ANASAYFA
19 Mayıs 2022 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
SATİR VE NEMF DEĞİLİZ
Yayın Tarihi: 01 Temmuz 2021 Perşembe, 06:15
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

İnsan var olduğundan beri yaratıcılar, tanrılar hep oldu ve olacak. Bugün Mitoloji dediğimiz efsaneler bilimi mitleri konu alan, doğuşlarını araştıran, anlamlarını inceleyen, yorumlayan bilim dalıdır. Mitoloji denilince Azra Erhat’ın Mitoloji Sözlüğü bu alanda en geniş kaynaktır.

George Orwell’in Papazın Kızı kitabını okurken Azra Erhat’ın eserine bakmam gerekti. Çünkü romanın kahramanı Hristiyanlığın bir mezhebinde çıkmaza düşmüştü. Papazın Kızı Dorothy; cinsellikten neden korktuğunu anlattığı bölümde, anne ve babasını dokuz yaşında yatakta görmüş. O sahne ‘zihninde derin ve gizli bir yara bırakmış.’ Sonra da kilisedeki ‘Satirlerin kovaladığı Nemfleri tasvir eden çelik gravürlerden korkmaya başlamış.’

Dorothy bu korku ve iç dünyasında baskılanan yasaklar nedeniyle erkek arkadaşının omuzlarına dokunmasında bile çığlık atar duruma gelmiştir. Papazın Kızı’nın korkusuna neden olan mitolojik yaratıklar yani Satir ve Nemfleri tanımadan romanı anlamazdım.

Satir; Antik Yunan mitolojisinde yer alan yarı keçi yarı insan, kır ve orman yaratığı. Çoğunlukla gövdelerinin belden üstü insan, belden aşağısı ise teke biçimindedir. Yunan ve Roma mitolojilerindeki ortak tasvir, ata benzer kuyrukları ve penisleridir.

Nemfler ise Yunan Mitolojisinde denizi dolduran sayısız çokluktaki dişi, tanrısal varlıklardır. Dilimizde Nemf veya Nimf diye anılırlar, bir deyişle de peri olarak anılırlar. Ölümsüz değildirler ama tanrılar gibi ambrosia (çok lezzetli yemek, ölümsüzlük yemeği)ile beslendiklerinden çok uzun yıllar yaşarlar ve hep genç ve güzel kalırlar.

Çok sayıda Nemf türü vardır ve bunlar yaşadıkları yerlere göre ayrı adlar alırlar. Su perileri birçok filme ve hikâyeye konu olmuştur. Güzellikleri ve vücutları sayesinde sürekli öne çıkarlar. Ormanlarda yaşayan Nemfler her zaman Satirlerin dikkatini ve ilgisini çekerler.

Hristiyanlığın Katolik mezhebinde sıkışıp kalan Papazın Kızı gibi her inançta benzeri sıkışma ve korkular sonucunda kişiliğini yitirip hiç olan, sadece canlı olarak dünyadan göçenlerin sayısını sayamayız sanırım. Ancak Dorothy romanın sonunda hayatı anlar, emeği, sınıfı tanır. Çünkü sormayı, sorgulamayı, aydınlanmayı tanımıştır yaşam mücadelesinde.

Her ülkede, her coğrafyada olduğu gibi ülkemizde de dini inançlar, töreler, ananeler bahane edilerek hayatı hiç olan milyonlar var. Çünkü kendini, bedenini, içinde yaşadığı doğayı anlayamadan, tanıyamadan yaşamamızı ister bazı kesimler.

Yaşadığımız Dünya’nın adeta bir kısa dönem olduğu ve asıl yaşamın ahirette olacağı kurgusu ile oyalanmamız, biat etmemiz ve sessizce kabul etmemiz dayatılmaktadır. Buna riayet etmeyenlere saldıran din tüccarları; erkekleri Satir, kadınları da Nemf olarak hayal etmemizi ve buna ölümden sonra ulaşacağımızı anlatırlar.

Bu konuda insanlık da, coğrafyamız yaşayanları da çok bedel ödemiştir. Töre, gelenek, din dayanaklı söylemler ile özellikle kadınlar ve farklı yaşamı tercih edenler kötülenmektedir. Oysa inanç kişinin özgür tercihidir ve Tanrısı ile öz ilişkisidir. Bu özel durumu güvence altına alan da laikliktir. Devletlerin laik olması bu nedenle önemlidir. Devleti yönetenlerin her kişiye eşit davranması, toplum katmanlarının ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin yasalarla korunması şarttır.

Cumhuriyet kurulurken örf ve adetlerin cehalete teslim olmuş halini aşmak amaç edinilmiş ve eksiği/fazlası ile laiklik benimsenmişti. Toplum olarak koruyamadığımız bir alan olan laiklik; cinsiyetlerin, emeğin, doğanın yani insanın özgürleşmesinin garantisidir.

Son yıllarda iktidara dayanarak toplumu baskı altında tutmaya çalışan laiklik karşıtlarının İstanbul Sözleşmesi’nin feshini sağlamaları bundandır. Ancak bizler din kurallarını referans göstererek erkekleri Satir, kadınları Nemf olarak hayale zorlayan yobazlara inat Satir ve Nemf olmayacağız.

Kadınların, çocukların, farklılıkların yaşam garantisi olan laikliği ve onun garantisi olan İstanbul Sözleşmesini koruyamadığımızda kadınlarımızı şiddete uğramaya, çocuklar taciz edilmeye devam edecek. Daha dün basına yansıyan; yakınları tarafından taciz edilen ve yaşadıklarını yazarak, çizerek anlatan Elmalılı çocukları ancak laiklik ve sözleşme korur.

Bu nedenle Meclis’in oy birliği ile kabul ettiği bu sözleşmeyi tek kişinin fesh etmesi kabul edilemez. Bu bir aydınlanma, insan olma mücadelesidir. Biz aydınlıktan ve evrensel hukuktan yanayız. Biz bu uğurda 2 Temmuz’larda Sivas’ta yanmayı göze almışız. İstanbul Sözleşmesi’ni birlikte mücadele ederek yeniden imzalayacağız  / imzalatacağız. Çünkü ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’, laiklik inançların güvencesidir. Bizler tüm farklılıklara insan olarak bakıyoruz. İnsanlaşma mücadelesine katkı sunmak; karşımızdakini Satir ve Nemf olarak görmekle değil insan olarak görmekle olacaktır.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Varel ailesinin acı kaybı
6 asırlık hamam satışta!
‘Ustaya yakışır çalışma’
Kırkpınar Spor Lisesi'nde erken bayram
Ulu çınar 165 yaşında!
Ağırlığınca yağ teslim edildi
EDİRNE ve BİSİKLET -9-
CHP'den mitinge davet
EKK'den Mahalle Meclisleri
'Keşan ağlanacak durumda'
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke