ANASAYFA
19 Mayıs 2022 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
SEDAT PEKER VE KİRLİ DÜZEN!
Yayın Tarihi: 25 Mayıs 2021 Salı, 05:43
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Türkiye’de son birkaç haftadır gündemi Sedat Peker belirliyor. Bu süre zarfında yayınladığı yedi videoyu 30 milyonu aşkın kişi izledi.

Peki, nasıl oluyor da gündemi bir mafya lideri belirliyor? Ve daha önemlisi sadece gündemi belirlemekle kalmıyor azımsanamayacak bir kitleye umut veriyor. “İktidarı yenmek için ana muhalefetin yapamadığını ‘Baba’ muhalefet yapacakesprisi, ciddi ciddi pek çok insana umut olmuş durumda.

Bir toplum nasıl olur da mafyayı böylesine kanıksar ve ondan medet umar, onu normalleştirir?

Mafya deyince akla ilk olarak İtalya gelir! Ancak İtalya’nın Kuzey’i ile Güney’i birbirinden çok farklı. Oldukça kalkınmış Kuzey’in adı zenginlik ve refah ile anılırken, geri kalmış Güney’in adı ise mafya ile anılıyor!

İtalya’nın iki kesimi arasındaki bu derin uçurumla ilgili sosyal bilimciler araştırma yapmışlar. Araştırmaya göre, 11. Yüzyıl’a kadar Kuzey ve Güney arasında refah açısından hiçbir fark yok. Her iki bölgede de bir düzen kurulamamış, yoğun bir feodal çekişme ve kargaşa hakim. 11. Yüzyıl’da Güney İtalya Norman istilasına uğruyor ve bölgeyi işgal eden Normanlar, barış sağlayıp toplum arasındaki kargaşayı gideriyor. Normanlar iç barışı sağlamanın yanında bölge halkını dış tehdide karşı da koruyorlar.

İşgal edilmeyen ve kargaşanın sürdüğü Kuzey’de ise iç tehdit dış tehditler önemli sorun oluşturuyor. İş başa düşünce,  o sıralar yeni büyüyüp gelişmeye başlayan şehirlerin halkı bir araya gelip bu tehditlere karşı anlaşmalar imzalıyorlar. Anlaşmaya göre; her türlü, saldırıya, hırsızlığa, haydutluğa karşı şehirlerini birlikte savunacaklar, zora düşenlere yardım edecekler, birlikte çalışacak ve eğlenecekler! Bu şemsiye altında daha küçük dayanışmalar teşkilatlanıyor. Meslek grupları, loncalar oluşuyor, loncalar federasyona, federasyonlar konfederasyona dönüşüyor.

Bu şekilde 11. Yüzyıl itibarıyla Kuzey İtalyalılar, kendi kaderini eline almış ve geleceklerini de tayin edecek bir düzen kurmuş oluyorlar. Bölgede şehirler daha da büyümeye, refah artmaya başlıyor. Eski feodaller ve seçkinler de şehir halkı ile kaynaşıyor ve şehirleri birlikte yönetmeye başlıyorlar. Bu düzende vatandaşlar da şehir yönetiminde yer alıyor ve böylece herkes yatay örgütlenme modeline dayalı bu yeni yönetim şekline sahip çıkıyor.

Güney’de ise Normanlar’ın sağladığı düzende; Normanlar baronlardan, baronlar da halktan vergi alıyor, kimsenin de sesi çıkamıyor. Böylece Güney’de de böyle bir basit dikey yönetim şekli kuruluyor. Dikey ilişkide iyilikler de kötülükler de yukarıdan geliyor. Burada herkesin gözü bir üstte, kimse yanına veya aşağıya bakmıyor, yatay yakınlaşmalar ve de dayanışma yok! Yukarıdan verilecek nimetlerin paylaşımında herkes birbirini rakip görüyor. Dolayısıyla dayanışma ile payını azaltmak yerine, birbirini hain ilan edip ihbar ederek üst tarafın gözüne girmeyi daha kârlı görüyor! Güneyliler’in şereften anladığı tek şey lidere sadakat oluyor ve bu yol en sonunda mafyaya çıkıyor. Mafyaların hakimiyetindeki bu bölge hep geri kalıyor!

Böylece 11. Yüzyıl’dan sonra İtalya’nın iki kesimi arasındaki makas iyice açılıyor, Kuzey gelişmiş ve refah içindeyken, Güney ise adı mafya ile anılan geri kalmış bir bölge oluyor.

İtalya örneğinden ülkemize dönersek; liyakat yerine sadakatin geçerli olduğunu, adamını bulmadan kamuda iş yaptırmanın güç olduğunu, birilerini ‘görmeden’ ihale almanın imkânsızlığını hepimiz biliyoruz. Yani, bizde de Güney İtalya gibi, dikey yönetim modeli geçerli maalesef. Ki bu yönetim şekli de mafyaların en sevdiği ve gelişip serpildiği ve hatta devletle kol kola olduğu modeldir! İşte şimdilerde Sedat Peker’den duyduklarımız tam da bu kirli düzenin ifşasıdır.

Aslında, Sedat Peker’in söylediklerinin çoğu zaten bilinen şeyler ama iktidar ile işbirliği yapmış birisi olduğu için önem arz ediyor. Bu durum iktidarda rahatsızlık yaratırken, muhalefette de; ‘iktidar içindeki güç odakları arasında menfaat çatışması çıksın ve iktidar zarar görsün’ beklentisini güçlendiriyor.

İçinde bulunduğumuz hazin duruma bakınız ki, muhalefet ve halkımız bu kirli düzenin değişmesi için, daha kirli bir düzenin lideri olan Peker’e umut bağlamış gibi bir görüntü veriyor!

Oysa bu kirli düzeni yıkıp temiz bir düzen kurmak ancak; Kuzey İtalya örneğindeki gibi yatay örgütlenmiş bir toplum ve onun içinden çıkacak aynı modeldeki muhalefetle mümkündür!

Bakalım bu kirli düzeni yıkıp, temiz bir düzen kurabilecek miyiz?

--

Not: İtalya örneği, İskender Öksüz’ün “Alt Akıl: Aptallar ve Diktatörler” adlı kitabından alınmıştır.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Varel ailesinin acı kaybı
6 asırlık hamam satışta!
‘Ustaya yakışır çalışma’
Kırkpınar Spor Lisesi'nde erken bayram
Ulu çınar 165 yaşında!
EDİRNE ve BİSİKLET -9-
Ağırlığınca yağ teslim edildi
CHP'den mitinge davet
EKK'den Mahalle Meclisleri
'Keşan ağlanacak durumda'
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke