ANASAYFA
03 Aralık 2020 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
ZARFA KANMAK!
Yayın Tarihi: 19 Kasım 2020 Perşembe, 06:17
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Dönemine göre değişik anlamları olsa da zarf önemlidir. Bizim zamanımızda zarf; uzaklarda olan sevdiklerimize sevgimizi iletme aracıydı. Mektup yazmak da ayrı bir eser üretimi idi ki sevgimizi zarfın içine sığdırırdık. Sonra da yapıştırıcıyı dilimizle yalayıp zarfı kapatırdık. Zarf üzeri yazmak da ayrı bir bilgi gerektirirdi. Okullarda öğretilen temel bilgilerdendi; üst sol köşeye gönderenin, alt sağ köşeye de alıcının adı, soyadı ve açık adresi yazılacak.

Farklı zarflar vardı elbette; sarı zarf örneğin, ‘devlet zarfı’ demektir. Çünkü ancak devletten gelen zarflar sarıdır. Bir kişiye sarı zarf geldiğinde devletten gelen bir ceza akla gelirdi.

Zarf önemlidir de içindeki daha önemlidir. Çünkü zarf; içindekileri saklayan, gizleyen, taşıyan ve basitçe cııırttt diye parçalanabilen bir kâğıt parçasıdır. Asıl önemli olan içindeki. O nedenle atalar sözü çok anlamlıdır; ‘zarfa değil mazrufa bakmalı’ der. Mazruf ise zarfın içindeki demektir. Yani dış görünüşe değil içeriğe bakmak önemlidir.

Zarfa değil, mazrufa bakmalı deriz ama günlük yaşamda buna ne kadar uyarız, tartışılır. Dikkatli bakarsak bu da toplumların gelişmişliği ile ilişkilidir. Biz toplum olarak genelde dış görünüşe göre karar veriyoruz. Bu zaafımızı bilen siyasi ve ticari egemenler süslü-püslü zarfları önümüze sunarlar ve bizde mazrufa bakmadan inanırız.

Mazrufa bakmadan zarfa kanan toplumlarda ‘zarf atmak’ da dilimize girmiş güzel ve uyarıcı bir deyimdir. Karşıdaki kişinin gerçek duygularını öğrenmek için onun hoşuna giden sözler söylemek ‘zarf atma’ deyimine örnektir. Ya da dolandırmak, gaz vererek, övücü sözler söyleyerek duygusal durum yaratıp para koparmak da aynı deyime örnek olabilir.

Kapitalizmin sosyal ilişkilerdeki kurnazlığı böyle işte. Boş, kof, cahil, kötü, bozuk olan her şeyin halka ‘zarf atarak’ pazarlandığı ve bizlerin de kandığı ‘reklamlar’ dönemindeyiz. Zarfın içine yani mazrufa baktığımızda ise iş işten geçmiş, yetkimizi üç-beş sene daha vermiş oluyoruz. Bu durumun ticari ve siyasi alanda başarıya ulaşıp ulaşmaması ise toplumun kültür gelişmişliği ile ilişkilidir.

Kültür; uzun sürede oluşan bir durumdur. Osmanlıdaki kültür değişikliği talepleri sonucunda oluşan yeni kültür, cumhuriyet ile birlikte evrensel ilkelere, aydınlanmaya doğru olumlu şekilde yönlendirilmiştir. Doğal olarak bu yönlendirmeye karşı olanların direnişleri olacaktı. Bu kültürel çatışma normaldi.

Belki sıkıcı oluyor ama 1980, yeni bir tarih yazılımı gibi yeni kültürün de yaratılmasında önemli bir tarihtir. Büyük çoğunluğumuz; basit ama saygın, hafif ama değerli ilişkiler ile mutlu olurken 1980 sonrasında hızlandırılan toplumsal değerler sürecinde; zarfa, mali değere, süse bakarak kararlar vermeye başlar olduk. Yani bilgiden yoksun, örgütsüz ‘kapitalist tüketici’ olduk. İnsan ilişkilerimizde de bu durum egemenliğini kurdu. Büyük yalanlar, gösterişli açılışlar, güçlü görüntüler ve benzeri albenilere inanmamız arttı.

Sermaye sahiplerinin önünün açıldığı 1980 kararları sonrasında yeni kültürün oluşması sürecinde bir olayı anımsadım. Turgut Özal devri iktidarı ve sterlin milyarderi diye lanse edilen Kıbrıslı iş insanı Asil Nadir ülkemize gelir, gazete satın alır. Gazete sahipleri ve başyazarlarına davet verir. Girişte kendini tanıtır; “Ben Asil Nadir”. Sıra Cumhuriyet Gazetesi sahibi ve başyazarı Nadir Nadi’ye gelir, Asil Nadir yine “Bendeniz Asil Nadir,” der. Nadir Nadi; şakacı ve iyi gülen bir insandır. Asil Nadir’in bu tanıtımı sonrasında; “Bendeniz de sefil Nadir” der.

İsimlerin ironisi olarak belki de yaşanılan, yaşanılacak olan çatışmanın koordinatları gizlidir bu anıda. Sermaye sahibi asildir, karşısındaki de sefildir ama ikisi de nadirdir. Herkes birey olarak ‘nadir” muamelesi görecek, sermaye sahibi de tüketici de zarfta nadir olacak. Bireysel gelişim programları sayesinde bu nadir olma durumu teşvik edilecektir.

Zengin olmak için zenginleri izlemek ve onlar gibi yaşamak özentimiz oldu. Geçen hafta yazdığım ‘dizi dizi diziler’ başlıklı yazıda da değindiğim gibi televizyon dizileri de hep önümüze atılan zarflardandır. Bunu yukarıdan aşağıya topluma dayattılar demek yanlış olmaz.

Bugüne geldiğimizde bu sosyal ortam sağlanmış gibidir. Zarfa bakan, atılan zarfa kanan durumundayız. Kişilerin makamları, zenginlikleri, güzel sözleri bizim ikna olmamıza yetiyor. Çünkü liyakate, nasıl zengin olunduğuna, üretimdeki katkısına ve benzeri durumlara bakılmıyor. Torpil veya yandaşlık ile makam dolduranlar veya hak yiyerek zengin olanlar, üretimde katkısı olmayanlar topluma yön veriyor.

Telefonla, internet yazışmaları ile kandırılan, fotoğraflara kanan, dolandırılan binlerce insanımız var. Veya döneme göre milyonlarca seçmene gönderilen güzel, süslü, vaat cümleleri yazan ‘ıslak imzalı’ mektuplar hep bizim ‘nadir’ olma durumumuzu okşayan ve bize atılan zarflardır, inanmamız içindir.

Atılan zarflara kanmayan, zarf yerine mazrufa inanan bir toplum yapımızın yerelde ve genelde oluşmasını dilerim. Bir söz ile bitsin yine yazı; 'Beni bir kez kandırırsan bu senin ayıbın ama beni ikinci kez kandırırsan bu benim ayıbım.’ Biz kaç kez kandırıldığımızı sayabiliyor muyuz?

Atılan zarflara kanmasaydık, zarfa değil de mazrufa baksaydık kentimiz ve ülkemiz olarak bu durumda olur muyduk? Kendimizi sorgulasak da ayıbımızı görsek gayri.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Eczacı Atılgan korona kurbanı
Kural tanımayana 216 bin lira ceza
‘Engel neymiş gördünüz!’
İki caddeye kişi sınırlaması
Masterchef'te 'Tava Ciğer' ödülü
Eğitimci babanın çağrısı
ERDİNÇ NİŞ 40 YILDIR EDİRNESPOR'DA
Şallı gazeteci gibi
Öğrenciye 'emniyetli' servis
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama