ANASAYFA
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
BU HAZİRAN, O HAZİRAN’IN KAOSUNU GETİRMESİN!
Yayın Tarihi: 22 Haziran 2021 Salı, 05:15
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

2015 Seçimleri Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden birisi olarak tarihe geçecektir!

7 Haziran seçimleri yaklaştıkça AKP’nin Mecliste tek başına çoğunluğu sağlayamayacağı belli olmaya başlamıştı. Bu ise; o dönemdeki Parlamenter sistemde, Hükümetin ya koalisyonla belirlenmesi ya da dışarıdan desteğe ihtiyaç duyması demekti! Yani AKP iktidarını sürdürse bile bir başka partinin desteğine ihtiyaç vardı.

Bu durum, 12 yıldır sürekli gücü artan ve artık ‘halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’ da olan Erdoğan’ın hiç de istemediği bir şeydi. Nitekim Anayasa gereği, hükümet kurmak için var olan üç aylık süre ‘istikşafı’ (yani aslında ‘oyalamaca’)  görüşmelerle geçti. Kasım’da yenilenen seçimlerle de, AKP tek başına iktidarda kalmaya devam etti.

Ama işte o süreç, çok acı veren bir dönem olarak tarihteki yerini aldı. Hiç hatırlamak istemediğimiz o dönemdeki olaylardan bazıları şöyle:

- 5 Haziran 2015, Diyarbakır’da HDP’nin mitingindeki patlamalarda 5 kişi,

- 20 Temmuz 2015,  Suruç’taki saldırıda 33 kişi,

- 22 Temmuz 2015, Ceylanpınar’da, evlerinde yapılan saldırıda iki polis,

- 10 Ekim 2015, Ankara Gar’ındaki saldırıda 101 kişi, yaşamını yitirdi.

Bu kanlı süreç sonunda; 7 Haziran seçimlerinde, %40,9 oy oranı ve 258 milletvekili olan AKP, 1 Kasım’da %49,50 oy oranı ve 317 milletvekili elde etti!

Yaşanan bu korku ikliminde güvenlik kaygısına düşen halk, AKP’yi tekrar tek başına iktidar yapmıştı. Ama bir kere pandoranın kutusu açılmıştı ve artık kötülüklerin sonu gelmiyordu.

Kasım seçimlerinden sonra yaşanlardan bazıları ise şöyle:

- 13 Mart 2016, Ankara Kızılay’da bombalı araçla düzenlenen saldırıda 35 kişiyi,

- 28 Haziran 2016, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda canlı bomba saldırısında 41 kişiyi,

- 20 Ağustos 2016, Gaziantep’in Şahinbey İlçesi’ndeki canlı bomba ile 51 kişiyi,

- 10 Aralık 2016, Beşiktaş’ın Stadyumu dışarısındaki bombalı saldırıda 44 kişiyi,

- 15 Temmuz 2016, FETÖ’cülerin darbe girişiminde 251 kişiyi,

- 01 Ocak 2017, Reina’daki saldırıda 39 kişiyi kaybettik.

Bu acı ve gözyaşı dolu sürecin dikkat çeken karanlık yanı, Reina Katliamı ile terörün bıçak gibi kesilmesiydi!

Yaşanan bu olaylara bir de; çözüm süreci boyunca bazı şehir merkezlerinde hendek kazıp, içini de adeta tahkimli mevziler haline getiren PKK’ya karşı 2016 yılında yapılan hendek operasyonları ve çatışmalarda şehit olan güvenlik güçlerini de eklemek zorundayız. (Ki burada, o hendekler açılırken ve içlerine mayın ve silahlar yığılırken Devlet’in müdahale etmemiş olması da ayrı bir tartışma konusudur.)

Sonuçta, o çok sancılı ve kanlı süreci takip eden 16 Nisan 2017 Anayasa referandumu ile de bugünkü tek adam sistemine geçmiş olduk!

Anayasa’ya “evet” denirse, terörle çok daha etkili mücadele edileceği ve ekonominin şahlanacağı vaat edilmiş ve oy devşirilmişti.

Terör zaten, referandumdan önce stabil hale getirilmiş, böylece güvenliğin sağlanmasıyla, ekonomi için uygun ortam da yaratılmıştı. O zaman geriye ekonominin şahlanması kalıyordu!

Ancak ekonomide bir türlü beklenen ilerleme kaydedilemiyordu. Fakat umutları da hep canlı tutmak gerekiyordu. Onun için sürekli yeni ekonomi planları açıklanıyor ve umutlar taze tutuluyordu. 2019’da, Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak “Şubat Ocak’tan çok daha iyi. Mart Şubat’tan daha iyi, Nisan da Mart’tan daha iyi olacak. Nisan’dan sonra çok daha güçlü bir Türkiye ekonomisi ortaya çıkacak. Biz umutluyuz.” diyordu.

Ama olmayınca olmuyordu! O umut dolu, ‘Damat Bakan’, umutları ile birlikte bir instagram paylaşımıyla kayboldu gitti. O gitti ama ekonomide dertler değil, umutlar bitti. Umut bitince AKP’nin oyları da iyice erimeye başladı. Ve sorun, sadece AKP’nin oylarının erimesi de değil artık. Tüm anketler bu gidişle Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimini de kaybedeceğini gösteriyor.

İşte böyle bir ortamda, Ülke güvenliğinden sorumlu Cumhurbaşkanı, Rize’de Akşener’e yapılan saldırı girişimi için ne “geçmiş olsun” dedi, ne de bir kınamada bulundu! Ve çok daha vahimi ise; "Bunlar iyi günler. Daha neler olacak neler" dedi.

AKP’nin iktidarı kaybetme tehlikesinin açıkça görüldüğü bu günlerde söylenen o söz, 2015’te yaşananları hatırlayanlara “acaba” dedirtti!

Ve; 18 Haziran’da, HDP İzmir İl Başkanlığı’na saldırı yapıldı, sonrasında da Diyarbakır Hani AKP İlçe binasına saldırı oldu!

Umudumuz ve temennimiz o dur ki, bu Haziran o Haziran’ın getirdiği kaosu getirmesin!

Yoksa yine çok acı bedeller öderiz!

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Belediye çalışanı Burak Göktaş vefat etti
Elveda Rumeli!
Pilav bahane, buluşmak şahane!
‘Ediwood içimde ukde!’
'Fahri Hemşehri'ye veda yemeği
Edirne Lisesi 165 yaşında
Oltalar ödül için yarıştı!
EDOSK'tan tarihi gezi
EDİRNE ve BİSİKLET -8-
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke