ANASAYFA
22 Ekim 2021 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Özdemir AKBAL / Dünyanın Penceresinden
Neden Türkiye ve Rusya?
Yayın Tarihi: 01 Ekim 2021 Cuma, 05:56
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Suriye meselesinde gelinen son durumda ABD’nin askeri olarak varlığını oldukça azalttığını görmek mümkün. Bu durum ABD girdiği yerden çıkmaz şeklindeki derin bilgi birikimi ve kapasite gerektiren analizin tam aksini söylüyor bize…

Aslında bu yaklaşımın yani ABD’nin askeri varlığını orada azaltmasının temelinde yatan şey ise BrettMcGurk’ün yoğun bir çaba sarf ederek daha sonrasında John McCain’in vefatı ile yerine göz diken Lindsey Graham’ın biraz üstlenmeye çalıştığı rol ile Suriye’nin kuzeyinde bir bölgesel idare oluşturulma çabası ile de doğrudan ilgili…

Yani Türkiye’deki basında çarşaf çarşaf yazılan ABD, YPG ve uzantılarına askeri, ekonomik destek veriyor ifadesinin ardından ABD’nin kendisine müzahir bir otonom bölge oluşturmak yoluyla ortaya koymaya çalıştığı politika yatıyor. Ancak bu noktada her daim ifade etmeye çalıştığım gibi uluslararası politikanın etki-tepki meselesinin basit fizik kanunları gibi işlemediğine de dikkat etmekte yarar var. Yani bu durumu bir cismi hangi kuvvetle iterseniz ne kadar hıza kavuşur gibi basit sorularla tanımlamak hayli zor. Zira ABD’nin destek verdiği SDG diye BrettMcGurk’ün de ayıla bayıla oluşturmaya çalıştığı gücün mensupları gün geldi ABD yerine Rusya Federasyonu ve Esad rejimi ile görüştü. Hem de kaç kez…

Yani ortaya burada güzide sohbetlerin konusu teşkil eden o önemli tabirle bir resim çıkıyor meydana… Hem ABD hem de Rusya Federasyonu ile görüşebilen ve destek alabilen bir yapı. Hemen kamyon kamyon silah meselesi gündeme getiriliyor. Evet silah desteği önemli ancak bir terör örgütüne politik de destek veriliyorsa asıl tehlike orada başlamış demektir. Zira her ne kadar terör örgütleri yasa dışı yapılardır şeklinde tanımlansa da tıpkı bölücü terör örgütünde olduğu gibi siyasal destek askeri destekten çok daha önemlidir çünkü ilgili örgüte bir meşruiyet ve güven kazandırır.

İşte bu noktadan bakıldığında politik desteğin hem ABD hem de Rusya Federasyonu tarafından Bölücü Terör Örgütünün Suriye uzantısına verildiği açıktır. Hatta Türkiye Cumhuriyeti’nin Suriye’nin kuzeyine yapmaya başladığı operasyonların ardından Rusya Federasyonu aracılığı ile Esad rejimi temsilcileri ile Bölücü Terör Örgütünün Suriye kolunun temsilcileri sık sık görüşmüş, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölgeden uzaklaştırılması için fikir alışverişi yapmıştır.

Bu durumda hem ABD hem de Rusya Federasyonu Bölücü Terör Örgütünün Suriye kolu ile irtibat kurma, politik destek verme açısından ortak paydada buluşmaktadır. ABD ile Rusya Federasyonu’nun ayrıldığı şey ise Esad rejiminin iktidarda kalma konusudur. Zira ABD ideal şartlarda Esad rejiminin iktidardan uzaklaşmasını isterken; Rusya Federasyonu ise Esad rejiminin iktidarda kalmasını bölgesel etkisinin kaybolmaması için yine ideal şartlar altında talep etmektedir.

Siyaset biliminin temelinde ise ideal şartların ideal bir şekilde gerçekleşmeyeceğini bilmek yatmaktadır. Her taraf müzakereler sırasında mutlaka taviz vermektedir. Bu ABD ve Rusya Federasyonu için de geçerlidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin operasyonları bölgede bir oyun değiştirici rol oynamış her iki büyük devletin de siyasal olarak desteklemek üzere kendi safında tutmaya çalıştığı terör örgütü için yıkıcı bir darbe yaratmıştır.

Tam bu noktada Rusya Federasyonu bölgesel çıkarları için Esad’ın kendisinden vazgeçmek; ABD ise SDG yapısı açısından tavizler verme Mısır, Suudi Arabistan gibi devletlerle bölgesel çıkarlarını sürdürme arayışına girmiştir. ABD’nin bölgedeki askeri varlığını azaltması söz konusu olmuştur. Bu ABD açısında bir devlet politikasıdır. ABD’nin asker azaltması bölgedeki çıkarlarından caydığı anlamına gelmemekte birlikte hareket edebileceği devletlerle bu süreci yürütmenin daha doğru bir yol olduğu görüşünü benimsediğini göstermektedir. Rusya Federasyonu içinse Esad’ın sahiplenilmesi hem ekonomik hem de askeri açıdan bir yükü beraberinde getirmektedir. Her ne kadar bazı savunma sanayi uzmanları Rusya’nın denediği silahların önemli bir üstünlük kazandırdığını belirtse de ekonomik kırılganlık silah deneme çabalarından daha belirleyici ve etkin bir politik faktördür.

Bu kırılgan yapıda ABD askeri ağırlığını çekerken Türkiye Cumhuriyeti hem Rusya hem de ABD arasında önemli bir denge rolünü üstlenmeye devam etmektedir. Küresel anlamla gizli ve büyük adı sanı bile belli olmayan ama otogar kitaplarında mutlaka bilinen örgütler bağlamında uluslararası politika analizi bir kenara konduğunda Türkiye Cumhuriyeti devletinin operatif faaliyetlerini devam ettirerek bölgesel ağırlığını koruması hem beka hem de uluslararası politika açısından elzem bir haldedir. Zira bölgesel güç olarak Türkiye Cumhuriyeti hem Rusya Federasyonu ile ilişki halinde hem de çıkar çatışması içindedir. Bu şartlar altında da sorunun çözümü için iki temel eksen Ankara ve Moskova olarak görünmektedir.

Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Talatpaşa'ya oya ağacı
‘Terazi şaştı!’
Mülteciye Yunan mezalimi
Edirnespor'dan Tuncaspor'a destek
Zam talebi yağmuru
Pedallar Cumhuriyet aşkına
Edirne YÖREX'de
‘Parasını alamayan çiftçi nasıl ekecek?’
U18 Futbol Ligi'nde perde açılıyor
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Marküteri Parke