ANASAYFA
19 Mayıs 2022 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
MUHALEFETİN EN ZOR SEÇİMİ!
Yayın Tarihi: 13 Temmuz 2021 Salı, 05:44
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

İktidar gideceğini o kadar anladı ki, daha seçime iki yıl kala panik halinde yeni stratejiler denemeye başladı.

Öyle ki Erdoğan, attığı her önemli adımda bir gözüyle Bahçeli’ye bakmasına karşın, Cuma günü adeta yeni bir çözüm sürecine göz kırptı!

Yine, bir taraftan 4. Yargı Paketi ile (güya) özgürlükler genişletiliyor algısı yaratıp Batı’ya şirin gözükmeye çalışılıyor.  Diğer yandan, Temmuz 2018’de OHAL kaldırılırken KHK ile ‘kamudan personel ihracı’ dâhil bazı yetkileri üç yıl için bakanlara veren yasa maddesinin süresini üç yıl daha uzatmak istiyorlar. Torba yasa yolda!

Belki de önümüzdeki dönemlerde böyle birbiriyle tezat pek çok stratejiyi bir arada uygular gözükecekler. Ancak geçen yirmi yılda artık hemen her yol denendi ve seçmen de bunları biliyor. Dolayısıyla Erdoğan bir tercih yapmak zorunda kalacak. Muhtemelen şimdilerde mümkün olduğu kadar çuvala alternatif koyacaklar ki, tercih zamanında mevcut ittifakı sürdürmek ya da yeni arayışlara gitmelerde ellerinde alt yapısı hazır, arka planı olan bazı stratejiler bulunsun.

Ancak hep vurguladığımız gibi şu an en can yakan konu ekonomi. İşte onun için de; ‘ekonomiye bir nefes olur mu’ umuduyla, Türkiye’nin stratejik kurumlarından olan TEİAŞ ve sahillerdeki kamu kurumlarına ait eğitim ve dinlenme tesisleri bile özelleştiriliyor.

Bütün bunlar iktidarların koltukta kalmak için yapabilecekleri siyasi arayışlardır. Ancak öteden beri dile getirilen, “ne olursa olsun iktidardan gitmemek adına, kendilerine yakın gruplara silah dağıttıkları ve ‘kaybedecekleri seçimleri yaptırmamak, seçim yapılsa bile sonuçlarını kabul etmemek’ için, o silahlı grupları sokağa indirmekgibi iddialar vardı. Bu iddialar birkaç gün önce Sedat Peker’in açıklamaları ile daha bir önem kazandı!

O halde, muhalefetin yapacağı şey, tüm bunlar ve daha fazlasını göğüsleyecek kadar seçime hazırlıklı olmaktır.

Muhalefet şunu bilmek ve ona göre çalışmak zorundadır. “Önümüzdeki seçimleri sandıkta kazanmanın tek yolu, sandık kurulmadan önce toplumun hemen tamamının zihninde seçimi tereddütsüz ve kesin bir şekilde kazanmış olmak”tan geçecek!

O halde, muhalefet öncelikle; “İktidarın seçimden kaçışının mümkün olmayacağı, bu seçimi açık ara muhalefetin kazanacağı, iktidarın kesin olarak değişeceği” algısını toplumun çok büyük bir kesiminin zihnine nakşetmek zorundadır. Bu öyle güçlü bir inanç haline gelmelidir ki, iktidar gücünü kullananlar ve onları destekleyenler bile buna istemese de inanmak ve kabullenmek zorunluluğu hissetmelidirler.

Peki nasıl?

İşin çok zor tarafı da bu! Ancak geçen hafta toplumsal muhalefet için dediğimizi tekrarlayalım. Evet, çok zor ama imkânsız değil.

- Öncelikle çok çalışmak gerekir. Öyle; lider ya da sözcülerin televizyon demeçleriyle, sosyal medya üzerinden kısa videolarla ya da Mecliste basın toplantılarıyla olacak iş değil. Ve mitinglerle de olmaz. Yapılacak şey sokak sokak, ev ev gezmek halkla temas etmek. Bu, çok zor ve emek isteyen bir çalışma şekli ama başarı bu yöntemde gizli. Ve bu, aynı zamanda büyük bir sabır ve çelik gibi sinirler isteyen bir yöntem. Her türlü engellemeler ve onlarca provokasyonlar olabilir, yine de yılmadan devam etmeli.

- Şimdiden Cumhurbaşkanı adayı ismi dillendirip, ne aday yıpratılmalı ne de ittifak içi veya dışı partilerle gerilim yaratılmalı.

- Muhalefet olarak en kısa sürede bir ilkeler mutabakatı açıklayıp çıtayı bu ilkeleri kabul etmek noktasına koymalı. Bu ilkeler elbette ki demokrasi, hukuk ve ekonomi gibi temel konuların çözümünü de göstermeli ama iktidara karşı en somut ve onlardan ayrıştırıcı ilke olarak “güçlendirilmiş parlamenter sistemin kurulması” temel ilke olmalı. Seçime adeta bu ilke oylanıyormuş gibi girilmeli, diğer tüm sorunlar ikincil tartışma konuları olarak görülüp, seçim sonrasına bırakılmalı, böylece ittifak içi gerilimlerden uzak durulmalı.

- Seçmeni motive edecek dil “tıpış tıpış bize oy vereceksiniz, yoksa Erdoğan’a mahkûmsunuz”  gibi değil, İstanbul seçimlerinde olduğu gibi halka umut veren “Her şey çok güzel olacak” tarzında olumlu mesajlar içermelidir.

- HDP’nin kapatılması ve önde gelen 500 kadar siyasetçisine siyaset yasağının gelmesi gibi konular da her türlü ihtimal ile değerlendirilmeli ona göre stratejiler geliştirilmelidir. HDP’siz seçime girildiğinde; Cumhurbaşkanlığı için farklı, Meclis için farklı strateji uygulanabilir. Her şeye hazırlıklı olunmalı.

Evet, görünen o ki bu, muhalefetin en zor seçimi olacak!

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Varel ailesinin acı kaybı
6 asırlık hamam satışta!
‘Ustaya yakışır çalışma’
Kırkpınar Spor Lisesi'nde erken bayram
Ulu çınar 165 yaşında!
Ağırlığınca yağ teslim edildi
EDİRNE ve BİSİKLET -9-
CHP'den mitinge davet
EKK'den Mahalle Meclisleri
'Keşan ağlanacak durumda'
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke