ANASAYFA
26 Ocak 2021 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
SU
Yayın Tarihi: 14 Ocak 2021 Perşembe, 06:35
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Bu politikalarla gidilirse; yıllar sonra yurttaşına 'su yardımı' yapan iktidar veya yardım kurumları olursa şaşmayalım. Çünkü dünya egemenleri insanlığın meşru hakkı olan doğal kaynakları kazançları için pazarlamaya hevesleniyor. Bizler de haklarımızı bil(e)meden bunu olağan karşılayıp “kader” olarak görmekteyiz.
Dünyada yıllardır, ülkemizde ve kentimizde ise ön ödemeli su saatleri ve kent sularının özelleştirilmesi ile gündeme giren su konusu, geleceğin de sorunu olacaktır. Bunu onlarca yıldır içinde olduğum yaşam savunucularından duydum ve okudum. Aynı zamanda bu mücadele içinden edindiğim izlenimleri bu köşede yıllardır ve defalarca yazdım, paylaştım.
Ve işte su yine gündemde. İklim kurak, neden? Kent suyu içilemiyor, neden? Her yağışta kent göle dönüşüyor, neden? Akarsularımız ya kuruyor ya sel oluyor, neden? Su akıyor insan bakıyor, neden? Sular kirleniyor, neden?
Soruları çoğaltabiliriz. Doğayı; doğaya uygun, insandan yana, akıl ve bilim ile kullanabilsek bu soruları sormak da gerekmezdi. Ama biz kendimizi 'doğanın hâkimi' sanıp 'her şey bizim için yaratılmıştır' bilgiçliğimizle doğaya ticari baktığımız zaman sorun hep olacaktır. Bu nedenle kimse tek başına suçlu değildir ama hepimiz suçluyuz.
40-50 yıl öncesinde doğaya uygun yaşayan bizlere, sermayenin yönlendirmesi ile su alınıp-satılan ticari mal olarak sunuldu. Toprağa ve suya para vermeme iddiasında olan ben bile bugün eve içme suyu almaktayım. Bir kez de bahçemiz için toprak almıştım. Yani tek tek direnmek ile olmuyor. Birlikte ve bilinçle bugünü ve geleceği anlamak, bunu siyasi iktidarları zorlayarak, yönlendirerek yapmamız gerekir.
Hiçbir şey için geç kalınmış değildir. Henüz suyumuz tükenmedi ve son aylarda su sıkıntısı olduğu, olacağı dillendirildiyse de son birkaç gündür yağan yağmurlar umut verdi. Çünkü doğa, kendisine verilen zararlara rağmen ağır ağır ve uyararak değişir.
Basından izlediğim kadarı ile su konusunda birçok görüşler ortaya atıldı ve yetkililer de birçok sözler verdi. Bunların unutulmaması ve sık sık makamlara hatırlatılması ise biz yurttaşların görevidir. Aksi halde o sözler de bugüne kadar olduğu gibi akar gider.
İktidar yanlısı bir süt üreticisi yetkilisi; "Küresel iklim değişikliğini düzeltecek bir gücümüz yok. Allah inşallah bol yağışlar verir” demiş. Bu bakış doğru değildir ve geleceğe dair sorunlar üretir. Küresel iklim değişikliklerinin asıl nedeninin plansız sanayi yatırımları, buna izin veren iktidarlar ve bizlerin bilgisizliği nedeniyle oluştuğunu öncelikle bilmeliyiz.
Son günlerde verilen sözlere bakarsak; suyun boşa akmasını önlemek amacıyla çalışma başlamış. İçme suyunun sadece vatandaşlara kullandırılıp, hayvanların içebileceği alanlarda sondaj ve yağışlarla gelen suyun tutulması amacıyla çalışma başlatılmış. 2021; "çataklarda ve derelerde akan suyu toplama" yılı ilan edilmiş. 2019 yılının Aralık ayında başlayan altyapı çalışmaları tamamlandığında hatlar nedeniyle yüzde 40'lara varan kayıp kaçaklar an olarak yüzde 15 oranına, bitince ise yüzde beş oranına düşürülecekmiş.
Okuduğum, dinlediğim önerileri toparlarsam; Ergene Havza Planları yapılırken önerilen Trakya Su Birliği özerk olarak oluşturulmalıdır. Bir zamanlar DSİ planlarında olan, Istranca'larda Karadeniz'e akan büyük derelerin suları toplanarak yörenin hizmetine sunulmalıdır. Kente yağan yağmur sularını devasa harcamalarla kente zarar vermesini engelliyoruz. Bu su toplandığında nehirlere bırakılacağına sulama ve benzeri sistem ile insan yaşamına ve doğanın yenilenmesine sunulmalıdır. Akarsuların değerlendirilmesi doğaya uygun olarak bilimsel yöntemlerle olmalıdır. İstanbul suyunun akarsulardan sağlandığı örneği gibi kente yakın akarsular da bu şekilde değerlendirilebilir. Kırsala düşen su toprağı beslerken kente düşen su nehirlere verilmektedir.
Çanakkale'de Troya Antik Kenti için yapılmış 3.500 yıllık su kemerleri yenileniyor. Edirne merkez nüfusu geçmişte 230 binleri aşmışken su sorunu var mıydı bilmiyorum ama kentin su ihtiyacının büyük bir kısmı kemerlerden karşılanıyormuş. Bu kemerler hem turizm amaçlı hem de gerektiğinde su için kullanılmak üzere onarılabilir.
Özellikle tarımsal alandaki su kullanımı israf durumundadır. Bunun sebebi yetkili makamların yetersiz planlaması ve doğru yönlendirememesidir. Hem çok su tüketilmekte hem de üretici yeterli verimi alamamaktadır. Bu acilen planlanmalıdır.
Su kaynaklarının enerji üretimi ve sanayi için kullanılmasından vazgeçilmelidir. Karadeniz'in dağları delik-deşik oldu, derelerinin yatağı değiştirildi, değdi mi? Doğa bitirildi. Günümüz enerji kaynağı güneş, rüzgâr gibi yenilenebilir enerjiye geçilmelidir. Sanayi tesisleri elbette ihtiyacımız. Uygun sanayileşme olmalıdır. Su havzaları çok su tüketen sanayiden korunmalı ve su kaynaklarına, ormanlara taş veya kalker ocakları açılmamalıdır.
Daha birçok öneri vardır elbette. Suyun değerini önce bizler bilecek ve suyu meta olarak gören kişi ve idarecilere anımsatacağız. Su kaynaklarımızın tasarruf ön planda olmak üzere etkin kullanılması konusunda çaba göstermeliyiz çünkü her aşırı tüketim, gelecek kuşakların hakkından (ç)almaktır. Su yönetiminden bahsediyor isek ilk sorumluluk biz yurttaşlarındır.
Su; derin konu. Biz fazla derinlere girmeyelim, uzmanları ve onlardan yararlanan idareleri izleyerek birlikte gerektiğinde uyarı hakkımızı kullanalım. Ama içme, kullanma suyumuzun sağlıklı bir şekilde bize sunulmasının devletin kamusal görevi olduğunu bilelim. Bilgili olduğumuzda şu soru kaçınılmaz olarak yanıtlanmalıdır; coğrafi konum olarak suyu, dağı, denizi bol olan ülkemizin su yönetimi neden suyu olmayan Katarlılara verildi?

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kurye ile alkol!
Özçakır'a son görev
Sobaya dönüş
Barajlara 'yağmur' bereketi
Şenol Önal: 89 göçmeni
‘Hızlı tren önceliğimiz olmalı mıydı?’
Edirne'de aşı 9 bin'i aştı
Edirnespor gelecekten umutlu
İba mazbatasını aldı
‘Ecdat yadigarı eserler korunmalı’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama