardımlar olmasa bu evlerde tencereler kaynamayacak.

Tabii burada şunu da vurgulayalım, tencerenin kaynaması kadar o tencerenin kaynamasını kimin sağladığı da çok önemli! Nitekim korona salgının en yoğun yaşandığı ve pek çok kısıtlamalar ile halkın geçinmekte aşırı zorlandığı bahar aylarında, iktidar muhalif belediyelerin halka yardıma yönelik faaliyetlerini yasakladı, toplanmış paraları bankalarda bloke ettirdi ve yıllardır muhtaç insanları doyuran aşevlerini bile kapattı!

Evet, iktidarın geleceği sadece o tencerelerin kaynamasına değil, kendi yardımları ile kaynamasına da bağlı!

Her ne kadar enflasyon ve işsizlik rakamları TÜİK tarafından iyice azaltılmış olarak açıklansa da gerçek öyle değil, dar gelirliler çok zor durumda. Ekonomideki bu kötü gidişat doğal olarak devletin gelirlerini de düşürüyor. Devlete kaynak lazım ama hazırı tüketmeye dayalı kötü yönetim sistemi ile yapabilecekleri bir şey de kalmadı.

İşin kolayı zenginden alıp fakire vermek! Peki, ama nasıl?

Şöyle:

- Motorlu taşıtların özel tüketim vergisi zaten çok yüksekti, Ağustos sonunda ise özellikle belirli bir fiyat ya da silindir hacminin üzerindeki otomobillerde ÖTV %160’lara kadar çıkartıldı.

- Benzinde ÖTV % 69.

- Alkollü içkilerde, (derecesine göre değişmekle birlikte) vergi oranı ortalama % 70.

- Sigaranın özel tüketim vergisi % 67.

- Yurt dışı çıkış harcı on beş liradan, elli liraya çıkartıldı. Yurt dışına gidecekler için, korona olmadıklarını gösteren PCR testinin ücreti önce 110 TL. olarak belirlendi, sonra 260 TL. oldu.

- Yurt dışından yolcu yanında getirilen telefonlar için ödenen harçlar, Kasım 2018’de 170 TL. iken şu an 1.500 TL..

- Bir de, köprü, yol ve tünel zamları var ki, hepsi cep yakıyor. Mesela Avrasya Tüneli için tek yön geçiş ücretleri otomobiller için 36,40 TL. Her gün işine bu tüneli kullanarak gidip gelecek kişinin ödeyeceği miktar aylık 1.800 TL.yi geçiyor!

Listeyi uzatmak mümkün ama bu kadarı da yeter.

Bu astronomik vergilere konu mal ve hizmetlerin hedef kitlesine baktığımızda, genellikle belirli bir refah düzeyinde yaşam sürdürecek kadar zengin olanlar olduğunu görüyoruz. Elbette bir de alkol ve sigara tüketicileri var ki, özellikle sigara zengin fakir ayırımı yapmıyor ama bunlar zaten Erdoğan’ın tasvip etmediği alışkanlıklara sahip olanlar!

O halde, yüksek vergilerin hedef kitlesi, nispeten zenginler ve yaşam tarzı olarak kötü alışkanlıkları olduğu düşünülenler!

Zenginlerden AKP’ye oy verenlerin büyük bir bölümü bu vergilerden çok daha fazlasını zaten iktidarla olan yakın ilişkilerinden nemalanarak geri alıyorlar. AKP’nin hatırı sayılır bir muhafazakâr seçmen kitlesi var ki bunların çoğu alkol kullanmıyor, geriye sigara kalıyor ki, “Reis’in sözünü dinlemiyorlarsa o kadarına da katlanacaklar”!

Özetle, o lüks vergilerden en çok zarar gören kesim muhalif seçmenler. Diyebiliriz ki, muhalif kesimden alınan vergiler ile sosyal yardım çarkını döndürmeye devam ediyorlar!

Şimdilik akıllıca ve belki biraz da adil ama bu kitle fakirleştikçe lüks vergi gelirleri de azalacak. Bakalım bu çark ne kadar dönecek?

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bulgar şoföre çirkin saldırı
Yörükler'in acı günü
Edirnespor'u avucunun içi gibi biliyor
Vagonun adı üstünde!
Tavuk yumurta uçtu!
İmaret'te imaret geleneği
Elektrik kesintisi
Alt yapıda büyük heyecan
TMO EDİRNE MERKEZ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ
‘Girdiler durmuyor’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama