ANASAYFA
25 Haziran 2022 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Mustafa DERİBİÇEN / MERHABA
KAR YAĞDI
Yayın Tarihi: 29 Ocak 2021 Cuma, 06:09
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Geçen haftalarda bereketli yağmurların ardından bir de kar yağdı. O da yağdı mı, yağmadı mı belli değil. Çünkü iki santim bir şey, çoğu yerler toprak olarak görünüyordu, belki Edirne çevresine epey yağmış olabilir. 
Bu yağan kar ne çiftçileri, ne çocukları sevindirdi, halbuki ekin gibi hububat mahsulü de gelişmesi için kar bekler. Çiftçilerin bir sözü vardır; ( Kar ekinin yorganıdır ). Elbette yağan yağmurlar ekine yararlıdır ama ekin ille de kar bekler. Yalnız ekin mi kar bekler, barajlar, göller, nehirlerde kar bekler. 
Eskiden kar yağışı böylemi idi, bir yağdı mı 30 - 40 santimi bulurdu, çiftçi de, çocuklarda sevinirdi. Bir de üzülenler vardı ana, babalar bu kışı bu soğuğu nasıl atlatacağız diye. Bazı evlerde odun kömür azalırdı, o yıllar kırklı yıllardı, bir tarafta İkinci Dünya Savaşı devam ediyor, bir tarafta fakirlik. 
Peki ısınma nasıl olurdu? 
Hali vakti yerinde olanlar odununu, kömürünü almıştı, Şakir Zümre sobasında onları yakar bir güzel ısınırdı, orta halli ailelerde yağhanelerden gündöndü kabuklarını alır, onları teneke sobada yakar ısınmaya çalışırdı. O devirler fukaralık devirleri idi. Kurtuluş İlkokulu'na gidiyordum, ayağımda ayakkabı yoktu, okula nalınla giderdim. Büyük annem sobanın üstünde iki çakıl taşını ısıtır onları paltomun cebine koyar, ellerim cebimde okula giderdim. Birde akşamları karartma geceleri uygulanırdı. Aydınlatılan yerin ışığı dışarı sızmayacaktı, birde ekmeği vesika ile alırdık. Bu kadar kötü durumlar içinde hiç mi iyi hal yoktu? Vardı tabi, arkadaşlık vardı, kimse kimseye merhabasız geçmezdi, komşuluk vardı, birkaç komşu birinin evinde toplanır, büyükler muhabbet eder, çocuklara masal anlatılırdı. Komşu komşuya sabah kahvesine giderdi, bu gün kaç komşu kaldı acaba sabah kahvesine giden? 
Peki havalar nasıldı, Kasım ayı dedik mi soğuklar başlar, hafiften kar atıştırırdı. Zaten çiçeklerimizi dondan korumak için kapalı yere alırdık. Günler ilerledikçe soğuklar artar, kar tepeleme yağar, diz boyuna yaklaşırdı. Yollar kar dolar, ilkokula giderken kanal şeklinde açılmış yolda giderken boyumun kısalığından etraftaki evleri göremezdim. Bazen de Edirne-İstanbul yolu kardan kapanırdı, yalnız tren işlerdi. Bir hikaye ; ( 1962 yılıydı sömestr tatili bitmiş, akşam treni ile İstanbul'a gidiyorum. Karaağaç'tan trene bindiğimizde hava sıcaktı, Uzunköprü'ye geldiğimizde yağmur atıştırıyordu, Alpullu'da kar, Lüleburgaz'da epey yağıyor, Çorlu'da şiddetli kar derken, Balaban diye bir istasyona geldik. Kar yarım metreyi aşıyordu, oradan ayrıldık ama tren gitmekte zorlanıyordu, bir müddet sonra gidemez oldu, kar yolları kapamıştı. Tren geri gitmek istedi onu da başaramadı, orada kala kaldık. 
Trenin içi sıcaktı, makinist 'trenin kazanının suyunu boşaltacağım, don kazanı patlatır' dedi ve suyu boşalttı. O andan itibaren zor saatler başladı, üşüyorduk, o günlerde cep telefonu yoktu kimseye haber veremiyorduk, hava çoktan aydınlanmıştı ama çaresizdik. Donmamak için trenin kapılarını kırıp yaktık, belki yirmi saat geçti, askeri kamyonlar gelip bizi kurtardı. Bu olayda hoş bir anı olarak kaldı. 
O günlerde bu kadar kar yağdıktan sonra hiç mi hoş bir şeyler olmazdı elbette olurdu, Köprüce bayırında, Muradiye bayırında, Bademlik bayırında kızak şenlikleri yapılırdı. O muhitin gençleri akşamdan bayırda kızak kayılacak pist hazırlarlar, sabah gençler kızak yarışları yapar, Aralandı Ali beyle, İffet hocamızın kızak yarışı bayağı eğlenceli olurdu. Kayış pistinde atlambaç denilen yere mendil içinde para asılır, onu alanın olurdu. Buda kızak kayanın ikramiyesiydi. Öğleden sonraları da düven denilen tarım aracına yaşlı erkekler biner ayakta dururlar, bazende düşerler kafasını kolunu kıran olur.
Ya işte eskiden Edirne'de kışlar böyle olurdu, şimdi niye olmuyor kar yağmıyor ki, ozan ne güzel söylemiş, ( Geçmiş zaman olur ki, hayale cihan değer. ) 
Hakikaten değer, bol karlı ve yağmurlu günlere... 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Koman'ın eserine rekor rakam!
Gülen'in yeğeni sınırda yakalandı!
Kupada hasadı Tarım İl Md. yaptı!
TÜ 40 değil 53 yaşında!
Edirne'ye 8 doktor kadrosu
Kamyonetin çarptığı at telef oldu
Üründe 'mor' alternatif
Kaybolan tekneyi radar buldu!
Ihlamurlardan ne istediniz?
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke