ANASAYFA
18 Mayıs 2022 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Fatih ALTUN / BAKIŞ AÇISI
“O YARGIÇLAR” CÜZDANLARINA GÖRE KARAR VERSİNLER!
Yayın Tarihi: 21 Eylül 2021 Salı, 05:26
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

         “…Hak dağıtma görevlisi hâkim, maişet hakkını (geçim, geçinme) vermeyenlere karşı, hak arayan durumuna düşürülmüştür. Bilinmelidir ki; vicdanı ile cüzdanı arasına sıkışan hâkimin kararının tam ve en sağlıklı olacağını düşünmek, insan aklına ve doğasına ters düşer.

1998 adli yıl açılış töreninde, dönemin Yargıtay Başkanı Mehmet Uygun, yaptığı konuşmada böyle demişti.

Her ne kadar Yargıtay Başkanı ‘vicdan-cüzdan’ meselesini, yargı mensuplarının maaşlarının azlığı için kullandıysa da, konu basında ve toplumda,  “geçinemeyen Yargı mensuplarının rüşvete tevessül edebilecekleri iması” şeklinde algılandı ve çok tartışıldı.  

Aradan geçen zamanda, Hâkim ve Savcıların maaşlarının, diğer kamu görevlilerine oranla daha iyi bir seviyeye getirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.  Dolayısıyla, ‘vicdan ile cüzdan arasında sıkışma’ meselesinin de (nispeten) sorun olmaktan çıktığını söyleyebiliriz.

Peki, cüzdan meselesi sorun olmaktan çıktığına göre, hâkimler artık tamamen vicdanlarına göre mi karar veriyorlar?

Keşke ağız dolusu “evet” diyebilsek! Ama maalesef siyasi niteliği olan davalarda kararların hep vicdana göre verildiğini söylemek çok zor.

Bu konuda sayısız örnekten, güncel birini anlatalım.

15 Temmuz darbe teşebbüsünde, Harp Akademileri Komutanlığı Kurmay Başkanı olan Tümgeneral Nevzat Taşdeler, güvendiği subaylardan bir tim oluşturup, Akademi içinde sabaha kadar darbecilere karşı mücadele etmiş ve ertesi gün kahraman gibi görülmüştü.

Ancak ne olduysa üç gün sonra ‘darbeci’ diye tutuklandı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada, ağırlaştırılmış müebbet hapsi verildi. Bu ceza, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi tarafından aynen onaylandı. Son olarak, Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 30 Haziran 2021 tarihinde aşağıdaki anlatımla, “beraatı gerektiğini” belirtip o kararı, bozdu ve tahliyesine karar verdi.

“…sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatlarını ortaya koyan başkaca bir delil bulunmadığından, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun da oluşmadığı, bu itibarla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile herhangi bir bağı da tespit edilemeyen sanığın anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraatı yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bozma nedenlerine göre tahliyesine…

15 Temmuz sonrası ilk KHK ile ihraç edilerek rütbesi de geri alınan Taşdeler, “Darbeci” (hatta hain)  yaftası ile beş yıl suçsuz ve haksız yere tutuklu kaldı!

Beş yılın sonunda, Yargı ‘pardon, hata yaptık’ demiş oldu!

Peki, bu çok büyük haksızlılığa maruz kalan ve hayatları alt üst olan, Taşdeler ve ailesinin yaşadıkları nasıl telafi edilecek?

Muhtemelen, daha önce Ergenekon, Balyoz ve benzeri davalarda göz göre göre haksız ve hukuksuzca hapis yatanlar için ne olduysa Taşdeler için de benzeri olacak!

Önce Yargıtay’ın bozma kararı üzerine yapılacak yargılamanın sonucunu bekleyecek. Sonra tazminat davası açacak. O davada birçok belgeler toplanacak ve belli bir miktar tazminata karar verilecek. O karar, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay’da incelenecek. Eğer tazminatla ilgili onama olursa o zaman parayı almaya hak kazanacak. Ve Hazine de, lütfedip parayı verirse, tüm bu haksızlığın karşılığı olarak bir miktar para alacak!!!

Bunun ne kadar zaman alacağına dair de bir örnek verelim.

Balyoz Davasında, aylarca tutuklu kaldıktan sonra, Yargıtay’ın 2013’te “beraat etmesi gerekir” diye mahkûmiyet kararını bozduğu ‘sanıklar’dan, 2015’te beraatı kesinleşenlerin çoğunluğunun dosyası daha Yargıtay’da bekliyor! (Yargıtay bozarsa süreç daha da uzayacak demektir.) Tazminatı kesinleşenlerin çoğunluğu da Hazine’nin ödemesini bekliyor!

Elbette ki, hiçbir miktardaki para yaşananları telafi etmez, yürekleri soğutamaz. Tazminatların Hazine’den, yani milletin cebinden çıkıyor olması da başka bir mesele!

Oysa Ceza Muhakemesi Kanunu Md. 144/(4): “Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.” diyor.

Buna göre bu tazminatların, o hâkim ve savcılardan alınması gerekiyor. Ancak yasa gereği, ‘görevini kötüye kullandıklarının tespiti’ gerekiyor ki, burası Türkiye ve öyle bir şey pek olmuyor!

Oysa bu paralar yargı mensuplarından alınsa, işte o zaman vicdanına göre karar vermeyen hâkimler bari cüzdanına göre karar verir! Ve haksızlığa katlananların da en azından yürekleri soğur!

 

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Elveda Rumeli!
Pilav bahane, buluşmak şahane!
‘Ediwood içimde ukde!’
'Fahri Hemşehri'ye veda yemeği
Edirne Lisesi 165 yaşında
Oltalar ödül için yarıştı!
EDOSK'tan tarihi gezi
EDİRNE ve BİSİKLET -8-
Yeşilay hafta sonunu Süloğlu'na ayırdı
EDİRNE ve BİSİKLET -8-1-
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke