ANASAYFA
28 Kasım 2021 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Erdal AKAS / KONUKLARINIZIN SESİ
KONUKLARINIZIN SESİ 284
Yayın Tarihi: 22 Eylül 2021 Çarşamba, 06:19
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

           Bu geçmişten alıntı Atatürk’ün sırdaşı Kılıç Ali’nin Anıları’ndan.

           “..... Bahçenin tam orta yerinde taht şeklinde iki koltuk hazırlanmıştı. Buraya birkaç merdivenle çıkılıyordu. Koltukların birinde Gazi diğerinde Latife Hanım oturacaktı. Gazi bahçeye girip bu tahtı görünce çok kızdı:

            “Bu ne maskaralık?”

           Tahta sandalyelerden birini aldı, rastgele bir yere oturdu. Program gereğince o tarihte Mersin’de doktorluk yapan Reşit Galip Bey Mersin Türk Ocağı Başkanı sıfatıyla bir konuşma yapacaktı. Gazi ve hepimiz Reşit Galip Bey’i ilk kez orada böyle tanıdık.

          Atatürk sinirli olduğu için Reşit Galip bir türlü konuşmaya cesaret edemiyordu. Latife Hanım’dan rica edildi. Gazi’den izni o aldı. Reşit Galip Bey kürsüye çıktı. Konuşmaya başladı. Atatürk’ü çeşitli yönleriyle anlattıktan sonra doğrudan doğruya kendisine şöyle hitap etti:

            “Senin asıl büyüklüğün Milletin bir ferdiyim diye övünmendir.”

            Bu söz Gazi’nin çok hoşuna gitmişti. Anadolu’da halkın içinde çalışan bir genç doktorun samimi sözleri dört-beş saattir devam eden asabiyetini hafifletmişti.

           ..........

          Tam Sinop Limanına gireceğimiz sırada, boş bulunan birkaç milletvekilliği için adayların durumu konuşuluyordu. Gazi hemen Reşit Galip’i hatırladı.

            “Mersin’de bir doktor görmüştük. Adı Ragıp mıydı neydi?” ....

             Reşit Galip’in adaylığı bu şekilde Hamidiye kruvazöründe kararlaştırılmış oldu... Başbakan Fethi Okyar’ın başkanlığında toplanan parti divanında Dr. Reşit Galip’in adaylığı görüşüldü. Bazı itirazlar oldu... Buna rağmen bütün arkadaşlar oylarını Reşit Galip’e verdiler. Bu adaylığa sadece Sağlık Bakanı Dr. Refik Bey (Saydam) karşı çıkmıştı...

             “Bu adamı çok iyi bilirim. Şimdi bir köy doktorunu milletvekili yapıyoruz. Yarın milletvekilliği kendisine az gelecek. Bakan olmak isteyecek...”

              Reşit Galip Bey aynı zamanda Ankara Halkevi başkanlığını da üstlenmişti ve bu görevi büyük bir hevesle yapıyordu... Fakat o zaman Milli Eğitim bakanı olan Esat Bey (Sagay) Reşit Galip’in bu alandaki yenilik teşebbüslerine daima engel oluyordu.

              ..........

             Dolmabahçe Sarayı’nda akşam yemeğindeydik... Sohbetin konusu bir ara halkevlerinin çalışmalarına intikal etti. Reşit Galip Bey fırsattan yararlanarak Milli Eğitim Bakanı’nın halkevlerine çıkardığı güçlüklerden şikâyete başladı. Biraz da alkolün etkisiyle Esat Bey’i ağır ve acı şekilde eleştirdi.

             Atatürk çok nazik bir ev sahibiydi. Sofradaki konuklarının rencide edilmesine asla izin vermezdi. Reşit Galip’in Milli Eğitim Bakanı’na karşı dolu olmasını anlıyordu. Esat Bey’i rencide edici sözler söylememesi için konuyu değiştirmeye çalışıyordu. Reşit Galip Bey ise konuyu daha da alevlendiriyor ve giderek saldırganlaşıyordu. Bir ara Atatürk’e şöyle hitap etti:

             “Atatürk! Milli Eğitimi ve gençliği bu softa zihniyetli insanlardan ancak sen kurtarabilirsin.”

              Atatürk’ün artık sabrı tükenmişti. İstemiye istemiye Reşit Galip’e şunları söylemeye mecbur oldu:

              “Reşit Galip! Bunlar nasıl sözlerdir? Sizi bu şekilde konuşmaktan menediyorum. Artık susunuz.”

               Reşit Galip o kadar kendinden geçmiş durumdaydı ki ne söylediğini ne yaptığını bilmiyordu. Atatürk’ün bu uyarısına cevap verdi:

              “Bu sofra millet sofrasıdır, bir yere gidemem.”

                Atatürk hâlâ nezaketini bozmuyordu:

              “O halde siz kalınız. Ben gidiyorum.”

                ......

             Atatürk Esat Bey’le birlikte sofraya döndü. Konuyu tekrar açtı ve Esat Bey’e sordu:

           “Tabii şimdiye kadar aday düşündünüz. Adayınız kimdir söyleyiniz.”

             Esat Bey ayağa kalkarak cevap verdi:

           “Efendimiz! Adayı o kadar uzaklarda aramaya gerek yok. (Reşit Galip’i göstererek) işte adayım huzurunuzdadır...

              Sonra biz yüzyıl daha ilerledik.

                                                                                                                                 Sağlıcakla,

  

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Engelli asansörü yaptırılacak
Belediye gayrimenkul kiralayacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Marküteri Parke

Böcek İlaçlama