ANASAYFA
12 Nisan 2021 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ahmet Yaraş / KÜLTÜRE DAİR
GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİR ‘MAMUT HİKAYESİ’-I
Yayın Tarihi: 02 Aralık 2020 Çarşamba, 06:13
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

İnsanoğlunun doğasında var, paylaşmadan edemiyoruz. Ya konuşuyoruz, deşarj oluyoruz ya da biraz emek vererek baki kalsın diye şu an olduğu gibi kalem oynatıyoruz. Bu köşede yazılan bütün yazılardazaten bunlardan ibaret. Kente dair, kentin geleceği için düşünüp yazıyorum. Bazen umutsuzluğa kapılıyorum.  O nedenle uzun, çok uzun aralar oluyor. Kim okuyor ki veya ne değişiyor ki diyedüşünmeden de edemiyorum. Ama işte böyle, kadim bir kentte yaşamanın, havasını soluduğunuz, paralı da olsa suyunu ‘kullandığınız’ kente dair sorumluluk gereği…

Bir de balık hafızası bir toplum olduğumuz tescillendi herhalde! İnanılmaz bir şekilde her şeyi ama her şeyi kafamızın bir yerlerine görmemek için atıyoruz. Ama bazen,sevgili İsmail Demiray gibi gerçekten bilinçli yurttaşlar gelecekte de çıkabilir umudunu taşıyorum. Çünkü ben, bir akademisyen olarak öğrencilerimle sadece bir konuda -Kent Kütüphanesi’nde onunda desteği ile- araştırma yaparken,sevgili Demiray’ın tüm yerel medya arşivini inanılmaz bir kararlılıkla ve özenle taradığını hayranlıkla görmüştüm. İşte,belki yıllar sonra bir başka araştırmacı da bu gazete sayfalarında nedir bu mamut hikayesi der düşüncesi ile bu köşeye not düşmek istedim. Bu nedenle, bu kentehatta bu ülkeye dair umudumu koruyorum.

30 Ekim 2020’de sosyal medyada farklı arkadaşlardan paylaşımlar başladı. Önce üstüme almadım. Bunca insan var, onlar mutlaka ilgilenirler diye düşündüm. Sonra sevgili dostum Cemal Kuday ve Edirne Kent Konseyi Başkanı Ziya Gökerküçük yazınca fosillerin bulunduğu yere gidip ne olduğunu anlamak farz oldu.

Edirne merkeze bağlı Büyükdöllük Köyü’nün kuzeyinde, bir çökeltinin kenarında yer alan kum/toprak ocağından kepçe ile alım sırasında, köylülere farklı gelen bazı parçalar, traktör römorkundan alınarak, caminin karşısındakikıraathane önünebırakılmış. Sosyal medyada duyup gelenlerle köyün ziyaretçisi artmış, hattagörmeye gelenlerbazen meraklarına da yenik düşmüşler…

Hal böyle olunca,üniversiteden değerli hocam Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çamlıtepe ile birlikte köye gittik. Muhtarı bulduk. Kıraathanenin önüne atılmış vaziyetteki parçalar, gerçekten içler acısı durumdaydı. Ve hep birlikte fosillerin çıktığı alana gittik. Gördüğümüz manzara çok daha ilginçti. Hayvanın ön defans dişlerinden biri yaklaşık 5 m civarındaki kesitte halen duruyordu. Önünde ise,gerçekten antik dünyayıhatırlatan vaha gibi muhteşem bir çökelti/bataklık mevcuttu. Beliki bu canlılar o dönemin flora ve faunasınauygun bir şekilde bu alanda yaşıyorlardı. Ve bunlardan biri bu ortamda ölmüştü.Daha 1960’lı yıllarda, Ankara Üniversitesi D.T.C.F.’den hocalarımız,50 m. ilerideki kesitte görülen fosilleri çıkartmış, bir kısmını Edirne Arkeoloji Müzesi’ne teslim etmişti. Bugün,müzeye ziyarete gelenlervitrinlerde bu fosilleri görme şansına kavuşmasını sağlamıştı.

Biz de bu düşünce ile kesitte olan defans dişini Cuma günü ölçüp belgeledik. Kıraathanenin önünde atılmış diğer fosil parçalarını Edirne Müze Müdürü’nden izin/onay alıp daha fazla tahrip olmaması ve bir şaibeye de fırsat vermemek için muhtardan bir tutanakla teslim alıp, kurulması planlanan T.Ü. Doğa Tarihi Müzesi için Biyoloji Bölümü Anatomi Laboratuvarı’na kaldırdık. Pazartesi,acı bir telefonla ‘Türkiye Klasiğini’yeniden yaşamak uzun sürmedi. Sayın Edirne Valisi iki haftadır kıraathanenin önünde,âtıl durumdaki fosillerin,üniversite laboratuvarına taşınmasına içerlenmiş ve müzeye getirilmesini istemiş. Nedeni bizde saklı kalan Vali Beyin bu talebini yerine getirdik ve eserleri yine koliler halinde müzeye teslim ettik.  Hani bizde güzel bir deyiş vardır: ‘Kör ölünce badem gözlü olurmuş’. Varsın bürokrasinin istediği gibi olsun! O kurum veya bu kurumda olmasından çok, derdimiz kültürel mirasın her koşulda korunması…

Ancak sosyal medyadaki son paylaşımlarla olay daha da budaklandı. Arkeolojiye ne kadar bir ilgi alaka olduğunu şaşkınlıkla izlerken, medya kuruluşlarının yoğun ısrarıyla; Demirören Ajansı/TRT Edirne muhabirleri ile aynı köye üç kez daha gittim. Aslında ben ne konunun uzmanıyım ne de bu konu ile ilgili bir iddiam var. Bunu geçen haftalarda da her yer konumda söyledim. Paleoantropoloji bilim dalına en yakın disiplin olarak ve çevreyi korumacı bir kimliğimden dolayı yukarıda saydığım dostlar, bana gelmişti. Ben de kentliye kısa öz bilgiler vermeye ve alanın koruma altına alınması gerektiğini dilim döndüğünce ve bana müsaade edildiği oranda medyada anlatmaya çalıştım. Hepsi bu. Bunu ne kadar başardım, bu tartışılır! Çünkü, o defans dişi halen malum o kesitte duruyor.Her şeyde olduğu gibi bu da sabun köpüğü gibi bir anda gündem oldu sonra kullanıldı ve atıldı. Olan her zaman olduğu gibi kültür mirasına olacak! Ama mutlaka bir şeyler yapmak lazım!Alanın tescili için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına başvuru hazırladım. İvedi olarak konunun uzmanları ile alanda ciddi bir çalışma yapılması şart. Bunun takipçisi olacağım. Bizim meşhur Yemişkapanı, veya Zindanaltı’nın akıbetine uğramaması için/kendi mecramdan tarihe not düşmek, hatta sorumluluğum gereği en azından bana izin verilen köşede bu konuya açıklık getirmek-siz kent ahalisini bilgilendirmek için yazıyorum.Çünkü,alan korunmalı, tescili yapılmalı, kısa zamanda da konunun uzmanları tarafından paleoantropolojik çalışmalar yapılarak, bilim dünyasına bu veri sunulmalı. Alanda halen toprak alımlarını engelleyen herhangi bir yasal tescil yok. 

Bu arada Büyükdöllük Köyü, Covit-19vakalarının artması üzerine karantinaya alındı.

Bu eserler neden önemli/önemsenmeli? Trakya/Edirne tarihine ekonomisine ne katar? Kısa ve uzun vadede nasıl bir yöntem izlemeli? Vs vs konuları da haftaya bırakalım!

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Ticari nitelikli taşınmaz kiralanacak
Kemoterapi sarf malzeme satın alınacak
Tıbbi sarf malzemesi satın alınacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama