ANASAYFA
12 Nisan 2021 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
KÖPRÜLER YAPTIRDIM GELİP GEÇMEMEYE!
Yayın Tarihi: 06 Nisan 2021 Salı, 06:15
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Geçen hafta İzmir – Edirne yolunda, Lapseki’ye yaklaşırken kafamda “acaba feribot için ne kadar beklerim” sorusu belirdi. O esnada aklıma, Boğaz üzerinde inşası devam eden köprü geldi.

Hani şu, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın, “Çanakkale geçilmez geride kaldı, Çanakkale geçilir, her türlü geçilir” sözünü sarf edip, arkasından da geçiş ücretini “15 Euro + KDV”olarak açıkladığı Çanakkale Köprüsü!

Arabayı kullanırken Boğaza doğru baktığımda, ayakları denize sabitlenmiş ve birbirine çelik halatlarla bağlanmış köprü iskeletini gördüm. Ve hemen “bir an önce bitse şu köprü de rahatlasak” diye düşündüm.

Ancak, kafamdan kabaca köprünün geçiş ücretini hesaplayınca keyfim yarım kaldı. Zira Lapseki – Gelibolu feribotu 75 TL. iken, (bitmiş olsa) köprünün güncel fiyatı 175 TL. olacak. Yani yarım saat kazanmanın bedeli 100 TL.!

Sonra diğer köprü, yol ve tünelleri düşündüm. “Yap işlet devret” modeli ile yapılıp, ücretleri dolar/Euro üzerinden belirlenen ve geçiş garantileri de verilen bu projeler maalesef tam bir fiyasko!

Hepsi o kadar pahalı ki, kullanmak cesaret, yani epeyce para ister.

Mesela tek geçişin 46 TL. olduğu Avrasya Tüneli’ni, ayda 25 gün kullanıp işine gidip dönecek kişinin ödemesi gereken toplam ücret, 2.300 TL.!

Yavuz Sultan Selim Köprüsü geçiş ücreti 27,50 TL. ancak köprüyle birlikte kullanmak zorunda olduğunuz Kuzey Marmara Otoyolu da ayrıca ücretli ve o da çok pahalı.

Diğer yandan, tek geçişin 147,50​​ TL. olduğu Osmangazi Köprüsü’nü kullanarak İstanbul’dan İzmir’e gidecek olursanız toplam 377 TL ödemek zorundasınız ki, bu uçak biletinin iki katı demek! Diğer yollar ve köprülerde de durum benzer şekilde.

Yol ve köprü gibi alt yapı tesislerinden beklenen, halkın ulaşım sorununu çözmek ve hayatını kolaylaştırmaktır. Oysa iktidarın çok övündüğü bu devasa projeler maalesef halkın tamamının değil, sadece zengin kesimin hayatını kolaylaştırmış durumda. Parası olanlar bu köprü, tünel ve yolların sefasını sürerken halk ise cefasını çekiyor.

İktidar bu projeleri bütçeden para çıkmadan yaptırdığını açıklayıp sürekli övünüyor ama yüksek ücretleri sebebi ile halk kullanamadığı için geçiş sayısı çok az oluyor. Böylece verilen abartılı geçiş garanti sayılarının çok azı gerçekleşiyor. Hal böyle olunca da aradaki fark o köprü, tünel ve yollardan geçemeyen halkın cebinden çıkıyor.

Çanakkale Köprüsü inşaatı bana bunları düşündürürken, aklıma hemen herkesin bildiği, Deli Dumrul öyküsü geliyor! Hani şu; ‘bir kuru dere üstüne köprü yapıp, geçenden otuzüç akçe, geçmeyenden de döve döve kırk akçe alan Deli Dumrul’a ait o kurgu öykü!’ Oysa bizim yaşadığımız kurgu değil gerçek, geçen de ödüyor geçmeyen de! Evet, geçmeyeni döven yok ama bu durumdan şikâyet ettin mi, dövmeseler de bolca sövüp sayıyorlar ve nerdeyse vatan haini ilan ediyorlar!

Yola devamla Lâpseki’ye girip kırmızı ışıkta durunca, bu defa İstanbul ve trafiği geliyor aklıma. Dünyanın incisi dediğimiz İstanbul’un en büyük kâbusu trafik. Oysa Kuzey Marmara Otoyolu için milyonlarca ağaç kesilirken, “bu yol ile birlikte, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya Tüneli de tamamlanınca trafik çok rahatlayacak” deniyordu. Ancak maalesef yukarıda belirttiğimiz gibi belki zengin bir azınlık için biraz rahatlama oldu ama milyonlarca sıradan İstanbullunun trafik çilesi hâlâ devam ediyor!

Hâlbuki madem geçiş garantisi sebebi ile devlet zaten para ödüyor, o zaman ücretleri makul bir fiyata düşürüp, halk deyimi ile ‘sürümden kazanılsa’ daha faydalı olmaz mı? Böylece o köprü ve yolları kullananların sayısı artar, trafik biraz rahatlar ve sadece zengin azınlığa değil tüm halka hizmet edilmiş olur!

İnşaatı iki yıl sonrası bitecek olan köprünün, Euro’ya endeksli fiyatının açıldığında ne olacağını düşünmeye cesaret edemeden bindiğim feribotta dilime bir türkü pelesenk oldu: “Köprüler yaptırdım gelip geçmeye / Çeşmeler yaptırdım suyun içmeye / Kavli karar ettim alıp kaçmaya / Boşa kostaklanma kostak değilsin.

Bu neşeli türkümüzde, köprüler gelip geçmek için yapıldığı anlatılsa da bizim köprüler geçmek için değil, geçmeden parasını ödemek için yapılıyor maalesef!

Bu dörtlükte geçen ‘kostak’ kelimesinin; “yakışıklı, güzel, çalım satan” gibi anlamları olduğu düşünüldüğünde, türkünün iktidara uyan tarafı “boşa kostaklanmak”!

Üstünden geçilmeyen köprüler yapıp, “güzel bir şey yaptık” diye çalım satıyorlar!

 

 

 

        

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Ticari nitelikli taşınmaz kiralanacak
Kemoterapi sarf malzeme satın alınacak
Tıbbi sarf malzemesi satın alınacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama