ANASAYFA
19 Mayıs 2022 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Mustafa DERİBİÇEN / MERHABA
SICAK -YANGIN-SEL
Yayın Tarihi: 28 Ağustos 2021 Cumartesi, 06:13
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Geçen haftalarda havada anormallikler oluştu, bir bunaltıcı sıcak. Daha önceki yıllarda da böyle sıcaklar olurdu, bir kaç sürerdi. Kış kışlığını, yaz yazlığını bilirdi. Bu seferki sıcaklıklar uzun sürdü.

Bunaltıcı sıçaklar devam ederken uzun müddet yağmur yağmadı, çoğu yöremizde buğday hasadı yapılıp bitmişti. Bıcaklar buğdaya zarar vermezken tarlada kalan bostan meyve, sebze gibi mahsul zarar gördü.

Kuraklık nedeni ile bazı tarımsal ürünlerin bu yıl kıtlığı çekilecektir. Bu nedenle de tarımsal ürünlerde fiyat pahalılığı görülecek. Dengeyi sağlamak içinde devlet ithal yoluna gidecek, gümrük vergilerini azaltacak, bunun neticesi de bütçe açığı olacak buda Türkiye’nin başına bir yüktür. Şimdiden bazı ürünlerin fiyatları artmaya başladı bile. Kuru fasulye, nohut, mercimek, pirincin kilosu 20 TL, salatalık 10 TL, bu mevsimde elma, armut bol olmalı, maalesef bolluk yok kilosu 10 TL. Sıcaklar bostanı da vurdu, kavun karpuz 10 TL. Ucuz olan ürün patates soğan 3 TL sı, soğuklar başlayınca fiyatlar daha da artar. Allah fakirin ve işsizin yardımcısı olsun.

Bu olaylara sebep ne, niye bu aşırı sıcaklar? İleri yıllarda hava sıcaklıklarının daha üst seviyelere yükseleceği, bunun neticesinde dağ zirvelerinde, kutuplardaki buzulların eriyeceği ve denizin 80 cm yükseleceği söyleniyor. Bazı göl ve nehirlerin kuruyacağı, su kıtlığı çekileceği söyleniyor. Su kıtlığı çekilirse tarımsal ürün yeteri kadar yetişmez, buda gıda kıtlığı demektir. Allah yardımcımız olsun.

Bu aşırı sıcaklara sebep, bazı bilim adamlarının görüşüne göre, fosil yakıtların çıkardığı dumanın karbondioksitin ekolojik dengeyi bozmuş olması gösteriliyor. Hal çaresi mümkün olduğu kadar fosil yakıtlardan kaçınmak, elektrik enerjisine yüklenmek ama nasıl? Su kıtlığına çare olarak da denizlere yönelmek, dünyanın dörtte üçü denizler ile kaplı, denizlerde su bol ama tuzlu, mesele tuzunu arıtmak.

YANGIN : Bela bittimi bu kavurucu sıcaklar devam ederken Akdeniz ve Ege bölgelerimizde orman yangınları başladı, ilk yangın Muğla’nın Manavgat ilçesinde, sonraları oraya yakın bölgelerde yangınlar oluyordu. Bunlara sebep neydi kimisi sabotaj, kimisi piknik ateşi dedi. Kim ne derse desin koskoca ormanın büyük bir kısmı yanıyordu, itfaiyeciler havadan ve karadan elinden geleni yapıyorlar, yanan orman bir türlü sönmek bilmiyor. Sebep ne değişik yönlerde esen rüzgar oluyordu. Sıcaklar nedeni ile iyice çam ağaçları yanan kozalakların oraya, buraya sıçraması ile başka yerlerde yangın çıkarıyordu. Ormanların içinde düzgün kara yolu olmadığı için karadan itfaiye aracı müdahale edemiyor, helikopter ve yangın uçakları ile söndürme çalışması yapılıyorsa da akşam olup hava kararınca bu müdahale de olmuyordu. Sabah olunca tekrar söndürme işlemi başlıyordu ama bir çok orman yeri de yanmış oluyordu.

Bu durum tam bir trajediydi, herkes her kuruluş söndürmek için elinden geleni yapıyor, diğer vilayetlerden itfaiye araçları da yardım ediyorsa da rüzgarın ters etkisi ile bir türlü söndürülemiyordu. Yangın Kemerköy elektrik santralına yaklaşmışken zarar vermedi, yangın yerindeki köyler, yazlıklar kül oldu gitti, bunlar hep milli servet, yazık değilmi?

Orman yangınları yalnız Türkiye’de değil komşumuz Bulgaristan, Yunanistan hatta Amerika’da, Rusya’da da oluyor. Orman yangınlarının olmaması için ne yapılabilir? Ormanları sabotaj olanağından korumak, ormanlarda piknik ateşi yakmamak, ormanlara belirli yerlerin dışında giriş çıkışı önlemek, orman içinden elektrik havai hattı geçirmemek, ormanların belirli yerlerine yıldırım çekici tesisler kurmak, iyi bir karadan ve havadan müdahale edecek itfaiye teşkilatı kurmak, her şeyden önce de insanlarda ağaç sevgisi yaratmak.

 Söylenecek son söz Allah ormanlarımızı korusun, Allahtan öncede biz koruyalım.

SEL BASKINI: Kolay kolay anlamak mümkün değil. Türkiye’nin bir yeri sıcaktan kavrulurken, Karadeniz taraflarını anormal yağışlar ile sel oluşup kıyameti götürüyor. Geçen haftalarda yağan aşırı yağışlar nedeni ile Kastamonu’nun Bozkurt, Sinop’un, Bartın’ın ilçelerinde aşırı yağışların meydana getirdiği sel felaketinde ölenlerin sayısı sekseni buldu, niye bu felaketler? Bozkurt ilçesine yerleşim alanına bakarsanız dağların arasında oluşmuş bir düzlüğe kurulmuş bir yer, dağlara yağan yağmur suyunun denize ulaşacağı yol kasaba içinden geçen nehir oluyor. Bu nehrin yataklarına da on katlı koca koca apartmanlar yapılmış, nehirde akacak olan suyun kanalları daraltılmış, eskiden elli metre olan nehir genişliği onbeş metreye indirilmiş. Aşırı yağış suları için geçiş yeri yok, bu sular nereden geçip de denize ulaşacak, denize akamayan sularda kasabayı basıyor, işte size sel felaketi.

Su bu, devamlı geliyorsa bir yerlerden muhakkak denize akması gerekir, ona mani olanı ya önüne katıp götürür veya devirip geçer. İşte Bozkurt ilçesinde olan da budur. Yağan yağış çok fazlaydı, suyun yolundaki ağaç tomruklarını sürükleyip götürdü, sürüklenen tomruklar nehir yatağındaki köprüleri yıktı, olayın şiddetini anlayın. Köprüler beton değil de taştan olsa idi bu yağışa göre yine bu felaket olurdu, sorun suyun geçiş yolu üzerine varlık bırakmamak.

Hadi diyelim bunlara sebep aşırı yağmur yağdı, bu olay Allahtan, peki ama nehir yatağına on katlı binalar yapmak, nehrin akış yolunu daraltmak, su yolu üzerine tomruk istiflemekte mi Allahtan? Yoooo, gücenip darılmayın sizler bu hataları yaparken neticenin buraya varacağını düşünemediniz mi? Allah bu belayı verdi demeyin, sizler bu hataları yaptınız, belaya davetiye çıkardınız ve Allah da bu belayı verdi, şimdi niye Allahtan diyorsunuz? İzmit depreminde de bütün suçu Veli Göçer isminde müteahhidin üzerine attılar, ceza gördü, yattı çıktı mesele kapandı. Bozkurt ilçesinde de müteahhit tutuklanmış, ya ona dere yatağına inşaat ruhsatı veren belediye, projeyi hazırlayan mimar, statik projesini hazırlayan, zemin etüdü yapan mühendise ne yapılıyor? Şimdilik hiç bir şey, bu olayda seksen kişi can kaybetti. Değişmeyen senaryo, değişmeyen film hep ayni olaylar, tekrarla dur.

İnşaat, inşaat, inşaatlar yüzünden tarımsal alanlarımızın % 15 ini kaybettik, sanat eseri ahşap evlerimiz yok oldu, ekolojik denge bozuldu, hala inşaat. Elbette gerektiği zaman oda yapılacak, neymiş bir inşaat sektörü ikiyüzelli sektörü besliyormuş, elbette inşaatta yapılacak, gerektiğinin ötesi ne oluyor, Türkiye el yordamı ile yönetiliyor, Allah sonumuzu hayır etsin . . .

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Varel ailesinin acı kaybı
6 asırlık hamam satışta!
‘Ustaya yakışır çalışma’
Kırkpınar Spor Lisesi'nde erken bayram
Ulu çınar 165 yaşında!
EDİRNE ve BİSİKLET -9-
Ağırlığınca yağ teslim edildi
CHP'den mitinge davet
EKK'den Mahalle Meclisleri
'Keşan ağlanacak durumda'
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke