ANASAYFA
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
ZOR ZAMANLARDA MUHALİF OLMAK!
Yayın Tarihi: 06 Temmuz 2021 Salı, 05:46
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

 

İktidarın gidici olduğu açık, peki o gidince yerine gelecekler hazır mı?

Haziran 2015’teki parlamenter sistemde, seçim sonucuna göre gitmesi gereken iktidar bırakmadı, oyaladı ve beş ay sonra, gücüne güç katıp oturduğu yeri sağlamlaştırdı ve adeta Türkiye’nin üstüne çöktü!

Evet, 2015’in koşulları çok farklıydı; ekonomi daha iyiydi, muhalefet daha zayıftı en önemlisi de ani ortaya çıkan terör olaylarının yarattığı güvenlik kaygısı seçmeni tekrar AKP’ye yönlendirdi. Oysa şimdi tüm koşullar muhalefet lehine.

Peki, muhalefet iktidarı almaya hazır mı?

Muhalefet deyince aklımıza öncelikle siyasi partiler geliyor ama bir de; sendika, dernek ve meslek odaları gibi örgütlü veya örgütsüz toplumsal muhalefet var. Elbette ki bunlara, sesi cılız da çıksa muhalif medyayı da eklemeliyiz.

İktidar baştan beri muhalefetin hiçbir türünü sevmiyordu ama 2013’teki Gezi Direnişi sonrası özellikle toplumsal muhalefete karşı çok daha sert davranmaya başladı.

15 Temmuz sonrası OHAL’i bahane ederek ses çıkartanı adeta ezen bir anlayışı yerleştirdi. OHAL’den sonra da durum değişmediği gibi sertleşme artarak devam etti. Ve OHAL ile başlayan baskıcı anlayış ve yönetim alışkanlığı, OHAL’den sonra yasalarla kalıcı hale getirilmeye başlandı. Şimdilerde adeta “her türlü muhalif itinayla(!) susturulur” zamanlarını yaşıyoruz.

Bu süreçte, Türk Tabipler Birliği gibi bazı muhalif STK’lar yargı yoluyla hizaya getirilmeye çalışıldı.

Daha az muhalif Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Barolara ise yasal değişiklikle müdahale edildi. TBB başkanı seçiminde küçük illerin daha çok söz sahibi olması için illerin delege sayıları ile oynandı. Ayrıca kendilerine müzahir baroların oluşması için 5000’den fazla avukat kayıtlı barolarda ikinci baroların kurulması sağlandı. 

Bırakın muhalif tavır sergilemeyi, hiçbir siyasi açıklamasına tanık olmadığımız Türkiye Emekli Subaylar Derneği’nin (TESUD) başına gelenler çok daha ilginç ve iktidarın STK’larla ilgili tavrında çıtayı nereye koyduğunu gösteriyor.

Nisan’ın ilk haftasında, 104 Emekli Amiral tarafından “Montrö Sözleşmesi ve Sarıklı Amiral” konularıyla ilgili yapılan açıklama sonrası TESUD ve Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) MSB’lığına davet edildi. Ziyarette Bakan ile derneklerin temsilcilerinin, günün anısı için çekilen fotoğrafı MSB tarafından basınla paylaşıldı ve yapılan açıklamaya “TESUD ve TEMAD Amirallerin açıklamasını kınadı” notu eklendi.

Bunun üzerine TESUD’dan yapılan açıklamada “Emekli amirallerin bildirisine yönelik herhangi bir kınama ifadesi kullanılmamıştır” dendi. Ve olanlar oldu. Hemen TESUD’a denetleme yapıldı ve mevcut yönetim görevden alınıp, yerine kayyım atandı! Ve açıklamada imzası bulunmamasına karşın  TESUD Başkanı da, Amirallerle ilgili soruşturmaya dâhil edildi!

STK’lara reva görülenler böyle de, örgütsüz toplumsal muhalefete farklı mı?

Boğaziçi’ne dışarıdan atanan rektöre karşı yapılan protestolarda öğrencilere polisin davranışını gördük. Kaldırımda yürüyen öğrenciye “aşağı bak” diyecek kadar sert söylem ve daha sert fiziki müdahaleler hafızalarda hâlâ tazeliğini koruyor.  Gelinen son aşamada 15-20 yıldır Boğaziçi’nde ders veren Hocaların kampüse girişleri yasaklandı.

Her yıl 8 Mart’ta kadınlar günü ve Haziran sonlarında LGBTİ onur yürüyüşlerinde yapılan sert müdahaleler ise yerleşik uygulama oldu!

Muhalefetin sesini duyurabildiği mecra olan, medya ve sosyal medyada da durum çok vahim!

RTÜK adeta yalnızca muhalif televizyon ve radyo kanallarına karşı bekçilik için kurulmuş ve asla göz açtırmıyor. Yazılı basın için de Basın İlan Kurumu’nun ilan kesme cezaları sopa niyetine kullanılıyor.

Ve tabii ki, sosyal medyayı da boş bırakmıyorlar. Sokaklarda başınıza bir şey gelse sizi kurtaracak güvenlik görevlisi olamayabilir ama sosyal medyada Emniyet’in sanal devriyeleri sürekli sizi gözetler ve ‘onlara göre suç teşkil eden’ paylaşım yaptıysanız sabaha karşı evden alınabilirsiniz.

Bu da yetmez, tek bir muhalif ses bile soluk almamalı! Sokak röportajlarında iktidarı eleştiren veya kendi kendine video çekip muhalif ses paylaşanlara da itina ile gereken yapılıyor!

Kısacası muhalif olmanın her türlüsü çok zor artık! Olacaksan kimseye söylemeyeceksin!

Peki, bu şartlarda toplumsal muhalefet nasıl bir araya gelecek, nasıl ses çıkartacak, nasıl kamuoyu oluşturacak ki geleceğe umutla bakılabilsin?

Evet, muhaliflerin işi çok zor ama asla imkânsız değil! Zor da olsa imkânsız da olsa er ya da geç toplumsal muhalefet Anayasa’da yer alan demokratik haklarını kullanarak sesini duyuracaktır. Umutsuzluğa yer yok!

Yeter ki, farklılıkları öteleyerek bir araya gelsin!

Haftaya da muhalefet partilerinin durumuna bir bakalım!

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Elveda Rumeli!
Pilav bahane, buluşmak şahane!
‘Ediwood içimde ukde!’
'Fahri Hemşehri'ye veda yemeği
Edirne Lisesi 165 yaşında
Oltalar ödül için yarıştı!
EDOSK'tan tarihi gezi
EDİRNE ve BİSİKLET -8-
Yeşilay hafta sonunu Süloğlu'na ayırdı
EDİRNE ve BİSİKLET -8-1-
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke