ANASAYFA
30 Temmuz 2021 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
BİZ BİZE YETERİZ!
Yayın Tarihi: 23 Şubat 2021 Salı, 05:38
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Her ne kadar “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” diye bir sözümüz var ise de aslında Türk’ün en büyük düşmanı yine Türk!

Ne demek istediğimizi görmek için, tarihten günümüze kadar yaşananlardan kesitler sunalım.

1040’taki Dandanakan Savaşı’nda, Selçuklular’ın Gaznelileri yenmesi ile Gaznelilerin çöküşü başladı. Selçuklular daha sonra, 1230’da Yassıçimen Savaşı ile Harezmşah hanedanının sonunu getirmiştir.

Osmanlı ancak, Anadolu’daki diğer Türk Beyliklerine karşı kesin üstünlük sağlandıktan sonra büyük devlet olma yoluna girmiştir. Ki o süreçte,Timur ile yapılan Ankara Savaşı sonunda girilen Fetret Devri, kardeş kavgasına sahne olmuştur. Mücadeleden galip çıkan Çelebi Mehmet ile yoluna devam eden Osmanlı, ondan sonra büyük bir imparatorluk olabilmiştir ki, yine de Türk’le kavgasına devam etmiştir!

1473’te Fatih Sultan Mehmet ile Uzun Hasan arasında Otlukbeli Muharebesi, 1514'te  ise, Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail arasında, (Türk tarihinin akışını değiştiren) Çaldıran Savaşı yapılmıştır. Daha sonrada, Osmanlı – Memlûk Savaşları olmuştur.

Türk’ün Türk ile mücadelesi, içerde de sürmüştür. Hemen belirtelim ki; ekonomik, sosyal gibi çok çeşitli nedenlerin yanında, güç mücadelelerini de içeren isyan/ayaklanmalar her milletin tarihinde vardır. Daha uzağa gitmeden Osmanlı’ya bakıldığında bizim tarihimizde de oldukça fazladır. Osmanlı’daki isyanlarının büyük çoğunluğu gerileme ve dağılma döneminde Türk olmayan unsurlarca çıkartılmış olsa da, Türkler’in yer aldıkları isyan / ayaklanmalar da oldukça fazladır. İşte birkaç örnek: Şeyh Bedreddin, Düzmece Mustafa, Buçuktepe, Celali, Patrona Halil İsyanları, 31 Mart vakası!

Türkiye’nin kuruluş süreci ise zaten tam ibretlik bir dönemdir!

Bu dönemdeki, 30 kadar isyanın birkaçı şöyleydi: Anzavur, Düzce, Kuvâ-yi İnzibâtiye, Yozgat, Demirci Efe, Çerkez Ethem, Koçgiri İsyanları.

Tüm bunlara rağmen Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti de maalesef, Nasturi, Şeyh Sait, Sason ve Dersim (Tunceli) İsyanları gibi pek çok sorunla mücadele etmek zorunda kalmıştır.

Yakın tarihimizde ise özellikle 12 Eylül 1980 öncesinde yaşanan, sağ-sol ayrışması, âdete bir iç çatışmaya varmıştı.

PKK terör örgütü ile 1984’ten beri devam eden mücadele ise 40 yıla yakındır, Devletin ve Milletin gücünü zayıflatan önemli unsurdur.

Buna son olarak, 15 Temmuz 2016’daki FETÖ kalkışmasını da eklemek gerektir.

Konunun tarihsel sürecine dikkat edildiğinde Türk’ün Türk’le mücadelesi seyrinin; ayrı Türk devletlerinin mücadeleleri, Beyliklerin mücadeleleri, çeşitli grupların isyanları, terör örgütlerine karşı mücadele gibi kategorilerde olduğunu görmekteyiz.

Bunun dışında, silahla olmayan ancak Devleti ve Milleti zayıflatan bir başka husus daha var; Gücü eline geçirenin kendi kadrolarını yerleştirirken muhalifleri adeta ezmeye çalışması! Bu durum Cumhuriyet Tarihi boyunca hep olmuştur ama iki dönem vardır ki ülkeye fazlaca zarar verir boyuta erişmiştir.

İlki, 12 Eylül Cuntası dönemidir. O dönemde, 650 bin kişi gözaltına alındı, 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 30 bin kişi işten atıldı, 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı, 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti, 3 bin 854 öğretmen, 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.

Diğer dönem ise 15 Temmuz sonrasıdır! Bu dönemde ise; 125 bin 800 memur ihraç edildi, 20 bini açığa alındı, 446 bin kişi hakkında adli işlem yapıldı, 80 bin kişi tutuklandı, 50 bin kişiye adli kontrol uygulandı.

Bu dönem için, TSK’ya ayrı bir paragraf açarsak; 15 Temmuz sonrasında toplam 21 bin 147 personel ihraç edildi, 3 bin 275 kişi ise geçici olarak uzaklaştırıldı.

Ancak görünen o ki; önümüzdeki aylarda çok sayıda ihraçlarla karşılaşılacak. Zira 2018 yılında Milli Savunma ve İçişleri Bakanlarına üç yıllığına verilen ihraç yetkisinin süresi bitmek üzere ve bu yetkinin kullanılmasına dair hazırlıklar var gibi!

Elbette ki içindeki FETÖ’cü unsurlardan kurtulmak, TSK’yı zayıflatmaz güçlendirir. Ancak FETÖ’cülerin iftirasına maruz kalıp, kendisini aklayamadan bu ihraçlara dâhil edileceklerin olabileceği endişemizi de not edelim!

Bu Millet, FETÖ’nün en güçlü olduğu 15 Temmuz gecesi onu yarım günde yenmiştir. Artık iyice güç kaybeden bu hain örgüt ile mücadelede, daha özgüvenli ve akıllı davranıp, suçsuz / günahsızların canını yakmamak zorundayız!

Bu meseleyi konumuza bağlarsak, FETÖ’cülerin de Türk olduklarını ve Türk’e düşmanlık yaptıklarını düşündüğümüzde,  diyoruz ki; tarih boyu olduğu gibi halen de; “Biz bize yeteriz, başka düşmana ihtiyaç bile duymayız”!

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Sarayın gülü: Edirne
Çatı yangını korkuttu
Sevinç ve hüzün!
TÜ yerleşkelerine 1001 kuş yuvası
EDİRNE İCRA DAİRESİ
Demir'den Tercan'a sert tepki!
Yeni ayçiçeği Borsa'da
Cevahir, K. Makedonya Edirne Fahri Konsolosu
‘Cehalet koronadan kötü’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama