ANASAYFA
03 Aralık 2020 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Bülent AYAN / AYAN - BEYAN
KASIM*
Yayın Tarihi: 16 Kasım 2020 Pazartesi, 05:50
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Neymiş?
Polonya'ya sadece ben gitmişim, Hüseyin'i götürmeyerek kendisine kazık atmışım.
Neymiş?
Polonya hakkında bi'şey yazmamışım.
“Mık”mış!
Merak etme, Polonya'dan önce Romanya var.
Elbette ona da sıra gelecek.
Aşağıdaki yazıyı 6 yıl önce bu köşede yazmışım.
Tekrar olacak ama olsun!  
Önce bunu oku bakim!
**
Soyadı Solmaz'dı.
Ne var ki, soyadının aksine erken soldu, 40 yaşında göçüp gitti.
Hüseyin Solmaz'dan söz ediyorum.
O'nu 4 Kasım 2005'de kaybettik.
Tam 9 yıl geçmiş.
Ömrünün neredeyse dörtte biri...
**
Hiç unutmuyorum.
Gönül arkadaşım telefon etti.
"Bülent, Hüseyin'i kaybettik..." dedi.
Bizim Hüseyin aklımın ucundan dahi geçmedi.
"Hangi Hüseyin?" diye sordum.
"Solmaz'ı" deyince sesimin çıkmadığını hissettim.
Gönül devam etti:
"Öğlen Eski Cami'den kalkacak."
O yıllar Edirne dışındaydım.
Üstelik de o gün oldukça uzaklardaydım.
En başta benim orada olmam gerekiyordu.
Çünkü O'nun ağabeyi gibiydim.
Ama yetişmem imkansızdı.
Çok üzüldüm.
Bu yüzden pekçok gözün "o an" Eski Cami'de beni aradığını iyi biliyorum.
O gün niye orada olamadığımı 9 yıl sonra da olsa bugün burada ilk kez dile getirmekle kendimi hiç olmazsa biraz rahatlamış olarak hissediyorum...
**
Milliyet'te iken yanımda muhabir olarak görev yaptı.
Birlikte çalışmadan önce ve sonra pekçok anımız oldu.
Kafası gazeteciliğe iyi çalışırdı.
Genç ve oldukça yakışıklıydı.
Bu yüzden ölümü O'na hiç de yakıştıramadım.
**
1989'da demirperde ülkelerinde yaşanan değişimden Romanya da nasibini almıştı.
Hem de kanla.
Dünyanın gözü bu ülkedeydi.
Romanya'daki ihtilal için Milliyet Gazetesi'nden önce Ercüment İşleyen ve gazetenin Viyana muhabiri Ali Haydar Yurtsever Bükreş'e giderek orada buluştu.
İşleyen daha sonra yerini Tunca Bengin'e bıraktı.
Aralık 1989'un son günleri Genel Yayın Yönetmeni Doğan Heper'in talimatıyla Bengin'den nöbeti ben devraldım.
Hüseyin o dönem 23-24 yaşlarında, Bulvar Gazetesi'ne haber yapıp, harçlığını çıkarıyordu.
Romanya'ya gideceğimi öğrenince kendisini de götürmemi istedi.
Çünkü kendi gazetesi adına gitmesi imkansızdı.
Kızılay'ın ilaç yüklü yardım TIR'ı ile Bükreş'e gidecektim.
Araçta şoförle birlikte yetkili olarak emekli bir albay vardı.
Emekli albayın kabul etmesi sonucu o da şoför kabininin arka tarafına sıkıştı.
Hem bana yardım, hem de tarihe tanıklık etti.
Çünkü çok meraklıydı...
**
Bükreş'te Ali Haydar Yurtsever ile buluştum.
Güvenlik açısından tüm dünya gazetecilerinin barındığı Intercontinantel Otel'e biz de yerleştik.
11'inci katta çatışmalarda camı kırılmış bir odayı paylaştık, 5'er battaniye altında yattık.
Bir kişinin harcayacağı parayla iki kişi idare etmek zorundaydık.
Ali Haydar Yurtsever'in ekonomik anlamda çok büyük katkısı oldu.
Kendisi yaklaşık bir aydır orada bulunması nedeniyle çevreyi tanıma adına da önemli yardımlarda bulundu.
Biz orada iken Devrik Devlet Başkanı Nikolay Çavuşesku 25 Aralık 1989'da eşi Elena ile birlikte kurşuna dizildi.
İnfazın ardından başkent Bükreş'teki saraylarının kapısı ilk kez basın mensupları için açıldı.
Kar-kış günü yüzlerce gazeteci sarayın önünde kuyruğa girdik.
Gazetecileri 10'arlı gruplar halinde içeri alıyorlardı.
Sıra bize geldi.
İçeri girişte geniş bir salonda piyano duruyordu.
Ali Haydar, piyanonun başına geçti, kendi makinesiyle fotoğrafını çekmemi istedi.
Deklanşöre basarken, "Ali Haydar çok yakıştı..." dedim.
Bu fotoğrafın daha sonra Milliyet'in birinci sayfasını süsleyeceğini nereden bilebilirdim.
**
Gruptaki gazeteciler en ince ayrıntıları dahi fotoğraflıyordu.
Bir duvarın köşesinde "Vakko" poşeti gördüm.
Bir sehpanın üzerine koyarak fotoğrafladım.
Kim bilir hangi isim hediye etmişti?
Sarayda Türk izi...
Şaşırdım, üstelik bir o kadar da duygulanırken, Milliyet'in birinci sayfasına bir fotoğraf karesi daha ekleniyordu.
**
Üst katta yatak odaları vardı.
Ali Haydar, Çavuşesku'nun yatağına oturdu ben onu çektim, sonra eşi Elena'nın peruğunu elime aldım o beni fotoğrafladı.
Sayısız fotoğraf çektik.
İşimiz tamamdı.
Daha önce yolda bulduğum birkaç boş kovanı hatıra olarak almıştım.
Saraydan çıkarken nöbetçi askerler herkesin üzerini aradı.
Bendeki boş kovanlar başımıza iş açtı.
Ülkesinin her yanı boş kovan dolu Romen askerleri beni gözaltına almak istedi, zor ikna ettik.
Aralık ayının son günlerine doğru kara kış şiddetini iyice artırmıştı.
Artık dönmemiz gerekiyordu.
Hiçbir kurum çalışmadığı için karayolları ekipleri de ortalıkta yoktu.
Yollar kardan ulaşıma kapalıydı.
Tek seçenek demiryoluydu.
Ali Haydar Bükreş'te kaldı, biz Hüseyin ile ayrıldık.
31 Aralık günü sabahı trenle Kapıkule'ye geldik.
O Edirne'de evine giderken, ben Milliyet'in o zaman Cağaloğlu'ndaki merkezinin yolunu tuttum.
Tüm yazı işleri adeta etrafımı sarmıştı.
Genel Yayın Müdürü Doğan Heper'e o boş kovanlardan birini hediye ederken, başıma ne işler açtığını da anlatmadan edemedim.
Romanya'dan getirdiğim filmleri banyoya verdim ve daktilo başına geçerek habere koyuldum.
Akşam gazetenin rotatifi dönmeye başlarken, 2 Ocak 1990 tarihli Milliyet'in manşetinde benim ve Ali Haydar'ın fotoğraflarıyla şu başlık yer alıyordu:
"Saray'da Türk izleri.."
**
Kasım, yılın on birinci ayı.
Sözlükler 'Kasım' için ilk başta bunu söylerken, "ayıran..." diye de devam eder.
9 yıl önce Kasım ayında kaybettiğimiz Hüseyin Solmaz'dan sonra bu yılın Kasım ayı Ali Haydar Yurtsever'i aramızdan ayırdı.
Hüseyin kadar olmasa bile Ali Haydar'ın da daha yaşayabileceği yıllar varken o da 12 Kasım 2014'de göçüp gitti.
Bükreş'teki o 3 kişiden geride ben kaldım.
Ölümü nasıl Hüseyin'e yakıştıramadıysam, Ali Haydar'a da hiç yakıştıramadım...
**
Atatürk'ü ulusundan ayıran 10 Kasım'ın üzerinden tam 76 yıl geçti.
Geçtiğimiz hafta bugün sevgili atamızı bir kez daha andık.
O'na ölümü ise tüm dünya hala yakıştıramıyor...
__
*Hudut -17 Kasım 2014

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Eczacı Atılgan korona kurbanı
Kural tanımayana 216 bin lira ceza
‘Engel neymiş gördünüz!’
İki caddeye kişi sınırlaması
Masterchef'te 'Tava Ciğer' ödülü
Eğitimci babanın çağrısı
ERDİNÇ NİŞ 40 YILDIR EDİRNESPOR'DA
Şallı gazeteci gibi
Öğrenciye 'emniyetli' servis
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama