ANASAYFA
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
OBLOMOVLAR DÜNYASI!
Yayın Tarihi: 19 Ağustos 2021 Perşembe, 05:43
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Yazları Oblomov'a benziyorum!
Oblomov; Rus yazar Ivan Gonçarov'un hem sıra dışı hem de çok gerçekçi olan, insanı kendisiyle yüzleştiren klasik eserinin adı ve eserin de kahramanı. Roman o kadar gerçekçi ki Oblomovluk bir bilimsel terim olmuş ve Oblomovluk Sendromu olarak anılıyor. Çünkü her ne kadar tembellik olarak isimlendirilebilecek olsa da bunu da aşan, adeta bir harekete geçememe hastalığı.
Sınırsız bir hayal gücüne sahip olan Oblomov'un kafası saat gibi işler. Ama günlerini sürekli düşünerek geçiren Oblomov hayallerini gerçekleştiremez. Sorunların farkındadır. Çözümleri üzerine düşünür ama çözüm için elini kıpırdatmaz. Her şeyin farkında olup bişey yapmamanın, yapılması gerekenleri sürekli ertelemenin getirdiği bir tükenmişlik veya bilinçli bir tembellik halidir Oblomovluk.
Bunlar size bir yerlerden tanıdık geldi mi? Hepimizin bildiği  “Bişey Yapmalı” şarkısını biliriz ve 1990'lu yıllardan beri de dinleriz. Ama bişey yapmayız. Bu sloganı söyleyince herkes gibi 'görevini yapmış bir aydın' oluyoruz ve bekliyoruz. Günü gününe yaşıyoruz ama bu gün nasıl yaşadım sorusuna yanıt vermeden uyuyoruz. Ve hayat aynı nakarat ile devam ediyor. Biz hep bişey yapmalı diyor ama bişey yapmayıp bekliyoruz. Biz Oblomov'muyuz?
Oblomovluk Sendromunun çağın hastalığı olduğunu söyleyen de var.
Oblomov Sendromunun hepimize bulaşma riski varken Covid 19 virüsü Oblomovculuğu adeta meşru kıldı. Birbirimize sarılamıyoruz. İş alanlarında, sokakta bir arada olamıyoruz. Pandemi dönemi kuralları zorunlu olarak, bilinçli/bilinçsiz adeta bizi Oblomov yapıyor. Sosyal yaşamdan kopuş, topluma uyum sağlayamama, zorunlu bir vazgeçiş halindeyiz. Zaten birer Oblomov olmaya aday iken pandemi nedeniyle zorunlu oluyoruz. Ölüme eş bir uyuşukluk hali; bir başka deyişle yaşarken ölmek.
Oblomovluk sendromundan kurtulmamız ve bişey yapmamız gerekiyor. Ne yapacağız? Elbette sözde değil eylemde 'Bişey Yapmalı'yız.
Öncelikle bireyler olarak bildiğimizi içselleştirip aynı amaca yürüyenler olarak örgütlenmeli ve ortaklıklar kurmalıyız. Bu yola girerken bir plan, program yapmalıyız. Kimlerle ne iş yapacağımızı planlamalıyız. Yapacağımız işe dair alet edevatı hazırlamalıyız. Çalışmamıza odaklanmalıyız. Bugünkü işimizi yarına bırakmamalıyız. Gece uyumadan önce günü sorgulamalı ve neyi yapıp yapmadığımızı, nasıl daha iyi yapabileceğimizi düşünmeliyiz.
Oblomovlar hayatta her şeyden şikâyet ederler. Etrafınıza iyi bakın. Ben, sen, o, biz, siz, onlar ve diğerleri. Kaç Oblomov var, kaçımız Oblomov? Yan yanayız, yanı başınızdayız.  Yaşadığımız hayatı sorgularsak; hepimizin, kendini yenileme ve değiştirme iradesi gösteremeyen, sorgulamayan insanlarız ve hepimiz birbirimizden bekleriz, biz dışında hiç kimsenin bişey yapmadığı izlenimini yayarız.
Oblomov'a; sen işe gidip gelmeyeceksin ama maaşını alacak ve de terfi etmeye devam edeceksin dense hemen büyük bir sevinçle işini bırakır. Bu Oblomov sendromu bulaşmış kişidir. Oblomov olmayıp bişey yapmalı demeyen ama bişey yapan birisine aynı öneri yapılsa işini bırakmaz.
Oblomovlar kaderine boyun eğer. Başka ne yapabiliriz ki, evet çok haklısın bende çok iyi biliyorum ama sende kabul edersin ki elden bişey gelmiyor, diyerek pasifizmi seçer.
Oblomov olmayanlar ise bildiklerini gözden geçirip ne yapacağına karar verir. Benzerleri ile birleşerek birlikte bir plan yapar ve bişey yapmaya başlar.
Dünya Oblomovlarla doldurulmaya çalışılıyor ve egemenler hepimizin Oblomov olmasını istiyor olabilir. Herkesin, büyük çoğunluğun Oblomov olduğunu düşünelim bir kere. Hayatın kölesi olup, her şeye rıza gösteren bir çoğunlukta koyun gibi güdülmez miyiz?
O zaman gerçekten 'Bişey Yapmalı'yız. Pazar günü Görkemli Hatıralar programında Cahit Berkay'ı dinledim ve o da bunu söylüyor. Bişey yapmalı demekten yorulduk diyor, bırakalım artık bişey yapmalı demeyi de bişey yapalım, diyor.
Umutsuzluk; birey olarak yalnızız, ülke zorda, bölgemiz çıkmaza doğru ilerliyor, dünyamız yeni kutuplaşmalarla bilinmeze doğru sürükleniyor ve insanlık silahlanıyor, doğamız yok ediliyor… Bunu yapan kapitalizm ve hepimizin Oblomov olması işine geliyor.
Umut; dünya sıkıntılı dönemler yaşadı ise de bir şekilde ilerledi ve bu günlere geldi. Dünyada her zaman Oblomovlar olduysa da kalıcı etki sağlayamadılar. Bu geçici dönem de aşılacaktır. O halde; gerçekten bişey yapalım di mi?

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Belediye çalışanı Burak Göktaş vefat etti
Elveda Rumeli!
Pilav bahane, buluşmak şahane!
‘Ediwood içimde ukde!’
'Fahri Hemşehri'ye veda yemeği
Edirne Lisesi 165 yaşında
Oltalar ödül için yarıştı!
EDOSK'tan tarihi gezi
EDİRNE ve BİSİKLET -8-
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke