ANASAYFA
28 Kasım 2021 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Erdal AKAS / KONUKLARINIZIN SESİ
KONUKLARINIZIN SESİ 261
Yayın Tarihi: 30 Eylül 2020 Çarşamba, 06:39
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

         Son yazım 25.03.2020 de. Araya salgın girdi. Bilim kurulları kuruldu. Ne yapıyor bilmiyoruz. Sağlık bakanımıza bir şeyler bulaştı, kaç kişi öldü... Bazen de devlet başkanımız öğütler veriyor. Kararlar alınıyor: Maske tak, başkalarından uzak dur, evden çıkma-çık-çıkma. TV lerde tıp profesörlerimiz konuşuyor: Bakanımızın söyledikleri doğru değil, doğru olanı şu, şu, şu... Sonuç: Salgın şimdilik gelişiyor. Ana-babası tıp doçenti beş yaşındaki çocuğumuz soruyor: “Virüs var, kendini koru diyorsunuz. Ama kaç yıllık doktorsunuz, bu virüs nerede gösteremiyorsunuz.” Ben de (70 yıllık matematik öğrencisi) soruyorum: “Bu virüsün üremesi nasıl? Devinimi nasıl? Bulaşma alanı ne? Yaptığınızı söylediğiniz simülasyonlar, algoritmalar... ne ile ilgili? Çıkarımlarınızı nasıl elde ediyorsunuz?” Sonuç: Tabipler birliğini kapatmalı, Bahçeli konuşmamalı, hükümet, devlet başkanımız izne çıkmalı. Herkes kendi başının çaresine baksın.

          Salgını çözdük. Gelelim devlet yönetimini çözümlemeye. Bundan sonra tüm yazılarımın konusu bu olacak.

          Önce son iki yazımı özetleyeyim ve buna eklemeler yapayım.

          (1) Biri size solcuyum veya sağcıyım derse bu palavra. Böylece TV lerdeki sol-sağ üzerine kurulu tüm konular da.

           Biz sosyalist de olamayız. Bunun için parti olmalı, bu partinin sanayi işçi kalitesine dayalı bir tabanı olmalı ve biz bu partide çalışıyor olmalıyız. Biri Marksist olduğunu söylerse bu yine palavra. Bunu bir anıma dönerek açıklayayım.

          “Bir orta iki öğrencisi kendisinin de Marksist olduğunu söylemişti. Ben hemen tepki gösterdim.

-de ile benim Marksist olduğumu mu söylüyorsun? Bu doğru değil. Ben yalnızca Marks’tan bazı şeyler okudum. Bir toplum bilimci olan Marks’a saygım var. Çünkü yalan söylemiyor. Sana gelince Marks’ın bir kitabını vereyim. Bu kitaptan üç sayfalık bir yazı çıkarabilirsen ben özel bir gömlek yaptıracağım. Önünde vallahi Ozan Marksist yazan ve hep gömleği giyeceğim.

-Kapital mi?

-Kapital’i kendim okumadım. O, kapitalizmin çözümlemesi. Benim vereceğim bu: Marks’ın Matematiksel Elyazmaları.

-Ama bu matematik.

-Ama Marks’ın.

Ama komünist olunur mu? Halkçıysanız tüm çalışmalarınız, üretiminiz halk içinse evet. Küçük ölçekte de olsa. Örneğin Nazım Hikmet komünist, İsmail Hakkı Tonguç komünist, Atatürk komünist. Ama yabancı bir sözcüğe ne gerek var. Halkçı.

          (2) Ülkemizde (gelişigüzel) kullanılan birçok politik ekonomi terimi sıralamışım: Kapitalizm, emperyalizm, emperyalistlerle iş birliği, liberalistler, sosyal demokratlar, sosyalistler, komünistler, algı yönetimi, toplum mühendisliği, Atatürkçülük, siyasal İslam... Bunları adım-adım, tek-tek açıklamaya, tanımlamaya çalışacağım.

          (3) Yabancı, ne anlama geldiği pek bilinmeyen sözcükler kullanmayacağım. (Dekart’ın terimiyle) ne başkalarının düşündüğünü yazacağım (yani anlamadan aktarma yapmayacağım) ne kendimin sandığını yazacağım (irdelemeden yazıvereceğim). Ya açık, apaçık gördüğümü yazacağım ya da çıkarımlarımı adım-adım açıklayacağım, irdeleyeceğim. Belirsiz bildirilerde bulunmayacağım.

          Bir şeyler yazdık ama hep giriş niteliğinde. Gelin bu yazımızda da yeni bir terimden (bir kavramdan) söz edelim: ATATÜRKÇÜLÜK.

          (1) Atatürkçü-Kemalist ayrımı yapmayalım.

          (2) Kemalist terimi ilk kez bir İngiliz gazetesinde Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal ve arkadaşlarının oluşturduğu silahlı gücü belirtmek için kullanılmış. (Bu somut bir kavram).

           (3) 1934 te İçişleri Bakanlığınca La Turquie Kemalist (Kemalist Türkiye) dergisi yayınlanmış. (Bir tür gönül borcu sıfatı).

          9 Mayıs 1935 CHP Kurultayında Kemalizm parti programına ad olmuş. (Neden yine aynı ama bu defa ilkeler kümesi karşılığı).

          (4) Atatürkçülük teriminin ilk kullanılışını bulamadım.

          Bu yazımı Uğur Mumcu’dan bir alıntıyla bitireyim ve devamını bir sonraki yazıma bırakayım.

           “Acaba günümüz Atatürkçülerinden kaçı 19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal’i Samsun’da karşılamaya giderdi? Kaçı onun peşinden Ankara’ya gelirdi? Ve acaba kaçı Galata Köprüsü’nde müttefiklere alkış tutardı? ...” (Devrim. 16 Şubat 1971)

                                                                                                                                        Sağlıcakla,   

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Engelli asansörü yaptırılacak
Belediye gayrimenkul kiralayacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Marküteri Parke

Böcek İlaçlama