ANASAYFA
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Özdemir AKBAL / Dünyanın Penceresinden
Uluslararası Politika Diplomasi ve Spor
Yayın Tarihi: 17 Eylül 2021 Cuma, 06:10
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Kıbrıs deyince aklıma rahmetlik Rauf Denktaş gelir… Çocukluğumdan beri dinlediğim şehit Yüzbaşı Cengiz Topel… Batı Trakya deyince aklıma bizim nazarımızda şehit, rahmetlik Dr. Sadık Ahmet gelir… Ailesini tanımaktan şeref duyarım…

Bizim için Güney Kıbrıs Rum Yönetimidir ya hah işte Güney Kıbrıs Rum Yönetimi uluslararası mecralarda, spor sahalarında sanki tek bir devletmiş gibi bayrağını sergiler… Meşru ve hukuki midir? Hayır ikisi de değil… Uluslararası hukukun nasıl eğilip büküldüğünü on beş, on altı yaşında gördü bu gözler… Çocuk denecek yaşta neden bu bayrakları kullanıyorsunuz orada bir de Türk kesimi var deyince cevap veremeyen koca koca adamları da… Bunları uluslararası şampiyonalarda, spor sahalarında yaşadım.

Uluslararası müsabakalarda galip gelen devletin milli marşı söylenir, bayrağı göndere çekilir. Bunu bilmeyen yoktur herhalde? 1994 yılında Atina’da kazandığımız Balkan Şampiyonluğu ardından milli marşımızın söylenmemesi için uğraşıldığını da gördü bu gözler. Hallettik elbette sorunu ancak şu ortaya çıkıyor buradan; spor müsabakaları aynı zamanda devletlerin birbiri ile bir mücadele alanıdır.

Şimdi burada “barış güvercinleri” hemen “aaa spor barış ve kardeşliğin buluştuğu yerdir” diye karşı çıkarlar… Sizler kadar elbette tecrübem yoktur ama Olimpiyat Meşalesi ödüllü bir sporcu olarak şunu söyleyeyim o dediğiniz dürüst bir şekilde rakibinize saygı duyarak bulunduğunuz branşta rakiplerinizle mücadele etmek ahlakıdır. Yani hiçbir sporcu gel kardeşim burası barış ve kardeşliğin harman olduğu yer beni geç sonra da teletabi seyrederiz beraber demez. Ama elbette tivitır ve bilumum internet tabanlı bilgi kaynağından beslenmek suretiyle bu konunun da en iyisi tarafınızdan bilinir. Ben naçizane tecrübelerimi arz ediyorum.

Hadi biraz da Olimpiyatlardan bahsedelim öyle ya televizyonda gösterdiler mutlaka konu hakkında bilgi sahibi olunmuştur. Modern Olimpiyatların 1896’da çeşitli milletlerden insanlar bir araya gelerek bir uluslararası iletişim imkânı da oluşturma çabası sergilemiştir Baron Pierre de Coubertin tarafından. Ancak 1896’dan sonra insanlık iki dünya savaşı yaşadı. Küçük bir hatırlatma 1936 Berlin’de düzenlenen Olimpiyat Oyunlarına tepki büyüktür, bazı popüler kaynaklarda Nazi Olimpiyatları olarak da anılır. Ancak bu isimlendirmenin 1945 sonrasında yapıldığını hatırlatmak isterim. Barıştan ziyade politik ve askeri sonuçlara dayalı bir adlandırmadır bu… Bir başka deyişle eğer II. Dünya Savaşını Almanya kazansaydı bu adla anılır mıydı bilemem…

Moskova’da 1980’de olimpiyatlar düzenlenir… Bu Moskova’daki Olimpiyat Oyunları’na ABD, Federal Almanya, Kanada ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 62 devlet katılmaz ve protesto eder. Bu da politik bir davranıştır ve buz gibi uluslararası politika alanındaki mücadeleyi belirtir. 2000 Olimpiyatlarına katıldım. Genel bir kuraldır sportif müsabakalarda kullanılacak silahlar haricinde Olimpiyat alanına hiçbir şekilde silah sokulamaz. Bunun bir istisnası vardır o da İsrail Milli Takımının korumalarıdır. Onlar 1972 Münih Olimpiyatları’nda terör saldırısına maruz kaldıkları için silahlı korumalarla gidip gelirler… 2000 Olimpiyatları’nda böyle oldu…

Ama barış kardeşlik falan şeysidir spor!? Spor devletlerin konvansiyonel mücadele ve irtibat alanları dışında Edward Hallett Carr’ın kanaat üzerinden güç uygulaması diye bahsettiği şeyle moral değerler bağlamında bir mücadele alanıdır. Yani spor özü itibarıyla bir mücadeledir, milli sporculuk da devleti adına bir mücadeledir.

Türk-Yunan ilişkilerinin ne seviyede olduğu gayet açık olan bölücü terör örgütü elebaşının fotoğraflarının Atina’nın göbeğinde asılı olduğu, Lavrion kampının cayır cayır terörist üretme makinası olarak çalıştığı 1994 yılında bir grup Türk gencinin Atina’nın orta yerinde Türk bayrağını göndere çektirmesi böyle okunmalıdır. O zaman, o grubun içinde yer alan biri olarak söylüyorum bunu, e tabii yaşlandık şimdi… Bu yazı fikrini veren dostuma da teşekkürler, araya Afganistan meselesi girdiği için ancak yazabildim spor-diplomasi ve uluslararası politika meselesini…

Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Belediye çalışanı Burak Göktaş vefat etti
Elveda Rumeli!
Pilav bahane, buluşmak şahane!
‘Ediwood içimde ukde!’
'Fahri Hemşehri'ye veda yemeği
Edirne Lisesi 165 yaşında
Oltalar ödül için yarıştı!
EDOSK'tan tarihi gezi
EDİRNE ve BİSİKLET -8-
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke