ANASAYFA
19 Mayıs 2022 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
BÜYÜK İSKENDER VE ESİR KORSAN!
Yayın Tarihi: 01 Haziran 2021 Salı, 06:23
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Geçen haftaki yazımda, “son üç haftadır gündemi bir mafya lideri belirliyor” demiştim. Oysa durum artık gündem belirlemeyi de aştı. Pandemi ile hayatımıza giren uzaktan eğitimin yetişkinler versiyonuna döndü olay.

Ancak öğrencilerin isteksizliğine karşın, yetişkinlerimiz ders dinlemeye pek istekli. Yıllardır ‘Pazar gelse de çokça uyusam’ diye kendisini şartlandıran kuşaklar şimdilerde Peker’in son videosunu izlemek için, pazarları sabah 07:30’da Youtube karşısına geçiyor!

Çılgınlık seviyesine varan bu ilginin boyutunu görmek için rakamlara bakmak yeterli. Yedinci bölümü 16 milyon kişi izlemiş, sekizinci bölümü ilk beş saatte 3 milyon, bir günde ise 10 milyon kişi izledi.

Peker önümüzdeki hafta için ise çıtayı çok yükseğe koydu ve “Tayyip Abi ile karşılıklı sohbet edeceğiz” dedi! O halde, eğer ki başkaca bir gelişme olmaz(!) ve video yayını gerçekleşirse, içinde ne olursa olsun, o video her halde tüm rekorları alt üst edecektir!

Durum artık o kadar ilginç bir hâl aldı ki; bir videosunda “bu pis işleri elbette benden öğreneceksiniz, cami imamından öğrenecek değilsiniz ya” diyerek, kendisinin pis işlerin içinde olduğunu adeta gururla kabul etmiş oldu. Ama yine de milyonlar, o pis işleri ve bir numaralı aktörünü izlemeye doyamıyor!

Burada asıl önemli konu şu; Peker kendisini izleyen milyonların bir bölümünün nezdinde kendini aklıyor, bir bölümünde bu tip ‘pis işleri’ normalleştiriyor, (geçen hafta da söylediğimiz gibi) bir bölümüne ise ‘iktidarı zayıflatıyor’ diye umut oluyor.

Ve fakat en kötüsü, belki de birçok gence rol model olma tehlikesi taşıyor!

Dikkat edilirse hâlâ; “Yaptığım her şeyi, vatan – millet - devlet için yaptım, yine yaparım. Ama ben bunları yaparken benimle birlikte olanların bazıları beni, yaptığım işleri ve devleti kullanıp kendilerine şahsi çıkar ve gelecek elde etmiş, benim savaşım onlarladır” mesajını veriyor. Ve her ne kadar konuşmalarına solculara mesajlarla başlasa da tüm videolar “Vallahi da billahi de Turan’ı kuracağız” sloganı ile bitiyor! Yani sahip olduğu fikirleri savunmaya ve bunları yaymaya, kendine taraftar kazanmaya devam etmek istiyor!

Maalesef bu tip ‘ucuz’ ancak popülist siyasi söylemler bu ülkede her zaman karşılık buluyor. Geçmişte, Susurluk skandalına karışan bazı kişilere sahip çıkmak adına dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in söylediği "Devlet için kurşun atan da şereflidir, kurşun yiyen desözü hâlâ tazeliğini korumakta ve alıcı bulmaktadır.

Burada şu husus çok önemlidir. Devlet için görev yapan kişi Devlet görevlisiyse ve kendisine verilen meşru bir görevi, yasal sınırları içinde yapıyorsa, elbette ki yaptığı iş de yapan da şereflidir. Esasında bu durum sadece kamu hizmeti için değil, toplum yararına her iş için böyledir. Ancak Susurluk örneğinde olduğu gibi, yasa dışı ve kirli bir iş varsa onu yapan kişinin kamu görevlisi veya sivil olması fark etmez ve esasında o iş Devlet adına da yapılmış olmaz! Olsa olsa o anki yöneticiler Devlet’in o işin sonuçlarından yararlandığını düşünürler. Ancak uzun vadede kaybeden yine Devlet olur. Zira Devlet olmak meşru gücü kullanmak demektir. Meşru olmayan güç kullanımı devlet olmakla bağdaşmaz ve devleti aşındırır.

Max Weber, elinde silah bulunan ve şiddet kullanma tehdidi ile otorite kuran 'devlet' ile 'çete' ayırımını, gücün meşruiyetine dayandırır. Bu anlamda devletin kullandığı güç/otorite ancak yasalara uygunsa meşrudur. Aksi halde meşruluğunu kaybeder ve suç oluşur. Devlet bazı işlerini çetelere yaptırırsa, bu defa hem gücün meşruiyeti kalmaz hem de devletin de çeteleşmesine yol açılır!

O zaman şu soru gündeme gelir:

Eğer devlet kendi yasalarına uymazsa, gücünü yasalarla sınırlamazsa, üzerinde otoritesini kullandığı halk neden o yasalara uysun ki?

İşte bu durumda, esir korsanın Büyük İskender’e sorduğu o soruda haklılık payı olur!

 Büyük İskender esir aldığı korsanı sorgular ve korsana, ‘Sen ne cesaretle denizlere korku salabiliyor­sun?' diye sorar. Korsan, ‘Asıl sen ne cesaretle bütün dünyaya korku salabiliyorsun?' diye cevap verir ve şöyle devam eder:Ben sırf küçük bir gemiyle bunu yaptığım için hırsız sayılıyorum, oysa sen aynı şeyi koca bir donanmayla yapıyorsun diye İmparator olarak anılıyorsun.'” (Aziz Augustinus’un, ‘Tanrı’nın Şehri’ adlı kitabından)

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Varel ailesinin acı kaybı
6 asırlık hamam satışta!
‘Ustaya yakışır çalışma’
Kırkpınar Spor Lisesi'nde erken bayram
Ulu çınar 165 yaşında!
Ağırlığınca yağ teslim edildi
EDİRNE ve BİSİKLET -9-
CHP'den mitinge davet
EKK'den Mahalle Meclisleri
'Keşan ağlanacak durumda'
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke