ANASAYFA
19 Mayıs 2022 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
BİLİM “BANA NE” DİYEMEZ
Yayın Tarihi: 15 Temmuz 2021 Perşembe, 05:13
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Üniversiteler bilim merkezidir. Toplumun aydınlık yarınlarına kılavuzdur. Üniversitenin akademisyenleri ve yönetimi yörenin akıl, bilim, düşünce merkezidir.  Üniversite olup bitene, hiçbir şeye “bana ne” diyemez.

Bu yıl, her zaman saygı duyduğum Trakya Üniversitesi ile veli olarak ben de tanıştım. Coronavirüs nedeniyle bir şey anlayamadık. Ama yurttaş olarak hepimizin Üniversite’de elbette tanıdıklarımız, dostlarımız var. Trakya Üniversitesi’nin bölge üniversitesi olmasını her zaman savunan biriyimdir. Bu düşüncede olan üniversite görevlisi dostlarımın hepsi de saygın insanlar. Ancak genel anlamda üniversiteleri değerlendirdiğimizde maalesef olumlu bir şey söylemek zor. “Bana ne” demek de istemiyorum.

Günümüzde üniversiteleri anlamak isterseniz; 1996-2004 yılları arasında iki dönem Trakya Üniversitesi Rektörlüğü görevinde bulunmuş olan Prof. Dr. Osman İnci’nin son kitabını okuyun derim. “Medreseleşen Üniversiteler, Mollalaşan Akademisyenler” adlı kitap üniversitelerin, “Yeni Üniversite”lerin acı gerçeğini belgeleriyle açıklıyor.

Sayın İnci, evrensel ilkelere ve etik kurallara bağlı bir akademisyen olarak “bana ne” dememiş ve araştırmış, notlar tutmuş, incelemiş önümüze koymuş. Olması gereken üniversiteleri ve maalesef son yılların üniversitelerini kitapta görebilirsiniz. Bu arada “bana ne” demeyenlerin durumunu, çektiği acıları da örneklemiş.

Trakya Üniversitesi hakkında da hepimiz olumsuz bir şeyler duymaya başladık son yıllarda. Ki özellikle 1980 darbesinin ana amaçlarından birisi de üniversiteleri değersizleştirmek ve özgür düşünceleri kısıtlamaktı. Devamında bu anlayış devam etti ve son iktidar ise bunu kat be kat arttırarak 1980 cuntasının hedeflerine ulaştı!

12 Eylül 1980 sonrasında adım adım örülen duvarlar; korkutma, yok etme, cezaevine gönderme, susturma gibi her türlü cezalandırma yanında şarlatanlığı, yalakalığı, biat etmeyi teşvik etme gibi ödüllendirmeler ile bu günlere geldik. 8 Temmuz günü Birgün Gazetesi’nde yayınlanan Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) raporunda üniversitelerin hali bir kez daha belgelenmişti. Bazı üniversiteler Ar-Ge projelerine oldukça düşük miktarlarda pay ayırırken reklam ve tanıtıma milyonlarca lira akıtmış. Ayrıca kütüphane harcamaları ve öğrenci başına kitap sayısı tabanda kalırken reklam harcamaları tavanda seyretmiş. Yani iktidarın ülkeyi “şirket gibi” yönetme anlayışını örnek alarak rektörler de üniversiteleri şirket gibi yönetiyor. Ki reklam ile hem iktidar şirketlerine nakit aktarıyorlar hem de marka sever hale dönüşen toplumu yönlendirmeye çalışıyorlar.

Üniversiteler ticari kurum olmakla birlikte medreseleşti, akademisyenler mollalaştı. Bundan nasibini elbette Trakya Üniversitesi de aldı.

Örneklersek; Üniversitenin en hareketli yerine İlahiyat Fakültesi açılması ve en sessiz olunması gereken kütüphanenin yanına cami inşaatı yapılması ilginçtir. İçinde bulunduğum sivil örgütler adına itiraz etmiştik. İtiraz elbette fakülteye veya camiye değil yer seçimineydi. Çünkü ilahiyat; ruhani, sessiz ve kendini dinleme, yorumlama gibi özellikleri dolayısıyla sakin ve sessiz olan arka taraflarda olmasını önermiştik. Yine kütüphanenin yanında günde beş kez güçlendirilmiş ses cihazı ile ezan okunacak olması hangi bilimsel projeye yazılabilir ki? İsmail Demiray Hudut Gazetesi’nde 1 Haziran 2021 günü yayınlanan “Hangi Hoca?” başlıklı yazısında; alış veriş merkezinin üstünde en az beşyüz kişinin ibadet edebildiği bir mescit olduğunu yazmıştı. Cuma günü yaklaşık 30 kişi, diğer günlerde ise parmakla sayılacak kadar az kişinin bu yere ibadet için gittiğini belirtmişti. Bu nedenle de devasa cami külliyesine anlam veremediğini yazmıştı.

Trakya Üniversitesi’nin çalışmalarına, tesislerine baktığımızda medreseleşme ve mollalaşma örneklerine maalesef buna benzer birçok örnek görebiliyoruz. Karaağaç’ta Lozan Anıtı yanında Osmanlı Şerbetçisi ve mescit açmak gibi. Oysa Mahalle Camii zaten birkaç yüz metre ileride.

Önümüzde Lozan Anlaşması’nın tarihi var. Maalesef 24 Temmuz günlerinde Lozan Anıtı’na gitmeyen ve ellerinden gelse yıkmak için hazır bekleyen bir kesim var, bunu görüyoruz. Halkın büyük çoğunluğunun sahiplenmesinden dolayı bunu dillendiremiyorlar. Ama Osmanlıcılık adına her türlü cambazlığı yapıyorlar. Kişisel yaşam tarzları gerçekten öyle olsa gam yemeyeceğim ama onlar da biliyorlar bu günlerin bir gün sona ereceğini. Sanırım pastadan pay ve makam kapmak derdindeler. Bu arada bilimi, bilimsel düşünceyi, üniversiteleri değersizleştirdiklerini bile bile bu numaralara soyunmak ne kadar acı değil mi?

Bilim susarsa, düşünce saklanırsa, akademisyen sessizleşir ve kişisel çıkarını öncellerse üniversiteler medreseleşir. Medreseden de bilim çıkmaz, mollaların şeriat talepleri çıkar ve toplum ölüme yatar.

Elbette bu coğrafyada mollaların ve çıkarcıların karanlığı egemen olamayacaktır. Ancak çok zaman yitirdiğimizi görmemiz gerekiyor. Gelecek; “bana ne” demeyenler sayesinde oluşacaktır. Bizler, bilime güvenenler bana ne dememeli ve bana ne demeyenlerle birlikte olmalıyız.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Varel ailesinin acı kaybı
6 asırlık hamam satışta!
‘Ustaya yakışır çalışma’
Kırkpınar Spor Lisesi'nde erken bayram
Ulu çınar 165 yaşında!
EDİRNE ve BİSİKLET -9-
Ağırlığınca yağ teslim edildi
CHP'den mitinge davet
EKK'den Mahalle Meclisleri
'Keşan ağlanacak durumda'
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke